skordan bağımsız okan hocanın yaptıklarıyla, yapamadıklarıyla benim gözümde ortalamanın altında bir performans sergiledi.
şu maçta yunus yedek soyunsa, skoru elimize aldıktan sonra dakika 60 civarı oyuna girse kontralarda çok tehlikeli olabilirdik.
bizim takım neden top çevirip oyunu soğutamıyor bir türlü anlayamıyorum.
sara'nın yanına bi tane daha top tekniği yüksek olan adam olsa tadından yenmez.
1-0 değil, normalde 2-0 bitmesi gereken maçtır.
nizami bir golümüz var denilen sözde teknoloji kullanılarak iptal edildi.
takım belli ki çok gol yeme olayını bir travma haline getirmiş, getirmeli de. sakarlık daha azdı bugün, gol yemeden maç tamamlamak sevindirici.
ısıtıcıların açılmadığını, açıksa da etkili olmadığını düşündüğüm maç. en son güney üstte bir kişiyi kalıp olarak sırtlanıp metroya götürüyorlardı*.
uzun bir aradan sonra disiplinli bir oyuncu grubu izledik. iyi ya da kötü oyundan bağımsız önemliydi ajax maçı öncesi bu işareti almamız.
ilk maç, ilk galibiyet. eşim ve çocukluk aşkım bir arada mükemmel bir gün geçirdim. yolun sonu şampiyonluk olsun.
maçın istatistiklerine bakarsak:
galatasaray---------------------------------konyaspor
topla oynama %58--------------------------%42
şut 9/18---------------------------------------0/7
xg 2.29----------------------------------------0.34
rcs topla buluşma 30-------------------------10
pas 346/410----------------------------------196/279
pas isabeti %84------------------------------%70
orta 4/20--------------------------------------3/22
ofsayt 2-----------------------------------------2
korner 6---------------------------------------- 2
faul 15-----------------------------------------18
rakip yarı sahada pas 169/219---------------92/154
rys pas isabeti %77---------------------------%60
hava topu 29/43-------------------------------14/43
top kapma 15/18-------------------------------8/14
10+ pas dizisi 9---------------------------------0
ve son olarak topun oyunda kalma süresi 48 dakika 4 saniye.
maç değerlendirmesine geçersek de,
ilk yarı istediğimiz bir oyun ortaya koyamadık. penaltı pozisyonu dışında, ki onu da osimhen yoktan var etti, net pozisyon bulamadık. hatta şut bile çekemedik desek yeridir. bu sürede mücadelesini elden bırakmayan ve bir şeyler yapmak için çabalayan sadece iki oyuncumuz vardı: barış ve osimhen.
konyaspor ise orta sahayı çok çabuk geçerek zor anlar yaşattı ama belli bir yere gelip sonrasını yapacak yetenekte olmadıkları için tıkanıp kaldılar.
ikinci yarının ilk 5 dakikası ise tıpkı ilk yarıdaki gibi kötü bir oyun vardı. yusuf erdoğan'ın sağdan 60-70 metre top sürüp ceza sahamıza kadar gelmesi bir hayli sinirlendirmişti beni. muslera açıyı iyi kapatmasa veya yusuf biraz daha içe kat etse muhtemelen golü yemiştik.
50. dakikadan sonra ipleri tamamen elimize aldık. rakibe uzaktan şut imkanı tanıdık ama her seferinde bloklamayı başardık. bir iki cılız atak dışında bir şey üretemediler. biz ise kaan ve osimhen'le birkaç fırsat yakaladık ama kaleciye takıldık. gol de attık ama bu sefer de var hakemine takıldık çünkü buz gibi golü yediler.
sözün özü, ilk 50 dakikalık performansı bir kenara bırakıp, sonraki dakikalara odaklandığımızda iyi bir maç çıkardığımızı söyleyebilirim. ilk 50 dakikayla birlikte genellersek de vasattık.
ayrıca bu maçtaki galibiyet elbette önemliydi ama en önemlisi de hem gol yememek, hem de eski maçlara nazaran pek gol şansı vermemekti. bunu kısmen başardığımız için mutluyum. umarım takım halinde defans yapmayı alışkanlık haline getirerek gol yemememe serisi başlatırız.
cumartesi sabah 7'de evden çıkmamla başlayıp, pazar sabah 3'te eve girmemle sona eren maç.
bir hafta on gündür yaşanan krizi bitirmese bile pause tuşuna basmış olmak bile çok değerliydi.
bilet için uanil2'ye, 4x4 ağırlaması ve müthiş sohbeti için canım sisli meydanlarinda dolasan'a, müthiş enerjileriyle hem maçı hem de envai çeşit duyguyu maç boyu yaşattıkları için lecce ve saz arkadaşlarına , ayrıca bir şekilde kazanmayı başarıp içinde olduğumuz krizi daha da büyütmeme başarısı için futbolcu arkadaşlara yürekten teşekkür ederim...
dünkü maçta muslera,jacobs, davinson, barış ve osimhen'i beğendim. kaan, oyunun pek içine girmese de özellikle ikinci yarı faydalı ve akıllıca oynadı. torreira'yı yine beğenmedim, ne oynadığı ne yaptığı belli değil. sadece birkaç pozisyonda pas arası yaptı, savunma yapmayışının çok göze gelmemesinin sebebi de kaan'dı bence. yunus ilk yarı şovmen, ikinci yarı ise faydalı oldu. özellikle pasör özelliğini kullanınca çok daha etkili oynadığını attığı paslarla gösterdi. ben, yunus'un yerinde olsam barış ve osimhen gibi sürekli deplase olan iki isme yemem içmem servis yaparım. okan da eşek değildir artık uyarır zira herkes bu durumun farkına vardı. sallai, savunma kısmında fena değildi ama yusuf gibi ortalama bir kanada dahi zaman zaman geçiş izni verdi, bunu pozisyon bilgisi de etkilemiş olabilid tabii haksızlık etmeyelim ama sallai, sağ bek olunca neden savunmacı bir sağ beke evrildi, hocanın isteği mi bilemedim. fiziği yeterli ama hücumda yok, sağ bek kangrenimiz sürüyor kısaca. abdülkerim'i de vasat buldum. sol stoper yedeği şart bize..
kenardan gelen ahmet kutucu, maçı kaybetmemize sebep olabilirdi kırmızı yemiş olsa okan niye yeni transferi hemen oynatmazın açıklaması gibi oldu maalesef. sara'yı özlemişiz ama bıraktığımız sara'dan uzak gözüktü, düzelecek inş. berkan yine enerji kattı. jelert'e maç başı bonus falan kazandırıyoruz herhalde son dakika girmese ne olur bilemedim.
nelsson'u da kazanmalıyız bu arada muslera ile tribünlerin bir araya gelmesi, uzun süredir ilk defa kaleye gelen toplarda nedendir bilinmez endişe etmedim, öyle bir enerji aldım. nelsson için de bu enerjiyi açığa çıkarmalıyız.
okan'ın yeni oyuncularla daha iyi olacağız açıklamasına da katılmıyorum, bu takıma doğru oyun oynatmak için yeni transfer şart mı? rakip konyaspor.. kendine gel burası galatasaray!