bu maçın teknik analizini yapmak doğru olmaz, çünkü ortamın çok gergin olduğu her derbi maçı aynı şekilde geçiyor, sağolsun suyun öte tarafı o kadar geriyor ki ortamı bu yüzden bu gerginlik hakem ve oyunculara da yansıyor, o yüzden bu maçın taktik analizini yapmak hiç sağlıklı değil ama benim genel gözlemim şu ki sezon başından beri rotasyon yapmadığımız/yapamadığımız için sezon sonu ilk 11 oyuncularımızda yorgunluk ve performans düşüşleri görüyoruz, rakibimizde ise kadro derinliği bizden fazla ve buraya kadar rotasyon yaparak geldiler, şu anki durumda performansları bizden yüksek ama bizim şu anki durumumuz bizi şampiyon yapmaya yetecek durumda, umuyorum ki önümüzdeki sene kadro derinliğimiz daha fazla olur ve en azından lig maçlarında rotasyon yaparak oynayabiliriz

gs Vector Logo

sahadaki 22 oyuncu bir kafese sıkışmış gibiydi. 30 bin polisin olduğu ortam öyle olur zaten. şut çekeni, çalım atanı, kaleye gideni dövüyorlardı sanki. kendi takımım hakkında konuşacaksam kanat oyuncularımızın yeteneksizliği ve akılsızlığı, bazı oyuncularımızın yorgunluktan sebep form düşüklüğü, ortamın gerginliğinden mi nedir aşırı heyecanlı bazı oyuncularımız dolayısıyla hiçbir şey oynamadan derbiyi tamamladık. evet hiçbir şey. iyi defans yaptık sadece.

iki takımın da negatif sonucun etkisinden korktuğu ve futbol namına olumlu en ufak şeyin var olmadığı bir iklimde oynanan maç.

maça dair konuşulacak hiçbir şey yok. fenerbahçe dakikalar geçtikçe biraz daha baskı kurup belki sürpriz bir gol çıkartmak istedi o kadar. gol yediğimizde daha çok şey kaybedecek taraf bizdik, işin matematiği çok basit. berabere bitti ve puan farkı pratik olarak 7'te çıktı. yenildiğimiz senaryoda hem rüzgarı hem de farkı ciddi anlamda kaybedecektik. kalan 12 maçın 3'ünde berabere kalsak ve fenerbahçe tüm maçlarını kazansa dahi şampiyon yine biz olacağız, bunun bilincinde oynamak da oldukça mantıklıydı. ayrıca gereksiz tartışmaların, kaosların içine kendimizi itmediğimiz; sakin bir maç oynanması da oldukça olumlu. fenerbahçe kendi kendini yine bir çıkmaza itti, burada da görevimizi iyi yaptığımızı düşünüyorum.

buradan sonra ipler yine bizim elimizde. 4 maçta puan kaybetmediğimiz anda şampiyonuz. ki bana kalırsa birkaç hafta kazanmayı sürdürürsek fenerbahçe de kırılacaktır. sahada iki takım vardı, birisi birlikte olmaktan ve bulunduğu konumdan mutlu, gururlu insanlardan kuruluydu. diğer takım ise ruh hali, yüz ifadesi, oynayış biçimi olarak hem korkak hem de olabildiğine cesur davranmak zorunda olan zaruriyetten hareket eden bir insan grubu gibiydi. sezon sonunda bu maç belki hiç hatırlanmayacak fakat yenilmemenin yenmek kadar önemli olduğu bir virajdan hasarsız çıkmak oldukça olumlu oldu.

yabancı hakem konusuna da ayrı parantez açmakta fayda var. slavko vincic'in yönettiği derbide top oyunda 41 dakika kaldı, seyir zevki sıfıra yakındı, lüzumsuz denebilecek pek çok kararla oyun yine sık durdu. hakem uzatmalarda dahi başıma iş açmayayım diye lehimize de olsa maçı erkenden bitirip derdi kafasından savma amaçlı hareket etti. demek ki neymiş, sorunun çözümü yabancı hakemi gökten getirmekte değil; zihniyeti ve ortamı değiştirmekteymiş. birkaç ay önce şampiyonlar ligi finali yöneten hakem dahi başıma iş açmayayım zihniyetinde cüneyt çakır şekli maç yönetiyorsa şapkayı herkesin önüne koymasının zamanı gelmiş demektir. plan tutmadı, tutmayacaktı da zaten.

