bu kadar düşen bireysel performanslar da sıkıntı. takımda topluca bir gerileme, belki bir bıkkınlık belki bir doymuşluk var. bu da çok normal, 2 yıldır üst üste şampiyon oluyoruz ve insanlara başka / daha büyük bir hedef gösteremezseniz bir yerden sonra salarlar. uefa'da ilerleyemiyoruz; kalibremiz yetmiyor belli ki. artık lig de çok sıkıcı futbolcular için.

tabii bu tek neden değil; sene başından beri taktik değişiklikleri, performans düşüşleri / sakatlıklar ile bir türlü tam net bir ilk 11'imizin olmaması vs. net bir oyun kuramadık. devre arasından sonra iki as bekimiz oldu; bu normal bir durum değil en basitinden.

buradan sonra mental olarak toparlanmamız lazım, gelecek yıl için de başka hedeflerimizin olması lazım artık. toparlanamayacak bir şey değil ama nasılsa yaparız deyip de salmamak da lazım, gerçekten çabalamak lazım. kasımpaşa gibi bir takımdan 3 gol yememelisin, 3 gol attığın takıma da puan vermemelisin en basitinden. 3 gol atman da mucize bu arada çünkü akan oyunda bulunan pozisyon sayısı çok az. iki duran toptan gol attın. ne defansta ne hücumda varsın, gerçekten rezalet bir performans.

dediğim gibi kafa olarak toparlanmak lazım ilk önce, milli maç arasına kadar kayıpsız atlatırsak orada bir moral yüklemesi yapılır.

cebimizden yediğimiz maç. her sene ekstra motivasyonla maçlara çıkan fenerbahçe’nin pilot takımıyla oynadık bahane mi? elbette değil. okan hoca da oyuncular da kendine gelecek yarından tezi yok. yönetimden bir beklentim yok sizler gibi.

3. golü 71'de attık ve 2 gol arası yani 69-71 arası da dahil olmak üzere maç boyu en rahat oynadıgımız dakikalar 71-81 arası. rakip havluyu atmış, top biz de, ara ara 4.gol girişimlerinde bulunuyoruz falan, derken o değişikliklee geldi.

hayır irfan hoca bizi gerizekalı falan sanıyor heralde, lemina'yı koruduk falan diyor, ağrıları vardı. yav adam 80 dakika köpek gibi koşmuş zaten, maçı rölantiye almışız artık, 10 dakika daha oynasa ölecek mi? ya hakkaten sıktınız artık, bizi zekasız sanıyorsunuz ama bizim sizi ne sandığımızı duysanız tüyleriniz ürperir, gerçek hakikaten bu mu dersiniz. edepsizler.

birisi bana 3-2 öndeyken eren,lemina ve kaan,cuesta değişikliğinin mantığını anlatsın rica ediyorum ya. bu değişiklikler yapıldığında yanımdakilere maç gitti "izlersiniz birazdan cuesta'nın yaptırdığı penaltıyı" dedim. balkona çıktım bir sigara içtim ve geri geldim. bilin bakalım cuesta ne yapmış?

bu değişikliklerin mazareti olamaz. bu değişikliklerin amacı neydi çok merak ediyorum. neye önlem alındı? ne düşünülürek alındı?

dakika 80:20'de penaltı olan, 84:35'de penaltı kullanılan ve 6 dakika uzatma verilen maç. komedi dükkanında bugün. o süre arasında oyun oynandı ama penaltı verildiği için o süre geçersiz çünkü mantıken 80:20'ye göre oyun durmuş oldu. aradaki 4 dakika nereye uçup gitti? 4 farklı zamanda da oyuncu değişiklikleri oldu ama duran süre güya sadece 2 dakika.*

küçük ama önemli detay. peşine düşecek yönetici olmayacak elbette.

bu maç özelinde ama geriye dönük uzun zamandır var olan sinir olduğum bir şey var takımda. bizim takım rakip ataklarını savunduğu sıralarda topu bilinçsiz bir şekilde uzaklaştırmaya çalışıyor. uzaklaştırılan topun tehlike bölgesinden uzağa ve veya bizim oyuncumuza gelme olayı çok ender oluyor. bu yüzden de rakip ataklarına devam ediyor ve bu bizi çoğu zaman boğuyor.

genel olarak üç şekilde uzaklaştırmaya çalışıyoruz:
1- ceza alanımızın çevresinde bekleyen rakibe topu atıyoruz hep. taç'a ya da rakip yarı sahasına değil, ceza alanımızın çevresindeki rakibe pas atar gibi top atıyoruz.
2- rahat konumdayken bile topu sürekli kornere atma hastalığımız var. sanki topta metal var ve kale arkasında bir yerlerde mıknatısla topu çekiyorlar o tarafa adeta.
3- top rahat pozisyonda havadan geliyor ve bizim oyuncu hazırlık yapıyor topa vurup uzaklaştıracak... topa bir vuruyor, daha doğrusu tam vuramıyor ve topu havaya dikiyor veya kornere atıyor yine.

top auta çıkmadan, kalemize girmeden veya kalecimiz topu tutmadan rakip atakları bitmiyor bu yüzden. sanki topu uzakta bir yerde taç'a atıp nefes almak ayıpmış gibi illa cılız uzaklaştırma vuruşuyla topu rakiple buluşturacağız veya kornere atıp rakibe duran top vereceğiz.

her maç böyle bir döngüye giriyoruz ve en az 10 dk civarı sürüyor.

bilinçli olarak şu uzaklaştırmaları çalışalım artık gözünüzü seveyim ya! rakiplere bakıyorum topu ezbere belli bölgelere atıyorlar gözleri kapalı. orada mutlaka bir takım arkadaşı oluyor. bizim uzaklaştırdığımız yerlerde bizden bir oyuncu bile olmuyor o civarda.

bu arada osimhen ve ahmed'in sarı kart sınırı durumu devam ediyor.

sezon sonuna kadar destekmiş, dere geçilirken at değişmezmiş falan diyenlere küfür ettirecek maç.

