üzerimizdeki ölü toprağını atabilmemiz adına köprüden önceki son çıkış.
iyi oyunla gelecek bir galibiyet bizi düze çıkarrır, mümkün mü, elbette ki mümkün ama şapkadan bir değil birden çok tavşanın çıkması gerekecek =>
her şeyden önce okan hoca nasıl yapıyorsa bağları kopmak üzere olan takımı bu maça psikolojik olarak çelik gibi hazırlayacak. bjk maçından beri sadece 2-3 gün antrenman yapıldı bu süreçte kimse teknik-taktik konularında çok fark yaratamaz ama motivasyon konusunda olabilir, olmak zorunda.
ikinci olarak hoca kendisi saçmalamayacak, maç penaltılara gidecek gibiyse efendi gibi beraberliğe yatacak, artık imzası haline gelen "elimdeki tüm hücumcuları sahaya boşaltayım" hatalarına düşmeyecek, eleneceksek de penaltılarla elenelim bomboş ortasaha ile değil. üçlü defans ise üçlü, çift forvetse çift, maç içinde çorbaya dönmesin şu formasyon artık. bir oyuncu rakip karşısında aksıyor mu hiç öyle 65. dakikaya kadar bekleyelim bakalım ne olacak denmeyecek, en geç devre arasında değişiklik gelecek.
bu kısım net, kalan 8-9 maçta "okan buruk hiç major hata yapmadı" dedirtmesi lazım hocanın yoksa bu işin sonu akhisar, bodrumspor.
üçüncü olarak ekstra futbolcu performansları (çoğul) gerekiyor. artık bu tor'un 30 metreden golü mü olur (bu kurşunu bjk maçında sıktık), aylardır patatese bağlamış sara'nın dönüşü mü olur, osimhen'in atın intikamı seviyesinde bir performansı mı ya da defanstan birilerinden sürpriz gol/asist katkısı mı bilemem ama 2025 model gaassaray'ı malesef şahsi performanslara o kadar bağlı ki en az 2-3 oyuncu sezonun en iyi performansını bu maç vermeden işimiz zor.
iyi oyun iyi skor = sezon kazanılır
bunun harici her kombinasyon ya sezonu bitirir ya da problemleri gelecek haftaya ittirmeye ve başka bir maçta daha beter patlamaya sebep olur.
sonumuz hayrola.
milli takımlara gidiş süreci ve son maçlarda oynama süreleri baz alındığında:
bizde osimhen, davinson, eren, abdülkerim yorgun. yunus sakatlık nedeniyle yarım performans verebiliyor. frankowski, morata, barış alper ve lemina nispeten yorgun.
onlarda mert, oğuz, szymanski, el nesry, amrabat, skriniar yorgun. fred yok. yusuf nispeten yorgun, dzeko sakat, yarım performans verebilir.
bu düzlemde bakınca kostic ve sara’nın ağırlıklarını koyduğu bir maç bekliyorum. fenerbahçe’de talisca, tadic, bizde ise barış alper, frankowski, yunus, mertens veya morata’nın destek performansları maçın gidişatını belirleyecektir.
plasem mertens olacaktır. ondan da rakibi tedirgin eden hat araları beklesem de vücudu artık gitmiyor maalesef :(
sara’nın barış alper yılmaz’a asistiyle 1-0 kazanacağımız bir maç olabilir diyerek ekstra bir tahmin koyalım ortaya.
haftaya bay geçiyormuşuz. fenerbahçe ise trabzonspor ile oynuyor. maçı mourinho’nun, fatih tekke kadar ciddiye alabileceğine inanmıyorum. o nedenle fenerbahçe’yi yorabilmek benim açımdan kazanmaktan daha önemli. sakatlık ve cezalı vermeden maçı atlatıp penaltılarda fenerbahçe’yi elemek harika olurdu…
trabzonspor da kupa maçını 90 dakikada kazanır ya da kaybederse ki farketmez, fenerbahçe’den kadıköy’de puan alması işten bile değil.
kusura bakmayın ama ben bu maça lig’den bağımsız bakmıyorum. umarım futbolcular serin kalıp akıllı bir futbol ortaya koyarlar. ki 2 takımın yorgunluk düzeylerine baktığımda bizim daha serin kalabileceğimizi tahmin ediyorum. fenerbahçe’den gelebilecek tahrikler karşısında gülüp geçmemiz gerekiyor. olağan şüpheli yunus. umarım osimhen, mertens gibi akıllar olaylara karışmasına engel olabilir.
edit: tabi franky’e çıkan o ahmak kırmızı kart dolayısıyla oynayamayacak. kaan sağ bek oynarsa ne yaşanır bilemiyorum. jelert de çok tecrübesiz… işler çok farklılaşıyor. barış kostic kovalamaktan top mop oynayamaz. golü yalan oldu. mertens osimhen iş birliği diyelim o halde…
maç öncesi yaşadığımız yoğun heyecanının büyük ihtimalle 2. dakikada abdülkerim'in uzun vurduğu topun auta gitmesiyle yerini sinire bırakacağı maç olacaktır. son aylarımız şu bile bile takıma zarar veren saçmalıkların bitmesini beklemeyle geçti ama bırakın düzelmeyi bu sorunlar hakkında aksiyon dahi alındığına, çözülmeye çalışıldığına dair bile bir emare göremiyoruz. dolayısıyla kalbim bu maç farklı olur iyi oynarız dese de beynim aynı saçmalıklar devam eder ve kısır futbolla bireysel yetenekle sonuç alırsak alırız yoksa sonuç hüsran olur diyor.
gram heyecanlandırmayan karşılaşma.
belki saatler yaklaşınca heyecanlanırım ama okan buruk'un anlamsız taktiklerinden çok yoruldum ve bıktım. allah büyük umarım kazanırız.
kim cikardiysa, ele basi olduysa veya katilim sagliyorsa siktir olup gidebilir
jm kadar kariyeri olan adama isyan cikarmak got ister
jm`yi gonderecek tek merci taraftardir
topcu adam olup macini oynayacak
teferruat onun isi degil
ciddi söylüyorum rüyalarıma giren maç. kabız bir futbol, ruhsuz tribünler, birbirine tuhaf tuhaf bakan yorgun futbolcular. yine de 10. dakikada mertens’in golüyle öne geçiyorduk. top böyle süzüle süzüle giriyordu :(
70. dakika ve sonrası osimhen'i sol bek görür müyüz acaba? okan buruk hocamdan ufak çaplı bir dokunuş beklediğim maç. bu dakikalarda kimin nerede oynadığını ibret içinde takip edicem.
başarılar cimbom. okan buruk'a rağmen.
benim de rüyalarıma girmiş karşılaşma. hatta benim rüyamda questa gol atıyordu. sarı kartı vardı, gol atınca gaza gelip tam formayı çıkartacakken futbolcular ona bağırdı çıkarttırmadı oyundan atılmasın diye.
allahım, bize yardım et bu şer yuvası garabet yerde. amin.