körfez ekibi formsuz. son 7 resmi maçta ( bunlardan biri kupa maçında beyoğluspor'a karşı 1-0'lık yenilgi ) busadece 2 gol atabilmiş ve tek galibiyet alabilmişler ( eyüpspor 0-1 ). zaten kocaelispor süper ligde eyüpspor ve kayserispor'un ardından en az gol atan takım durumunda ( 23 gol ). ancak yediği gol sayısı da düşük olunca ( 32 gol ) lig sıralamasında güvenli sayılabilecek bir konumda bulunabiliyor. fenerbahçe ve beşiktaş deplasmanlarında 3-1'lik skorlarla kaybedip 2 hafta önce alanyaspor'a 5-0 ile dağıldılar. yani bu yedikleri 32 golün 11'ini de 3 maçta yemişler. genel itibariyle zor atıp zor yiyen bir ekip görüntüsü var.
kocaelispor 4-3-3 şeklinde dizilen bir görüntüde. benim de beğendiğim kalecileri jovanovic bir süredir sakat ve genelde kaleyi gökhan değirmenci koruyor. stoperde hrvoje smolcic ve balogh ikilisi var ama balogh tendon sakatlığı yaşıyor bir süredir ve yerine djiksteel oynuyor. hollanda savunmacı gerçekten de adından anlaşılacağı üzere çelik gibi bir futbolcu. özellikle hırvat smolcic iyi bir stoper ve izmit'te mağlup olduğumuz karşılasmada da osimhen'i iyi savunmuştu. bu arada smolcic'in ikiz kardeşi ıvan da serie a'da como formasını başarıyla terletiyor. savunmanın sağında kuvvetiyle barış alper'i ligde en iyi savunabilen futbolculardan ahmet oğuz oynuyor ve maç içinde trash talk ile sinir bozucu olabiliyor. misafir takımın orta sahası ise afrika milli takımı gibi atletik ve çok koşuyor ancak keita dışında teknik kapasiteleri zayıf. sağ açık agyei hayatının maçını galatasaray'a karşı oynamıştı, sertlik görmezse kolay adam geçer. gözümüzün önünden ayırmamamız gerekiyor. tabi fenerbahçeli olduğunu saklamayan tecrübeli forvet serdar dursun'un da sahibinin onayını almak isteyecek bir köpek misali bu maça ekstra motive olacağını sanırım tahmin etmek güç değil.
süper lige kötü bir başlangıç yapan körfez temsilcisi haftalar içinde toparlandı ve defans kartıyla kendine bir yer edindi. ancak tipik bir anadolu takımı refleksiyle sezon ortasında ritmini kaybetti ve kazanmakta zorlanmaya başladı. yani aslında yazımın başında da belirttiğim gibi rakibimizle karşılaşmak için en uygun zamandayız, şampiyonluğa gidiyoruz ve kapatılması gereken bir hesap masada duruyor. kocaelispor kesinlikle dişli bir ekip ve medyaya yansıyan demeçlerden dolayı da bu maça bilenecekler. zaten hakan safi'nin güdümünde bir ekip ve şahsın bu maç için kapalı kapılar ardında kocaelispor'a vaadettiklerini tahmin edebiliyoruz. galatasaray için osimhen'in olmadığı her maç zor ve bu da öyle olacak. yarın şampiyon gibi baskın, kendinden emin ama şans tanımadan, sabırlı oynamalıyız. tekrar etmekte fayda görüyorum: osimhensiz galatasaray'da ;
1- en büyük oyun silahı olan agresif ön alan baskısı yok oluyor,
2- topu kazanma süremiz uzuyor
3- geriye doğru daha çok koşuyor
4- defansı hattımız daha geride konumlanıyor,
5- top rakip yarı sahada daha az kalıyor
6-rakip stoperler daha rahat oynuyor ve paslaşıyor.