felaket bir zemin, saatte 50km firtina ve ustu tamamen acik bir stad. konsantrasyonumuz da super degildi ancak hava kosullari oyunu belirledi.
çok kötü bir sahada kötü bir zeminde vasat bir takıma karşı çok ama çok ciddiyetsiz, kötü bir futbol oynadık. ilk yarı tüm takım kötüydü. ikinci yarı birkaç oyuncumuz seviyesine yaklaştı. çok gol kaçırdık ancak üzücü olan kaçan gollerin lakaytlik sebebiyle kaçması. bats bir gol attı ama bencil ve kalas bir adam olduğu için pas vermesi gereken hiçbir yerde vermedi. hakim bomboş kaçırdı. yunus'da topla oynama hastalığı nüksetti vs. bir daha böyle oynamamamiz gerek.
b.k gibi oynayıp, ölüp ölüp dirilip zar zor kazandığımız maç. isteksizlik, ciddiyetsizlik, ukalalık ne ararsan vardı takımda. lige yeni çıkmış, 5 maçtır kazanamayan toplama bir takıma diş geçiremedik. hakem uzatmadaki pozisyona penaltı verse üstüne iki puan kaybedecektik. adamlar 60 dakika da 10 kişi oynadı. dilerim milli aralar yüzündendir bu konsantrasyon eksikliği. yoksa işimiz var.
ziyech'i çok beğenirim ama bugün puan kaybetsek ilk ona yazardı. herhalde pası beklemiyordu yoksa kaçacak bir pozisyon değil.
bir de osimhen kardeşim, sen osimhen'sin ya. kaleyi gördün mü zımbalasan kim sana ne diyebilir, niye sürekli pas veriyorsun altı pasta bile.
çok zor oldu ama oldu. önemli olan olmasıydı. şükürler olsun.
önemli bir virajdı. öyle ya da böyle aldık. kötü oynamadık bence. sadece nasıl olsa kazanırız şımarıklığı vardı.
takımdan hiçbir oyuncunun performansını beğenmediğim bir maç oldu. kötüler ve vasatlar arasında 3 puanı getiren gole imzayı atan batshuayi'yi maçın adamı seçip devam ederim.
3 xg bulup hunharca pozisyon harcadığımız, %68 topla oynadığımız ve rakibe diş geçirdiğimiz maç. son dakikadaki pozisyona penaltı verilebilme ihtimalinin düşüncesi bile komik. "verilse" diye bir şey yok, verilemez. çünkü pozisyonun penaltıyla uzaktan yakından alakası yok. bodrum gibi küçük statlarda osimhen, ziyech gibi büyük oyuncuları bazen motive edemeyebilirsiniz, bu normaldir. bu kadar her şeyi yakıp yıkmayınız, kazandık, önümüze bakalım. iki hafta önce tottenham'ı yendi bu takım, bir sakin olalım.
10 kişi rakibi savunmakta zorlandığımız sekanslara sahne olan, çok fazla pozisyon kaçırdığımız, 1-0 kazanarak 3 puanı aldığımız tsl maçı.
hücumdaki oyuncularımız gereksiz şekilde fazla top dürttü. net şekilde hücumu bitirmeye oynamadılar.
osimhen, galatasaray formasıyla en kötü maçını oynadı. pozisyona girmek de bir şeydir falan diye saçma bir düstur var, onu geçeceksiniz. bu kadar çok gol kaçıran forvet iyi oynamamıştır. ziyech'e asist yapmaya çalıştığı pozisyon haricinde ceza sahası içinde çok kötüydü bugün. ziyech'in kaçırdığı pozisyondan sonra da 3-5 dk kendime gelemedim zaten.
son olarak 90+ dakikalarda direkten dönen top şaşırttı. normalde onun gol olması lazımdı* verilmiş sadakamız vardı. çok büyük bir krize yol açabilirdi o pozisyon.
cimler bilerek uzun birakilmis, zemin sulanmamis, top yerden gitmiyordu. saatte 50km esen ruzgar olunca da havadan top gitmiyordu.
organize bir kotuluk resmen. tff boyle birseye nasil izin veriyor diyecegim de kimi kime sikayet ediyorum.
tanim: galatasaray’in kotu niyetli kisilere karsi aldigi galibiyet.
rüzgarlı hava, kötü zemin, kötü stad. çok iyi galibiyet. tebrikler yola devam. kaan'da iyiyse yeme yanında yat.
(bkz: 26 ocak 2019 göztepe galatasaray maçı)
çok benzer maçlar. o maçta yağmurdan dolayı saha gölet olmuştu, bu maçta da rüzgar ve zeminden dolayı doğru düzgün pas bile yapılmadı.
gurmeler iyi bilir, bu tür maçları salaktan kazanmak net olarak şampiyonluk alametidir.