iki takım da 1’er (birer) isabetli şutla ilk yarıyı tamamladı. denk güçlerin mücadelesi… ilk yarı tam 12 faül yapan beşiktaş kart görmedi. özellikle djalo ve ndidi’nin ilk yarıyı sarı kart görmeden tamamlaması mümkün değildi.
(bkz: üzmeyin beşiktaşı)
ilk yarısında genel olarak top oynanmamış olan maç. gözlerim üç dört kere kapanır gibi oldu. öyle bi pozisyonsuzluk.
gençlerbirliği biraz daha uyanık olsa öne geçerler. veya forvetteki niang'ı çıkarıp düz koşan bi adam alsalar yine öne geçerler. niang yalnızca sırtı dönükken faul almaya yaradı. beşiktaş'ta da cengiz ünder, evet, cengiz ünder iyi oynuyor. rafa ve abraham ile bir uyum yakalamış gibi. kendisinin aksiyonları dışında bir de djalo'yu beğendim. klasik stoper.
velhasıl kelam, "boş vaktim var izleyeyim" deyip ultra pişman olduğum bir başka süper lig maçını daha 45. dakikasında kapatıyorum.
gençlerbirliği'nin sol beki, senin yapacağım savunmaya sokayım dedirten bir gol yedirdi. ulan kabak gibi kaçıyor arkandan adam topa bakacağına adama baksan alakasız bir pozisyona dönüşecek.
beşiktaş sanıyorum 20'den fazla faul yaptı, bunlardan bazıları kasıtlı itme-cekme, hızlı atağı kesme ve hala sarı kart görmediler. beşiktaşlı oyunculara dilediğince fauk yapma konforunu sağlıyor hakem.
66’da rakibini arkadan müdahale ile indiren ve tehlikeli atağı kesen abraham da sarı kart görmedi. zannediyorum maçta beşiktaş’a kart çıkmaz kuralı uygulanıyor. yeni bir kural olmalı.
yerli hoca lobisi... taylan yedeklerde bile yok. cengiz 11. jota yedeklerde. saçma sapan işler.