rakibin 1.golü öncesinde günay'ın ve yusuf'un saçma top kayıpları rakibi resmen zorla üzerimize çekmesine neden oldu. yediğimiz golü de hoca defalarca izlemesi lazım çok amatörce. singo ıska geçiyor, davinson yanlış yere hamle yapıyor abdülkerim adamın gole gittiğini görüyor ama sadece izliyor. 2.golde de hem günay'ın hem de defansın çok büyük hatalar zinciri var. gençlerbirliği iyi bir takım değil maalesef muhtemelen sezon sonu küme düşer. biz bu tür takımlara karşı cesaret verici bir defans performansı sergilememeliyiz. ilkay olmasa şu maç gerçekten sıkıntıydı... (bkz: 22 kasım 2025 galatasaray gençlerbirliği maçı)
sonuç olarak 3 puan kazandık ve asla kazanamayacağımız futbolcuları gördük. haftalardır idman dışında bir müsabaka yapmayan oyuncuların vazgeçmişliğine şahit olduk. maç yoğunluğunda yoksun, ayda yılda bir eline fırsat geçmiş, insan bir koşar, zıplar, mücadele eder, istekli olur, ben daha fazla heyecanlanıyorum ama sen yine yoksun, geçmiş olsun başka kapıya arkadaş.
ilk yarısında sakatlıklardan dolayı zorunlu 2 değişiklik yapmak zorunda kalmamız, milli ara sonrası ve şampiyonlar ligi ve fenerbahçe derbisi öncesi oynadığımız, gergin ve stresli geçmeye aday bir maçtı ve öyle de oldu. hem sakat ve eksiklerimiz nedeni ile bizim ideal 11'imizden uzak olmamız, hem de rakibin şans golü ile 1-0 öne geçmesi bu stresimizi iyice arttıran faktörler oldu.
buna rağmen 2. yarı 11 dakika içinde bulduğumuz (55-57-66) 3 golle maçı çevirdik.
barış alper'in 1 gol 1 asistinin yanında, ortaya koyduğu mücadele ve istek ile bizim adımıza en önemli performanstı diyebilirim. hem 2 farklı öne geçtik, hem de rakip kırmızı gördü, artık rahatlarız derken yenilen gol yine stres dozunu arttırsa da kazanmak çok önemliydi.
singo ve sallai kayıplarının yanında 3 puanımızı aldık, şef ilkay döndü ve yusuf demir'in galatasaray kariyeri de resmi olarak bitmiş oldu.
1-0 gerideyeken zerre endişe duymadım ama 3-1 öndeyken endişe duydum.
sebebi ise takımın skoru bulduktan sonra oyunu bir türlü rolantiye almaması.
dakika 90+2 olmuş sallai ilerde gol arıyor ve sonucunda da kırmızı yiyoruz.
ya abicim topu çevirseniz maç bitecek zaten.
hayır kaleye gidiyoruz, maçı bitiremiyoruz da…
bu maçta oyun anlamında canımı en çok sıkan konu şu. rakibe, ceza sahamızda çok fazla topa temas etme şansı verdik. rakip hangi kanattan gelirse gelsin, ceza sahamızda defalarca topa temas ederek şut imkanı buldu. bu hiç normal değil. bu kadar imkan vermemeliyiz.