genel olarak çok kötü bir performans sergiledik. ben beğendiğim oyuncuları yazıyorum tek tek;
uğurcan: yediği 3. golde bence hatası var, oradaki topa kaleci müdahale edebilmeli havada ama onun haricinde sakinliği, çıkardığı 2 inanılmaz top ve dahası yediği 2. golde bile yaptığı ilk kurtarış çok iyiydi.
apo: apo hatasız oynadığında göze batmaz, sadece hatalarında konuşulur genelde ama bence çok önemli bir stoper eksiklerine rağmen. sanchez'den daha iyiydi ki bunu sanchez hata yaptı diye demiyorum, futbolda hata olur, oyun bu.
boey: okan hocanın onu neden istediğini gösterdi adeta. takımda lemina ile beraber kora kor mücadeleye girip de topla çıkan en önemli adam.
lemina: kendisinin kötü oyandığını iddia edenler benim için futbolun f'sinden bile anlamıyorlar. özellikle ilk yarıda savunmada en etkili isimdi, juventus'a direnç koyan oydu, orta sahadan ipini koparıp gelen oyuncuları kovalayan, topla tank gibi giden thuram'ı takip edip de fiziksel temas kuran tek isimdi.
osimhen: zaman zaman el kol hareketlerini abartıyor ama huyu bu, hep böyleydi. hagi de takım arkadaşlarını uyarırdı deniyor da ikisi farklı. hagi uyarırdı, dedikleri olmazsa kızardı. ama böyle her pozisyonda kendi kendine sinir krizi geçirip oyuna arkasını -saniyelik yapıyor osimhen- dönemzdi. bir de sırtı dönük oyununu ben sevmiyorum, kafa topuna çıkmak yerine stoperden arkaya sekmesini kovalıyor daha çok. ancak öyle ektra özellikleri var ki bu eksiklikleri direkt elinin tersiyle itersin. sadece duran top savunmasında bile 2 3 tane top çıkardı ki rakip çok etkiliydi ortalarda. bir golü önledi adeta sarı kart gördüğü pozisyonda. tüm bu savunma katkıları üzerine bir de müthiş golcü bir kimliği var adamın. maçın da oyuncusu oldu zaten.
singo: aslında topa ilişkisi çok güven verici değil, bu sebeple ben stoper olmasındansa bek olarak oynamasını tercihe derim ama savunmayı tamamen öne çıkarıp adam adama baskı oynayacak -ki bence biz tamamen buna odaklanmalıyız- bir takımda stoper olabilir. çok özel bir fiziksel güç zaten kendisi. atılan 2. golde de thruram'ın bize yaptığını yapıp fiziğini kullanarak yardı orta sahayı ve attırdı golü.
ilkay gündoğan: benim için maçın gizli kahramanı. galatasaray bir ara maçtan tamamen kotpu, havlu attı adeta. juventus 4'ü atabilirdi ki atabilecke pozisyona da girdi. uzatmalarda 10 kişi kalmalarının da etkisi ile belki geri çekilip penaltıları istediler ama belki de ilkay bunu sağladı. çünkü topu hiç kaybetmedi, kısa paslarla al ver yaptırdı takıma ve juventus, 10 kişi kalmanın da etkisi ile risk alıp basamadı, topun peşinden koşamadı. takımı rakip sahaya tamamen yerleştirdi, hatta bir pozisyonda ısrarla sanchez'e gel deyip orta saha çizgisinin de önüne çekti sanzhez'i ve onunla paslaştı. tamamen geri yasladık juventus'u. sonrasında 2 organize atak kurdu ki biri eren'in kaçırdığı gol sane'nin ortasında. attığımız ilk golde de yine atağın kurulumunda başroldeydi ama sne kontrol edemedi. dönüşünde boey yine baskı ile aldı topu ve gol geldi. başka bir maç oynansa, rakip 10 kişi olmasa belki de takıma zarar verirdi varlığı ama o dakikalarda çok fayda sağladı. bizim takımın panik havasını yok etti.
juventus iyi bir takım ve her maçın motivasyonu, hikayesi farklıdır. dün oyun 0 - 0'ken galatasaray iyiydi. öyle büyük bir baskı falan da yemedi ama rakip 10 kişi kaldığında hücum edip gol atmayı denemek ya da önde basmak yerine skoru korumak adı altında saçmasapan işler yaptı ve aciz göründü. kompakt değildi, organize değildi. bu noktada okan hoca da ciddi bir eleştiriyi hak ediyor bence. bu saçmalığa 50 60 dakika çözüm bulamadı.
diğer yandan bir an için spaletti gibi bakalım maça. takımın 10 kişi kalmış ona rağmen 3 - 0 yapmış ve tamamen maçı eline almışsın. risk alıp saldırsan 4 olup bitireceksin belki de ama 3 - 0'dan sonra o da takımını durdurdu ya da takım durdu. o da öyle ya da böyle 10 kişi üstelik de gerçekten gününde olmayan galatasaray'ı savunamadı ve 2 gol yedi galatasaray'dan. yemese penaltılarla muhtemelen tur atlardı.