maç öncesi abdülkerim yerine singo, ilkay yerine sara ve icardi yerine de barış olmalıydı(mücadelesi sebebiyle) diye yazmıştım; okan hocayla ilkay harici aynı düşünmüşüm umarım güzel bir galibiyet alırız.
trt'nin gereksiz reklamları nedeniyle maç öncesi keyfimiz doğulan maç.
ya arkadaş devlet televizyonusun, sana vergi ödüyoruz. reklam senin neyine?
şampiyonlar liginin yeni formatındaki ilk maçımız.
okan hoca'nın çıkardığı kadroda hoşuma giden-gitmeyen tercihler var fakat sonuç aldığımız müddetçe asla umurumda olmaz. sonuç derken de skordan bahsetmiyorum. neyi neden yaptığını ve ne kadar karşılık aldığını anlayabilsem yeter. rakibin kulübesinde tehlikeli oyuncular var, biz de o hamlelere güzel karşılık vermeliyiz.
oyunumuzla ilgili kritik bulduğum 3 husus var;
1- sete oturup, düşük tempoda gereksiz paslar yapmak yerine hızlı hücum edip iyi-kötü bir şut ile atak bitirmek ve kalecinin sektireceği toplara koşmak
2- yarınlar yokmuşçasına önde basıp çok kötü geçişlere yememek
3- rakibin baskısını kırmak adına geride uğurcan'ın da dahil olduğu üçgenlerle anlamsız kısa paslar yapmamak
şampiyonlar liginin adına, çok daha önemlisi galatasaray'ımıza yakışır bir oyun ortaya koyup eski ihtişamlı avrupa günlerimize yeniden bir start vermemiz umuduyla; saldır galatasaray!
sane bu sefer sinirlendirdi. tamam zemin falan anladık türkiye'de de frankfurt'ta bahanesi yok.
uğurcan iyi başladı maça. allah'tan iyi bir kalecimiz var. sane'nin ilk dakikada yaptığı top kaybı hiç olmadı.