rahat kazanma ihtimalimizin düşük olduğu maç. kazanırsak da zorlanarak kazanacağız. son düzlükte düşme potasındaki bir deplasmanda, gs nefretiyle bilinen bir teknik direktörün takımını rahat yenmemiz çok mümkün değil, üstelik sezonun en formsuz dönemindeyiz. bir şekilde kazanalım, bir şekilde gemiyi limana yanaştıralım gerisi önemli değil.
galatasaray'ı yönetebilecek olgunluğa erişen teknik adam. bu durum okan buruk gitsin anlamına gelmiyor, arda turan galatasaray'ın başına geçebilecek durumda demek oluyor. ancak bizim kültürümüzü en iyi arda hoca bilir, bir gün gs'ye gelecekse konferans ligini alarak gelmesi "hoca değil beden hocası" algısını yıkması için oldukça önemli olacak. bu yolda da ilerliyor savaştaki takımıyla, yürüyedursun.
icardi, noa lang, yunus akgün, torreira gibi savaşamayacak, dövüşemeyecek oyuncuların oynamaması gereken maç. tıpkı göztepe deplasmanına çıktığımız gibi, bol bol koşan ve omuz omuza çarpışabilen oyuncularla oynamamız gerekiyor. rakip bizi dövmeye geliyor, dayak yersek sineriz. ayrıca bol bol yerde yatacaklar ve topun oyunda kalma süresini az tutmaya çalışacaklar. taraftar uyanık olmalı ve hakemi baskı altına almalıyız.
ilk 11'i: uğurcan boey sanchez singo eren ilkay lemina asprilla sallai sane barış
şeklinde olan maç.
çok riskli bir tercih, birbirini tanımayan bir kadro. 7 hafta kala bu kadar radikal değişim yapılmaz bence. hadi bu maçı kazandın, sonraki maçta asprilla'ya güvenebilir misin? bence yanlış yerde yapılan bir rotasyona sahibiz.
liverpool tarafının kişisel algıladığı, adeta bir derbi maçına çıkmış gibi her şeyini verdiği, sonuna kadar sertlik katarak mücadele ettiği maç. buna karşın galatasaray tarafı "şampiyonlar liginde oynamak ne güzel, son 16 turu çok güzel bir duygu, anfield harika" yaklaşımıyla çıktı maça. taraftarından futbolcusuna herkes bu duyguya sahipti.
bu seviyelerde maçlar sadece futbol kalitesiyle değil, mental sertlikle de kazanılıyor. hakem de liverpool fanatizmi yapınca bizim yumuşak mentalimiz kolayca "buraya kadar gelmek de güzeldi" fikrine kayıverdi. ancak bizim de kişisel algılamamız lazım. bizim de onları yenmek için savaşmamız lazım. şampiyonlar liginde üst turları değil şampiyonluğu hedeflememiz lazım. ancak böyle bir gün şampiyon olabiliriz. bu mentali yakalamak için birkaç sene üst üste bu turlarda elenmemiz gerekecek, elenmekten canımızın sıkılması gerekecek sanırım.
liverpool tarafının yaptığı toksiklikler benim canımı çok sıktı. bunlara "çok büyük kulüp, saygı duyuyoruz" havasında değil, ezeli rakip gözüyle bakmamız lazım. pisliklerini kişisel algılayıp tekmelerine tekmeyle cevap vermemiz lazım ki bir dahaki sefere anfield'dan şampiyonlar ligi turu ile çıkalım.
hakem katliamına uğradığımız maç. liverpool'un penaltısı penaltı değil, szoboszlai sarı kart görmeliydi. torreira'nın ayağına sert şekilde basıldı, sarı kart olması gerekirken faul bile verilmedi. ilk goldeki korner öncesi gabriel sara'ya yapılan faul, ilk goldeki kornerde ise sallai'ye yapılan fauller görmezden gelindi. kontra atakta barış alper yaka paça çekildi, sarı kart göstermesi gerekirken faul bile vermedi. böyle deplasmanlarda sarı kartlık fauller çalınmayınca, en iyi oyuncunuzun da maçın başında kolu kırılınca mental olarak ayakta kalamıyorsunuz. liverpool'un real madrid'e karşı şampiyonlar ligi finali bu maça oldukça benziyordu. ramos, salah'ın kolunu kırmıştı ve liverpool da aynı şekilde varlık gösterememişti.
kendisi hakkında 3 gün önce "stattan ilk çıkan icardi" gibi göz göre göre yalan haber yapıldı. takımla aynı anda çıktığı ortadayken birileri icardi'yi taraftarın önüne attı. sözleşme imzalansın veya imzalanmasın bu ayrı bir konu ama kendisi hakkında yalan haberler yapılıp dururken bu haberlere elinde testiyle koşan galatasaray taraftarı, bu yalan haberleri yapan gazetecilerden daha suçludur. bakın sözleşme imzalanmasın, ama sözleşme imzalanmaması gerektiğine inanmanız bu adama yalan haberlerle yüklenerek itibar suikasti yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. gazetecilere değil, sözde galatasaray taraftarına diyorum. haber linklerini paylaşmıyorum çünkü yalan haberlere etkileşim vermeye gerek yok.
kendisi hakkında 3 gün önce "stattan ilk çıkan icardi" gibi göz göre göre yalan haber yapıldı. takımla aynı anda çıktığı ortadayken birileri icardi'yi taraftarın önüne attı. sözleşme imzalansın veya imzalanmasın bu ayrı bir konu ama kendisi hakkında yalan haberler yapılıp dururken bu haberlere elinde testiyle koşan galatasaray taraftarı, bu yalan haberleri yapan gazetecilerden daha suçludur. bakın sözleşme imzalanmasın, ama sözleşme imzalanmaması gerektiğine inanmanız bu adama yalan haberlerle yüklenerek itibar suikasti yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. gazetecilere değil, sözde galatasaray taraftarına diyorum. haber linklerini paylaşmıyorum çünkü yalan haberlere etkileşim vermeye gerek yok.
kendisi hakkında 3 gün önce "stattan ilk çıkan icardi" gibi göz göre göre yalan haber yapıldı. takımla aynı anda çıktığı ortadayken birileri icardi'yi taraftarın önüne attı. sözleşme imzalansın veya imzalanmasın bu ayrı bir konu ama kendisi hakkında yalan haberler yapılıp dururken bu haberlere elinde testiyle koşan galatasaray taraftarı, bu yalan haberleri yapan gazetecilerden daha suçludur. bakın sözleşme imzalanmasın, ama sözleşme imzalanmaması gerektiğine inanmanız bu adama yalan haberlerle yüklenerek itibar suikasti yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. gazetecilere değil, sözde galatasaray taraftarına diyorum. haber linklerini paylaşmıyorum çünkü yalan haberlere etkileşim vermeye gerek yok.
kendisi hakkında 3 gün önce "stattan ilk çıkan icardi" gibi göz göre göre yalan haber yapıldı. takımla aynı anda çıktığı ortadayken birileri icardi'yi taraftarın önüne attı. sözleşme imzalansın veya imzalanmasın bu ayrı bir konu ama kendisi hakkında yalan haberler yapılıp dururken bu haberlere elinde testiyle koşan galatasaray taraftarı, bu yalan haberleri yapan gazetecilerden daha suçludur. bakın sözleşme imzalanmasın, ama sözleşme imzalanmaması gerektiğine inanmanız bu adama yalan haberlerle yüklenerek itibar suikasti yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. gazetecilere değil, sözde galatasaray taraftarına diyorum. haber linklerini paylaşmıyorum çünkü yalan haberlere etkileşim vermeye gerek yok.