3 sezondur ekstra transferler ve yaptıkları katkılarla ligi bi şekilde götüren okan buruk'un; aksayan, tökezleyen ve düşüşü çok net takımı bi şekilde ayakta tutan yıldızlarına rağmen uçuruma -tam olarak- ittiği maç.

3 dakikada 2 gol bulmuşsun, geriden gelip öne geçmişsin ve maçı böyle bitirsen psikolojik olarak şampiyonluğa yaklaşırsın. sen kalkıyorsun yok kaan ayhan, yok cuesta falan derken takımın bütün ritmini bozup üstüne lemina'yı oyundan alıyorsun. bi de utanmadan ''beni değiştirin dedi...'' gibi bi yalanla, kendi inadın ve saçmalıklarını her zaman olduğu gibi aklamaya çalışıyorsun.

sırf senin inadın, kibrin ve egoların yüzünden bu adam bu takımda bi şekilde oynamıyor ve oynamayacak. hayır, cuesta'yı olup oyunu bi şekilde tutsan kahraman mı olacaksın, lemina'yla devam etsen ve maç 3-3 olsa topa mı tutulacaksın ki bu değişiklikleri yapıyorsun? sıktı artık bu okan buruk'un saçma sapan inatları da bilmem nesi de. git o zaman anadolu takımlarında yaşa tutkularını.

kimse saçma sapan destek falan demesin; bugünden tezi yok bu adam bu takımdan gönderilmezse bu şampiyonluk hayal olur. kalan 10 maçta -bay haftası dahil- bahaneleriydi inatlarıydı derken bu takım 20 puan toplarsa öp başına koy. üstelik rakibini durduk yere bu kadar gaza getirip inandırmışken, onların da puan kaybetmesi zor görünürken bu ivmeyle bu iş dönmez.

okan buruk'un geç kalan kovulmasını gerçekleştirmesi gereken maç buydu, umarım vesile olur.

ilk yarıda osimhen'in bireysel çabasıyla aldığı penaltı ve abdülkerim'in kaçırdığı pozisyon dışında net diyebileceğimiz pozisyonumuz yoktu. kasımpaşa'nın ise bu süre zarfında bulduğu hemen hemen bütün pozisyonlar netti.
ikinci yarıyı bir şeyler değişir ümidiyle izledik ama ilk birkaç dakikada orta sahayı geçemediğimiz gibi bir sürü duran top fırsatı verip akabinde gol hediye ettik. hafif toparlandık derken ikinciyi de yedik. yediğimiz golden sonra yaklaşık 10-15 dakika boyunca görece iyi oynadık ve bu sürede öne geçmemiz için 1.5 dakika bile yetti.
80'den sonra, yani rakibin penaltısından sonra da yine hiçbir şey yapamadık.

yani koskoca maçın sadece 10 veya 15 dakikasını iyi oynayabildik!
herhangi bir anadolu takımı bile bu kadarını yapmazken, okan hoca kalkıp 300 milyonluk takımla bunu yapıyor! hadi avrupa maçlarında hezimet yaşıyorsun tamam ama bari bu tür takımlara ezilme be kardeşim. bizim oynamamız gereken oyunu kasımpaşa oynadı ya. sadece kasımpaşa da değil, aylardır bütün takımlar oyun anlamında bizi şamar oğlanına çeviriyor. hoca ise önlem almak yerine, halen daha hatalarında diretiyor.
böyle oynamaya devam edersek, daha doğrusu takıma keskin dokunuşlar yapılmadığı sürece şampiyonluk hayalden öteye gitmez. acilen toparlanmak şart.

kazansak dahi benzer hisler olacaktı bende. takımın ilk yarıdaki oyununu ve 2.yarı 2 gol yediği ana kadar olan halini aşamıyorum. buna benzer bir hayal kırıklığı ve bundan sonra bir şeylerin düzelmeyeceğine dair hissi 2023 seçimlerinde yaşamıştım en son. futboldaki tüm kötü sonuç ve oyunlardan sonra nasıl olsa telafi ederiz rahatlığı vardı çünkü. öyle de olmuştu.

inanmayanın binmemesi istenen otobüsün yolun ortasında durduğu maç. hepimiz binelim eyvallah da otobüs yolun ortasında duruyorsa, şoförün keyfi otobüsü sürmek istemiyorsa, yokuş yukarı çıkarken vites kaçırıp geri geri akıtıyorsa bizim binip binmememizin bir esprisi kalmıyor.

keşke birileri çıkıp da şoföre "bu otobüsün sürecek misin sürmeyecek misin" diye bir sorsa. hatta bu otobüsü sürdün sürdün, sürmeyeceksen de sürecek birini bulalım dese...

« / 80 »
Kayıt Ol