sıfır konsantrasyon, sıfır ciddiyet. hazırlık maçı gibi. artık sinirim bozuluyor bu takımı izledikçe. ne forma rekabeti var ne ekstra bir şey çıkaracak oyuncu. çok tahmin edilebilir hale getirildi galatasaray.
15 dakika itibari işe hiçbir şekilde organize atağımız yok. ne oynadığımız belli değil. bu takıma net bir şekilde yaratıcı oyuncu lazım, mertens’in yerini doldurmamız lazım.
oyuncular fenerbahçe maçından hiç ders almamış, sahaya yansıyan bir istek hırs göremedim.
taraftar “adam gibi oynayın, sabrımız taşıyor” tezahüratı girse yeridir.
gaziantepli oyuncu ile kaleci çarpışıyor ama hakem kalkıp onların lehine faul veriyor.
gol olsa vardan dönerdi ama yine de hakemin ezbere faul vermesi saçmaydı.
yıllar önce bir hazırlık maçı vardı. sanıyorum tudor dönemi, hertha berlin ile oynaniyordu. maçın ilk yarısında büyük bir eziyet vardi; rakip kaleye gidemiyorduk, sürekli stoperlerin kendi arasında paslasmasini veya diğer oyuncuların kaleci veya stopere dönüşlerini izluyorduk. maçın ikinci yarısına yeni transfer olmuş fernando ve badou ndiaye değişikliklerini yaparak başlamıştık ve verdikleri performans sonrasında sözlük bayram etmişti.
şuan oynanan maç bahsettiğim hertha berlin maçının ilk yarısı gibi. orta sahaya iki tane adam alsak aynı rahatlığı yaşayacağız ama inatla almıyoruz.
turk hakemlerinin imza hareketlerinden birinin yasandigi mac. kaleciyle stoper carpisiyo abdulkerim kafayi vururken, faul caliyor.
rezilsiniz.
kaleci topla alakasız abdülkerim'in kafasına vuruyor eliyle. penaltı mı değil mi bilmiyorum ama skriniar olsa şu an hala yerdeydi ve hakem eli kulağında bekliyordu.