(bkz: çok sakat var)
eğer osimhen ve barış bu maçta oynayabilecek düzeyde değillerse, elimizde çok dar bir kadro kalıyor.
---------batshuayi------
yunus mertens ziyech ( ? )
-------- sara torrreia
berkan nelsson davinson jelert
----------- muslera
hoca 4 lüyü bozmak istemez diye düşünüyorum. ama kanat yok. bu sebeple mecbur üçlü oynatıp ziyech yerine metehan'ın sahada olduğu berkan ve jelert'in kanat bek olduğu çift on numaralı sistemi oynamak durumunda olabiliriz. her halükarda kulübe şöyle bir şey olacak.
günay, batuhan, metehan ( ziyech ) , kadir subaşı, ali yeşilyurt, kerem demirbay, berat luş, yalın dilek.
kaleciler harici sadece iki a takım oyuncusu, yani ne diyeceğimi bilemiyorum. evet çok şansızlık var ama, kadronun biraz daha geniş olması gerektiğini net bir şekilde görüyoruz. avrupa listesine iki tane daha türkiye'de yetişmiş oyuncu yazabiliyorduk. ama almadık ve şu an çok önemli bir maçta kadroya bak.
yedek kulübesi zaten acınacak halde. onun haricinde ilk 11 'de berkan ve jelert şu an mecbur görünüyor. keşke bu oyuncular çabalayarak performansları ile 11 oyuncusu olsaydı, ama olmadı. çok tartışmalı iki oyuncu ilk 11 çıkacak.
metehan ya da ziyech hocanın formasyon tercihine göre sahada olacak mecburen. bu oyuncular da şu an kimsenin çıksın oynasın diyeceği seviyede değiller.
nelsson ise hoca tarafından metehan'ın, berkan'ın dahi arkasında görülen bir oyuncu iken bugün yine kendisi oynamak zorunda, kalitesinden şüphem yok ama, hocanın oynattığı oyuna uygunluğu ve motivasyon durumu şüpheli, umarım özlediğimiz nelsson'u sahada görebiliriz.
kadronun dibini sıyırmış durumdayız, umuyorum ki bu sene artık bir ders olur. hoca çok duygusal ve kalabalık kadroda oynatamadığı oyuncular ile empati kuruyor, bu sebeple dar bir kadroda daha rahat ediyor. kendisini anlıyorum; ama avrupa oynayacak bir takımda kontenjanın el verdiği ölçüde türkiye'den yetişmiş oyuncu bildirememek, yabancı oyuncuları da yusuf demir gibi kontenjan dolduran oyuncularla kurmanın sonucunun bu olacağı maalesef belliydi.
artık sakatlık kaldıramayacak noktaya geldik, umuyorum sakatlıksız bir galibiyet olur.
o kadar çok sakat oyuncumuz var ki, bu gidişle kadromuz şuraya doğru evrilecek;
ismail çipe
yedlin-luyindama-chedjou- ömer bayram
yasin öztekin-bilal kısa-tolga ciğerci-sinan gümüş
pino- mehmet batdal
ben okan hocayı tanımıyorsam bu maçta da geri vites yapmaz.
----------muslera----------
--davinson--nelsson--berkan-
jelert---torreira--sara--yunus
-------ziyech--mertens---
-----------bats------------
kadrosu ile çıkarız. bu maçı da kazanacağız. ben artık bu takımdan razıyım. yeter ki daha fazla sakatlık olmasın.
yedeklerimizin bile malmö'yü yenmesi lazım. arada inanılmaz kalite farkı var. o yüzden ümitsizliğe hiç gerek olmayan bir maç.
rakibin ligi çoktan bitti, maç ritimleri kötü durumdadır diye tahmin ediyorum.
ayrıca ilk 8 çok çok önemli, çünkü play-off maçları tam fenerbahçe derbisine denk geliyor. derbiye fenerbahçe play-off oynar, biz dinlenmiş vaziyette çıkarsak çok büyük avantaj sağlamış oluruz.
sıradan bir takıma karşı oynayacağız. kendimizi kasmadan rotasyonlu bir kadroyla çıkmakta zarar yok. bu kadar çok zayi vermişken birkaç oyuncuyu da isveç soğunda kaybetmeyelim. malmö'nün bizi dağıtacağı yok zaten kadrosuyla, rotasyonlu kadromuzun dahi puan ve puanlar alabileceği bir maç. normalde avrupada rotasyonu desteklemiyorum ama bu maça son olaylardan sonra kesinlikle rotasyonla çıkmalıyız.
kazanmamız gereken maç. kazanmamız halinde ilk 8'i büyük ihtimalle cebimize koyuyoruz ve 1 tur az oynayarak kendimizi son 16'ya atıyoruz.
bu az buz bir şey değil, şubat ayında 2 maç az oynamak demek daha az sakatlık, daha az yorgunluk ve iç sahadaki fener derbisine daha diri çıkmak demek. üstelik onlar 9-24 sıraları arasında bitirecekleri için rams park'a gelmeden 3 gün önce maça çıkmak zorunda kalacaklar. şimdiyi değil, şubat ayını düşünün. ilk 8'e girmek malmö ve dinamo kiev maçlarından geçiyor. bu maç bize hem ligi hem de avrupa'da üst turu getirecek. haydi cimbom.
kazanmak demek %90 ilk 8 demek, çünkü sonraki maçımız dinamo kiev ile. bu iki maçtan 6 puan almak şubattaki 2 play-offu pas geçmek demek.
gram umrumda olmayan maç.
sayısız eksikle -50 dereceye maç oynamaya gidiyoruz. sakatlık olmasın kafi.
8 aralık 2024 sivasspor galatasaray maçının yüzde 50 konsantrasyonu ile oynasak bile kazanmamız için yeter. kazanmamız ise ilk 8 demek. takıma güveniyorum. avrupa'da iyi gitmek içerdeki yapı, kapı, sapı diyenlerin de sesini kısmak demek. hiç böyle söylemleri takmasam bile bir yerden sonra sinir bozucu olabiliyor. o zaman da aç aslanım avrupa ligi puan tablosunu diyebilme lüksümüz bulunuyor. yine de aynı alkmaar maçı gibi yenemiyorsak en azından 1 puanı cebimize koymamız gerekiyor. 1 puanın kıymetini de bilmeliyiz.
dar kadro ile her şeyimizi verip, davinson, sara, mertens ve torreira gibi sakatlık tolerans sınırına ulaşmış oyuncularımızı kaybetmektense, puan kaybını tercih edeceğimiz maç.