maçtan evvel hezimetler 6 lar konuşuluyordu.beraberlik bizim ağa'nın işine yarar yazdım diye bir tomar laf işittim.böyle olacağı belliydi gerekçeleri ile yazmıştım.heryere kazanacağız yazan vatandaş sezon başı mou halleder yazıyordu her başlığa.o sezon bu sezon basligi da yok oldu.yeni sezona bakacağız artık bu sezon kapandı arkadaşlar.mou ile iyi uykular tatlı rüyalar.
galip gelinecek maçtı.
yazık oldu.
tüm ülke gördü adil yönetimi. biri hariç.
bundan sonrası yol uzun. köprünün altından çok su akar.
mou sanki avrupa'yı hedefliyor. ama biz ligi de istiyoruz.
yenemiyorsan, yenilmeyeceksin de bir sonuç. iyi ya da kötü.
biz iyiye yoralım iyi olsun...
ayrıca orayı kadıköy'e çeviren taraftarımıza da helal olsun.
dün mourinho, insanla ortak atadan gelen maymunları anmıştır; evrim sürecini bilmektedir 👍
dün maçtan önce, 60'larda olması gereken nabzım 100'lere dayanmıştı. uzun zamandır bir maç öncesi bu kadar heyecan yapmamıştım.
namağlup lideriz, şikeci ve ırkçı rakibe 6 puan taktık, ikili averajı aldık. psikolojik üstünlük zaten bizdeydi, hala bizde. neyse ki açgözlü, şımarık, tatminsiz, doyumsuz, sabırsız bir galatasaray taraftarı değilim. maçın sonucundan memnunum. bu maçtan, istediğimizden daha azını aldık ama daha kötüsü olmadığı için şükrediyorum artık.
bundan sonra önümüzdeki maçlara bakmamız lazım.
orta sahadaki herhangi bir faul veya taç kararında bile iki kulübenin fırladığı maçtır. maçın psikolojisini öyle anlatayım. zaten bu derece bir gerginlik ve stresle futbol oynamak çok zordu, iki takım da oynayamadı.
sonucunda galatasaray aradaki puan farkını 6'dan 7'ye çıkardı. bence hem puan olarak hem de maçın senaryosuna bakarsak kaybedeni fenerbahçe oldu. bunu şunun için diyorum: iki takımın da doğru düzgün hiçbir şey üretemediği maçta yine de fenerbahçe gol için daha fazla aksiyona girdi. şahsen ben bu maçta beraberliği hiç düşünmesem, tamamen galibiyete odaklansam da matematiksel olarak düşündüğümde ve sahadaki futbola baktığımda beraberlik galatasaray'ın kazanımı oldu. hoca da böyle düşünüyor zaten.
bu arada eğer dışardan bir göz olarak bu maçı yorumlarsam ciddi fenerbahçe eleştirirdim. galatasaray zaten haftalardır formsuz, bunun yanında psikolojik olarak da çok stresli ve kırılgan bir dönemden geçiyor. bunların da üstüne ilk 11'inde daha geçen hafta yarım saat top oynamış 3 tane adam var. yani burada 6 puan gerideki takımın çok daha fazla şey göstermesini istersin. tam tersi, mourinho dakika 70'te kontak kapattı. beraberliğe okeyim, dedi. amrabat değişikliğinden sonra fenerbahçe de tamamen üretimden uzaklaştı.
ben açıkçası bizim takımdan yana çok şaşkınlık yaşamadım. sara'nın formsuz olduğu, kanatların da sallai-barış ikilisi olduğu bir takım zaten çok zor üretir. kaldı ki sara formda da olsa 4-3-3 bu kanatlarla zor üretir. dolayısıyla bu noktada şaşırılacak bir şey yok. okan hoca da zaten ''beraberlik bizi çok bozmaz'' kafasındaydı. bizim için sevindirici gelişme şu ki en azından takım dengeli. yeni eklenen isimler ve bu orta saha üçlüsüyle çok daha dirençli ve dengeli bir hale gelmişiz. bence ligin kalan fikstürü için bu direncin artmış olması çok önemli. üretim sıkıntısını yunus, mertens, morata, ahmed gibi isimleri ekleyerek ve sara'nın da fiziksel olarak toplamasıyla aşacağımızı düşünüyorum. zaten biz bir şekilde gol atıyoruz, yeter ki yeme işini bitirelim artık.
son bir sözüm de galatasaray tribünlerine. bence gayet iyi bir sınav verdik maçta. maçın başı ve sonu dahil takımı düşürecek hiçbir şey yapmadan, herkes elinden geldiğince destekledi. kaldı ki bu tip bir maç iç saha tribünü için çok zordur. çok kritik maç, 0-0 gidiyor, iki takım da bir şey oynamıyor ama bir gol olsa rakip atacak gibi yani dolayısıyla gerginlikten artık saçma sapan şeyler yapılabilirdi. hiç olmadı. herkes gayet bilinçli şekilde izledi maçı. tam tersi bu tip maçlar deplasman tribünü için çok iyidir. 0-0 gittikçe deplasman tribünü cesaret alır, yükselmeye başlar ancak dün karşı taraf meşale atmak dışında hiçbir şey yapmadı.
