son 15-20 dakika kabul edilemez. 3-1 rakip 10 kişi ve sen hem kontra veriyorsun hem de oyun üstünlüğünü kaybediyorsun.
ahmet bu seviyelerin çok çok altında. taraftar gazıyla transfer yapılmaması gerektiğinin en net örneği.
sara hemen gönderilmeli hemen. oynayacak kimse yok mecbur devre arasına kadar tutacağız. ama devre arasında göndermemiz lazım. bu kadar bir düşüş akıl alır değil.
singo ve lemina sakatlandı, sallai kırmızı gördü. zaten kısıtlı kadromuz vardı iyice daraldı fener maçında. artık tamamen hocanın yeteneğine kaldık.
kazımcan maçın dönmesinin ana kahramanı oldu. barış ilk defa ihanet etmedi uzun bir süreden sonra. iyi de oynadı. ilkay daha hazır değildi. sane kötüydü. sallai atılmasa çok iyi maç çıkarmıştı. büyük aptallık yaptı.
hakem tam batırdı. sallaiye yapılan harekete nasıl kırmızı vermez akıl alır gibi değil. barışa yapılan harekete penaltı vermedi. aynısını apo yapınca fener maçında çat diye verdiler. var hakemi zaten tam tetikçi çıktı.
kaleci günay da ikinci yarının başında yaptığı kurtarışlarla maçı çevirmemizi sağladı.
genel olarak çok iyi oynadık ve çok şanssızdık. umarım sakatlar en kısa sürede iyileşirler. herkesi tebrik ediyorum.
umarım maçın devre arası ahmed kutucu değişikliği isteyenler gerçeği görmüştür. transfer döneminde elden çıkarılmalı.
bu maçta benim adıma en olumsuz nokta tribünlerdeki boşluklardı. taraftarda bir boşvermişlik ve gerginlik var bu hoş bir psikoloji değil.
9 kişi kalması gereken bir rakibe karşı, biri tartışmasız 2 penaltımızın verilmediği, futbola ihanet bir kırmızı kart gördüğümüz ama yine de kazandığımız maç. hiç hoca, oyuncu performansı falan konuşulmaz bu maçta. sadece bir tane kötü duran top savunması hakemleri ne kadar oyuna sokuyor yine gördük. golü yediğin anda akbaba, çakal, sırtlana dönüşüyorlar. fb maçlarında ise rakiplerini sindirmek, fbli kasapları kollamak için ellerinden geleni yapıyorlar. illa liderliği kaybetmemiz mi lazım şu bozuk düzenin kolpa delikanlı tff başkanı ve şürekasına saplamak için? çıkın konuşun kardeşim artık.
galatasaray'ın ikinci yarı çevirip kazandığı maç. bu saaten sonra rakip kim olursa olsun ciddiyet maç içerisinde çok önemli çünkü rakipler bize karşı hatayı ve boş alanı affetmiyor. bu yüzden daha dikkatli olmak elzemdir.
kazanamasaydık bu kadar sinirli olurdum.
50 ile 75 arası oynadığımız ve farka gitmek üzere olan maç ne hale geldi, ayıptır. bu takımda bir boş vermişlik, disiplinsizlik var. bence iyi çalışmıyoruz. oyuncular sanki ilk defa beraber oynuyor gibi.
kocaeli ve gençlerbirliği derken herkese "aslında bizi yenmek zor değil" mesajı verdik. hakemler zaten sana karşıyken bu mesajı verirsen her maçta sıkıntı yaşarsın.
kocaeli maçıni referans gösterenleri ve bugünkü maçı o maç üzerinden kıyaslayarak değerlendirenleri gördükçe şaşırıyorum.
belki de son 3 sezonun sakatlık, cezalı, yorgunluk anlamında en zor kadro seçiminin olduğu maçtı. as kalecin, as ve yedek sol bekin, as santraforun yok. üstüne üstlük takımın en anahtar isimlerinden biri olan lemina 14. dakikada sakatlıktan çıkıyor. yetmezmiş gibi sağ bekin 40. dk yine sakatlık yüzünden oyundan çıkanlara ekleniyor. sol açık başlattığın adamı sağ beke çekiyorsun, hiç oynatmadiğin yusuf'a mecburen şans veriyorsun, sonra da icardi'yi oyuna atıp barış 'i kanada atiyorsun. yani dizilişi en az iki kez değiştiriyorsun. eksik, yorgun takım bir de bu talihsizliklerle çok çalışsa da golü bulamıyor. üstüne üstlük rakip şans eseri bir gol buluyor geri düşünüyorsun. rezil ve taraflı bir hakem yönetimi, üstelik on kişi kalıyorsun.
