beşiktaş bu sezon heyecan veriyor, yeni yönetim çok para harcadı paulista-rafa-immobile falan bizi sezona ortak etti. biz de heyecanlıyız maça gidiyoruz forma alıyoruz. ama bazı şeyler toz pembe değil ve bazı yapisal sorunlar mevcut.tribünlerilk günden kombinemizi aldık yıllardır aynı sorun var bu stadyumda. birlikte olup maç boyu destek-baskı yapamıyoruz. sorun sadece taraftarın dönüşmesi ile açıklanamaz.eski kapalı üst ve kutu gibi çatıdan sesi içeri atan bir akustik hiç olmadı burada. üstüne üstlük hem bilet fiyatları hem iki kat loca olması sebebiyle kopuk bir alan. yeni stadyumun yapılma sebebi 32000 den 40000 kapasiteye çıkmak değildi. 1.amaç her zaman için loca sayısı artırmaktı. loca geliri oldukça kritik ama bu kulüp taraftarı için %25 az loca sahibi olmayı kabul etti.bu stadyumda beşiktaş taraftarının tribün yapması için 8-10 bin kişi yakın oturması için, tüm sahayı yönetmesi için tek bir yer yeni açiktir.ama gel gör ki stad açılma telaşı acelesi, planlama sırasındaki aklı başında yönetim üyelerinin bir kısmının uzaklaşması yüzünden yeni açığa deplasman tribününü koydular.deplasman tribününü yekpare yaptılar üst kata ve stadın en güzel organize yerini vermiş oldular. 10 bin kişi olacağın yer düştü sana 7bine. deplasman tribünü bağırmaya geliyor 2-3 bin kişi kemik kadro. senin geri kalan yeni açıkta 7 bin kişiden yarısı bile tribüncü yada genç erkek bile olmayabilir. bir sürü yaşlı, orta-yaş, kadın yada çocuk oluyor maçlarda. maç başlamadan, tüm tribünler diriyken tüm ses bizde oluyor. ama maç başladıktan sonra artık kapalı, yeni açık, eski açık hepsi kopuk. yeni açik stadı yöneteceğine anca deplasman tribünüyle reaktif bir atışma içinde oluyor. 15dk da bağırsan sağlam, maç içinde kızacan-sinirlenecen-üzülecen. gol yiyeceksin vs olacak bunlar. sonra artık maç deplasman taraftarının oluyor.youtube tuğan diye bir zat. alen ile röportaj yapmıştı. sanki cebinden harcamış gibi beşiktaş'ın harcadığı milyon eurolarla övünüyor. eee soruyorsun naptın deplasman tribünü kem-küm. stada giriş oradan şaapılmışmış. yahu yaptır değişikliğini. inşaat mı lazım, alçı-sıva-barikat. valilik vs izinler al tanıdıkları kullan? o kadar firmaya milyon euro'luk işler veriyorsunuz, ulan desenize karşılığında akp-chp-valilik-belediye polis vs izninizi alsınlar. membran led vs değişmeye 5m euro harcamak tek başına marifet falan değil.aynı programda gelmiş kara duvar ile ilgili koltuklarımız uygun muhabbeti yapıyor. gs-fb yeni koltuk söylemesi gerekirmiş. yahu nolacak 5 bin kişi kapasite artıracaz dedikten sonra fener-gs seve seve koltuk parası öder bilet satabildikten sonra. acayip vizyonsuz, eften püften işleri abarta abarta bir program yapmış. tam bir kariyerist ama gerçekte işe yaramayan biri izlenimi verdi.çözüm belli, alacaksın bu deplasman tribününü eski açığa. eski açık gene ucuz ve konfor tribünü olur her tezahurata girmez. inönü'de eski açıkta maç izledik mi ortak tezahuratlar harici ne zaman deplasman tribünü sesini duysa taraftar kendine gelir sustururdu, yuhlardık.yeni açık öyle 7 bin değil 10 bin olacak. yanında deplasmanla uğraşması gerekmeyecek. yeni açığın üstü kendi arasında sağ-sol yapacak kadar büyüyecek. işte o zaman sen dk 20'de 0-2 iken maç gene tribününden ses çıkar. anca öyle 10bin kişilik net bir güç stadın kalanına karşılıklı tezahuratı yaptırır. (maç başında herkes mutluyken yapılabliliyor şu an sadece).- eskiden de biletler ucuz değildi. kapalı önünde karaborsacı doluydu. 2000-2010lar bakın asgari maaş dolar/euro ile karşılaştır büyük maç biletlerini.- alkol alıp maça gelme işi de yeni değil. eskisinden fazla içilmiyor arkadaşlar. frankfurtlular da içip geldi ama yekpare olunca deplasmana avantaj.- yeni nesil taraftar bir tık daha kötüdür ama açın bakın eski kapalı videolarına, zaten herkes bağırmazdı 90dk. önemli olan yönetebilmek stadı.- şenol güneş dönemi oynanan futbol bambaşkaydı. islıklama, takım topla oynarken heyecan alkış sesleri. bunlar naturel olarak çok iyiydi ama futbol da çok iyiydi. o dönemde de fb deplasman taraftarı vs geldi mi, tezahurat yaptığında ıslık çalmak gerekirdi. top beşiktaştayken rakip deplasman tribünü yüzünden kaos yaşanması olmayan şeyler değildi. ha tabi o zamanlar quaresma vs de ölen tribünü iki hareket ile ateşlerdi psikolojik üstünlüğü alırdı. dünkü sol çizgiye hapsedilmiş muçi gibi yan pas yapmazdı. onur bulut'la olmuyor bu işler. gvb azıcık anlasa şu tribün psikolojisi işinden, bu maça semih ile çıkardı. 5 topun 2sini de kaybetse heyecan yaratır 2 tanesinde çalıma dizer, birinde faul alır tribün ıslık manyağı yapar hakemi. muçi sevsem de sol açıkta vitaminsiz düşse bile taraftar hakemi ıslıklamaz. gio beğenmeyen gelmesin gibi açıklamalar yapmasın boşuna, o gider iki seneye biz gene 10larca sene maça gideriz. tribünü de manage edeceksin.