2 seyi cok ozledigimi anladigim mac olmustur.
birincisi askimiz. sahada yurumesi bile ayri mutlu etti. askin olayim diye haykirmayi ozlemisiz.
ıkincisi de mario lemina. melo tarzinda olmasinin yani sira 5 6 yil oncesinin noltaljisini yasadik.
bunlar disinda macta guzel olan neredeyse hicbir sey gormedim diyebilirim.
67.dakikada duran toptan gelen fenerbahçe tehlikesinde üst üste gelen üç şut (bir tanesi iteleme) hariç maçın toplam xg değeri 0,42.
galatasaray 0,12-0,30 fenerbahçe.
fenerbahçe muhteşem xg sağlamış diyenlere fazla bakmayın. o değerin tamamı 67.dakikada gelen kornerde önce djiku’nun kafası (0,13), sonra dzeko’nun itelemesi (0,58), en son tadic’in hamlesi (0,53). dolayısıyla baskın oynama, pozisyona girme falan gibi bir durumları yok. galatasaray istediğini sahaya koyamamıştır bu doğru ama fenerbahçe de geride 5 çakılı adamla oynamak dışında bir şey yapmadı. korkarak geldiler, korkarak oynadılar, son dakikalarda bile risk almadılar.
galatasaray kanatlardan sıfır değil eksi katkı aldı. aldıkları topları iyi kullanmayı bırakın, çoğunu kaybettiler. sara’nın fiziksel durumu felaket. haliyle bu maçta gol atmamız çok zordu.
barış sallai frankowski sara hep bu kadar formsuz olmayacak, yunus jakops morata gelecek. belki mertens sonradan girdiği maçta katkı sağlayacak.
bu sebeplerden dolayı beraberlik bizim için iyi oldu. en formda fenere, formun dibindeki galatasaray yenilmedi.
kötü formumuza ve binbir türlü organizasyona rağmen kazasız belasız atlattığımız maç.
ligin bitimine 12 maçımız kaldı, 9 galibiyet ve 3 beraberlik bizi rakipten bağımsız şampiyon yapmaya yetiyor. fenerbahçe'nin olası puan kaybında ya da fikstür ilerledikçe bu hesaplar daha da değişecek. ilaveten psikolojik olarak bu maçta yenilmemek önemliydi. fenerbahçe yine gazlanıp da "geriden gelecek" denirken, sallantıdan öte bir form durumundayken bu maçı böyle atlatmak puandan bile değerliydi...
gerisinde konuşacak çok şey olmakla beraber, sadece bu karın ağrısı dindiği için memnuniyetimi bildirerek bitirmek en güzeli.
düşük tempo, kısır ve kabız futbol izlemek zorunda bırakıldığımız sıradan derbi maçı. neyse ki hiçbir şey oynamadığımız, daha doğrusu, bırakın pozisyonu kaleye şut dahi atmadığımız maçtan 1 puan alıp rakibe karşı avantajımızı korumuş olmamız sevindirici.
formsuzluğumuzun baş gösterdiği ve sakatlıklar-eksiklerle boğuştuğumuz bir dönemde, asıl fenerbahçe'nin galibiyet için saldırmamış olması konuşulması ve kamuoyunda yer bulması gerekiyorken biz okan hoca'ya "neden oynatmadın takımı?" diye eleştirilerde bulunmamalıyız diye düşünüyorum. yine de göztepe kalecisi iken 30 metreden gelen şutta topu sektirip içeri almışlığı olan irfan can eğribayat kaledeyken kaleyi daha çok deneyebilirdik. nitekim 6 puanlık fark elimizdeyken şu maçı almış olsak puan 10'a çıkacaktı bir nevi. bu avantajı ve şansı hiç kullanmadık veya kullanmak istemedik.
okan hoca'ya özellikle teşekkür etmek istediğim konu nihayet artık mertens'i kesmesi gerektiğini görmüş olması. bu sayede orta sahada çok daha yüksek mücadele gücüne sahip olduk. mertens yerine ilk 11 başlayan lemina sahanın her yerindeydi. hele bir pozisyonda dzeko'dan geride başlamasına rağmen müthiş bir koşu ile yetişip topu kapmışlığı var ki ekran başında ayağa kaldırdı bizi (daha sonra ofsayt verildi).
maçın genelinde sanki gol atma ihtimali daha yüksek olan fenerbahçe'ymiş gibi bir tablo vardı. nitekim üst üste korner buldukları dakikada da muslera golü önledi. bunun dışında maçın neredeyse tamamı orta saha mücadelesi şeklinde geçti. davinson, lemina ve eren elmalı pozisyonları ve çabaları ile öne çıkan isimlerdi bence.
yabancı hakem konusunda diyebileceğim pek bir şey yok, bence olaysız bir maçtı ve kendi standardında bir yönetim uyguladı. türk hakem olsaydı da pek farklı kararlar görmezdik diye düşünüyorum.