bununla beraber iki topun direkten dönmüş, 4.34 xg yakaladığın, 9'u isabetli 28 şut çekmiş, rakip ceza sahasında 52 kere topla buluşmuşsun ilk yarıdan 3-4 gol atacak pozisyon bulmuşsun.
kötü oynamak farklı bir şey ancak kötü gol yediğin, belli başlı oyuncuların kötü oyunu net görünen maç farklı. gerideyken bile bir kez olsun puan kaybedeceğimizi düşünmedim. taraftarın acilen sakinleşmesi gerek. sezon içinde düşüş olur ama bu takım ligin çok üzerinde. yahu allah aşkına bugün oynayan oyuncuların sezon içi süre dağılımına bakalım.
kazımcan - 1 maç /90 dk
yusuf demir- 1 maç/ 28 dk
(bu ikisi bu maça kadar tek dakika süre almadı)
kutucu- 5 maç/62 dk
arda - 3 maç/ 43 dk
ayrıca uzun süredir oynamayan günay, milli takimdan sorunlu dönen apokerim, barış, yorgun dönen davinson da ayrı. üstelik hafta içi şampiyonlar ligi maçı var. yediğimiz iki saçma sapan gol ve yüzde yüz atmanız gereken golleri kaçırdınız için 5/6 atacağımız maç kötü göründü.
sakatlıklar, cezalılar. çoğu da ilk 11 oynayan baba oyuncular.
takımın oyun isteği yerindeydi. sadece maçın son bölümünü çok rahat geçirirken ve büyük ihtimalle bir gol daha bulacakken yediğimiz gol ile gereksiz stres yaşadık.
takım hem şl hem süper ligde iyi şeyler yapmaya çalışıyor. inişler çıkışlar gayet normal. takımın modunu düşürmemek gerek.
özellikle ikinci yarı bize yakışmayan çok pozisyon verdiğimiz maç oldu.
gerideyken de öndeyken de saçma sapan bomboş pozisyonlar buldu rakip.
yakışmadı.
acayip panik oynadık. sakatlıklar ile oyun sürekli dursa da ve o sakatlıklar ciddi olsa da gittili geldili tempolu bir maç oldu. ilkay ve icardi oyuna girince ancak o sakinliği ve dengeyi takıma getirdi. bir 15 dakika başka bir maç oynandı ve maç bir anda 3-1 oldu. sonra o panik hali yine devam etti. rakip 10 kişi kalmış ve maç 3-1. bu sefer neyin paniği oluyor, anlamakta zorlanıyorum.
maçtan notlar:
1- barış'a ekstra parentez açmak lazım. geri döndü kendisi, ne oldu bilmiyorum ama eski barış bu. umarım tek maçlık değildir.
2- kazımcan'ı tebrik ediyorum, ayağına gelen şansı iyi kullandı. paniklerden bir tanesi ama onun suçu değil. en azından oynama isteği var kendisinde. galatasaray'ın 16.-17. oyuncusu bu isteği bana gösterecek. zaten yoklukta altyapı oyuncusu yok. diğer yedekler de bu istek, arzu kısmını karşılamıyor maalesef.
3- icardi'ye kızıyorum. o olmasa maçı alamazdık ama şu icardi henüz yüzde 50'si bile değil. biliyor ihtiyacımızın olduğunu ama hazır olamıyor. şu yoklukta usg maçında 11 oynamamalı diyorum, sonradan oyuna girse daha iyi olur. buraları böyle hayal etmemiştim, benim için çok büyük hayal kırıklığı. kendine yazık eden bir adam, başka bir şey değil.
4- lemina'nın sakatlığı sanırım ciddi değil, singo'yu kaybettik. sallai cezalı. toplam sakat ve cezalı sayısı 10 oldu. geldik o malum döneme yani. kasım sonundan ocak sonuna kadar bu takım böyle. geçen sezonun aynısı. ders alınmamış, şanssızlık diye geçiştiriliyor. osimhen, lemina, singo, jakobs, yunus falan bunların sakatlığa meyilli olmadığını mı kabul edeceğiz yani. abdülkerim, torreira sakatlansa hadi neyse. neyse okan buruk'un dediği gibi olsun.
bu maçın tek olumlu tarafı 3 puan ile ayrılıyor olmamız. ilerisi için ümitli olamıyorum ama mücadele etmeyi bırakacak bir bahane de yine görmüyorum. okan buruk bugün ilk değişikliğinde yusuf demir'i sahaya attı mesela. adeta onun durumunu bilmiyormuşçasına. rotasyon bitik, sakatlar artıyor. okan buruk'u zor günler bekliyor. ama bugünlere hazırlığı da yok, bunu görmüş olduk. allah yardımcımız olsun.