gs Vector Logo

maç öncesi totem amaçlı yazmayayım, yorum yapmayayım dedim. bu bakımdan şimdi yazacağım.
başlangıç olarak beklediğim kadro çıktı bizim adımıza. neler verebileceği bu kadronun belliydi ve bence tam olarak aldık. kreatif adam eksikliğimiz var. yunus, mertens, icardi, keram aktürkoğlu gibi nerede ne yapacağı, hangi pası nasıl vereceği belli olmayan 1 adet adamımız yok. bu yüzden sistem takımı olmak zorundayız. beklerimizin ikisinin pas ve orta kalitesi belli bir seviyeye yükselmeli.
bu maçta da gördük ki fizik gücümüz, mücadelemiz ve defansif aksiyonlarımız iyi. hücumsal varyasyonlarda eksik kaldık.
sara mesela ne oynadı bu maç? hani bizim için hat kırıcı pas atan adam lazımdı ve o yüzden sara'ya gitmiştik. bir kere ekarte olup da dikine sert pas atamadı. bu da barış ve sallai'nin etkisinin azalmasına sebep oldu.
fener savunması sürekli sağ kanada ittirdi bizi. bunu söyledik daha önce. güçlü yanı sol tarafları. biz buna göre eren-barış hattını işlemek zorundayız. maç genelinde 2 kere oradan olgunlaştırdık atak. birinde de barış faul alıp çağlar'a kart yedirdi. o kadar ağır pas yaptık ki soldaki kara deliği görüp işleyemedik. fener zaten beraberliğe gelmiş. bir kere risk alıp savunmasını açmadı. sürekli üçlü durup geriyi altılı kontrol etti. biz ise sürekli ikinci topları topladık ama atak olgunlaştıramadık. hakem de burada etken oldu bence. ne zaman sırtı dönük adama pres yapsak faul verdi. hele bir şımanski-lemina ikili mücadelesi var sanırsın prenses caroline ile temas etti lemina. bizim zaten alametifarikamız rakibin sırtı dönük oyun kurucusuna sert ve şok pres. bu pres ile kapılan toplarda da sersem yakalanan rakip savunmasını aşmak. ama hakem izin vermedi ki. hakem gerçekten berbattı bu arada. birincisi daha ilk 10 dakika içinde sallai'nin ayağına bir kere basan, iki kere çekmeli faul yapan rakip sol stopere kart dahi göstermedi. gitti osimhen'e kel alaka bir temas yüzünden sarı verdi. ceko hakemi aldatmaya yönelik 2 kere attı kendini. sarı göremedik bu pozisyonlarda. ille ceza sahası içinde olması gerekmiyor hakemi aldatmaya yönelik hareketin.
asıl en önemli hatası osimhen'e skriniar'ın yaptığı orantısız kuvvet uygulamasına çalmadığı penaltı. osimhen havaya kalkmış, topa vuramayacağı kesin olan skriniar hatta topa dahi bakmadan direkt rakibi bozmak için amerikan futbolu tarzı omzu osimhen'in karnına indirdi. oshim'de havadayken nereden geldiğini şaşırdı. ancak bırak penaltıyı dönüp bakmadı bile hakem oraya. 49 dakika top oyunda kalmış. e hani türk hakemi diyordunuz, e hani türk var diyordunuz. ne değişti? tabi rakibe sorarsak adalet gelmiş. nasıl gelmiş? köşe vuruşunda yabancı madde atılmamış. bu kadar saçma bir savunma olabilir mi? hiç mi avrupa maçında yabancı madde atılmıyor? en güvenli lig premier lig mi? orada bile atılıyor.
sonuç olarak iki takımda ne yapması gerektiğini bilerek oynadı. fener açılmadı gol yememek için. biz de 6 puan avantajıyla berabere kalalım ne denize girelim ne kıçımız ıslansın yaptık ve bana göre istediğini alan biz olduk.
şunu da çıkarabiliriz. okan hoca da ne isterse onu alır ya da almaya çalışır. biz yeri geldi mertens'i bile 6 numaraya koyan bir hoca izledik. maçı almak için çok gereksiz riskler alan bir takım da izledik. aynı durumda biz olsaydık bu maçta belki mağlup olurduk ancak her daim saldırmaya çalışan, üretmeye çalışan olurduk.

riski fenerin almasını beklediğimiz ancak almadığı için bir kısır döngüde tamamlanan bir maç oldu. kazanan yok ancak kazançlı çıkan var, o da biziz.

yalnız dün gündüz çok rahatım naraları atmama rağmen stresten son 15 dakika soğukta yürüyerek ve kulaklıkları takıp müzik dinleyerek geçirdim, daha doğrusu geçirmek zorunda kaldım.

bu ortamı her kim ki bu seviyeye getirdiyse allah bin türlü belasını versin. şimdi insanlar maç izlerken kalp krizinden neden ölüyor çok daha iyi anlıyorum. bu yaşananlar tam anlamıyla delilik ya. bunun artık önüne geçilmesi lazım.

neyse, çok kritik bir eşik aşıldı. sırada hala kritik deplasmanlar var. bundan sonraki strateji muhtemelen defansif anlamda daha stabil gitme yönünde olacaktır. bu da hücumda etkinliğimizi azaltabilir.

avrupa maçları da olmayacağı için daha diri ve maçlara daha hazır olacağımızı ümit ediyorum.

bu maç sonuyla ilgili biraz daha sakin düşününce aslında fb'nin ne kadar düştüğünü çok daha net anlıyor insan.

adamlar şaka maka "bakın görüyorsunuz yabancı hakem olunca böyle oldu" diye güle oynaya anlatıyor büyük bir başarı elde edilmiş gibi. bildiğim birçok fb taraftarı da benzer soruyla tepki veriyorlar: "ne oldu?" diye. bizi mi yendiler? hayır. berabere kalabildiler. bizden öyle korkmuşlar ki önlem alacaklar diye anadolu takımı kafasıyla kapanıp hızlı geçiş oyunu ve duran top planlamışlar. ki biz pek de iyi bir dönemimizde değiliz şu sıralar. buna rağmen bizi oynatmamak üzerine oyun kurdular. ve başardılar. bunun sebeplerinden biri de bizim doğru düzgün hücumda planımızın olmaması oldu tabi. neyse, yabancı hakem olunca böyle olmuş. kazanamamışız. eh kendileri de kazanamadı. hatta biz avantaj elde ettik. oysa ki hakem maçın genelinde fb lehine takıldı maçta.

yani alt metinde aslında şunu demek istediler: "türk hakem olsa kesin yeniliyorduk ama yabancı hakem sağolsun berabere kalmaya gücümüz yetti anca." ne kadar ezikçe bir düşünce. sonucu bize yarayan bir maç sonucunda kendileri karlı çıkmış gibiler. beraberliğe göbek atmadıkları kaldı.

19 mayıs 2024 galatasaray fenerbahçe maçı sonrası "nasıl yendik ama. gerçek şampiyonu şerefsizlere haysiyetsizlere gösterdik" diye açıklama yapmalardan geldiklere yere bakın: "yaaa yabancı hakem olunca gördünüz n'oldu! yenemediniz bizi."ye geldiler.

baya baya kaybetmediklerine sevindiler.

o değil de mourinho'dan bir teknik direktörlük şovu beklemiştim ne yalan söyleyeyim. özellikle kendisiyle dalga geçmemizden sonra hırs yapmıştır diye düşündüm. ama adam ismail kartal performansı gösterdi. maçın ilerleyen dakikalarında talisca'yı oyuna alıp sağ kanada koydu. irfan can kahveci olsa bize sorun çıkarabilirdi. o değil bizim kaan'ın son dakikalarda hediye ettiği korneri de talisca kullandı, topu kaldıramadı bile adam.

öyle bir teknik deha bu mourinho. ben bile beklentilerimi yüksek tutmuşum. akl-ı selim fblilerin halini düşünemiyorum bile.

üzerinden bir gün geçip de maça ve lig tablosuna, yaşananlara ve yaşanması muhtemel şeylere geniş pencereden bakınca 0-0 gayet iyi bir skor diyorum.

şampiyonluk yolundaki tek rakibinden 2 maçta bir gol yedin o da saçma bir penaltıdan. üstelik 6 puan+averajla öndesin. kadayıf üstüne dondurma resmen.

bunun haricinde yapılanlar herkesin malumu. bizi aşağıya çekmek için yapılmadık şey kalmadı. yönetimimiz kötü. rakibimizin kalbi kötü. bütün bu panoramada lider ve namağlup ilerlemek çok güzel.

şampiyon olup yaz transfer dönemine odaklanacağız.

okan hocaya mayısa kadar destek olmak çok önemli.

gs Vector Logo

doğru yanlış bilmiyorum ancak gayet olası geliyor. şimdi bunlar bizi yenip sahanın ortasında göndermeli pasta kesip maç sonu sahada eğlence yapmayı planlıyor. bunun için 30 bin polisi stada yığıyor.
olası mı, olası. bunlar şeytan, bunlar yılan. bunların planları ellerinde patlasın, allah bunlara gün yüzü göstermesin.
biz sahanızda karanlıkta kaya kaya kupa kaldırdık, plansız programsız. spontane gelişti.
souness sahanızın ortasına bayrağı dikti, yine spontane. elin iskoçunun içinden geldi taktı bayrağı gitti.
bu işler doğaçlama olur, öyle planlı programlı hinlik yapmaya kalkarsan mabadında patlayıverir.
bir de bizden örnek vereyim, geçen sene 0-1 yenildiğimiz fener maçı. bak o kadar hazırlık yaptık, elimizde patladı.
o zaman, pilan yapmayin pilan.

kazanmamız gerekirken çok kötü bir futbolla berabere kaldık. kimse kendini beraberlikle teselli etmesin bence. bizi fenerbahçe'den ayıran şey asla vasata tahammül etmeyişimiz.

galatasaray tarihinin en pahalı transferlerinin yapıldığı sezonda bu kadar kötü futbol izlememiz tamamen teknik direktöre yazar.

« / 138 »
Kayıt Ol