metehan baltacı oyuna girerken öylesine kendinden emin bir yüz ifadesi vardıki inanıyorum o da en az ekran başındaki benim kadar ne için oyuna girdiğini anlamadı.

son 15 dakikalık sekansıyla muhtemelen son 4 senenin en ezik futbolunu oynadık.
özellikle ikinci golü bulamadığımız anlarda hoca'nın yaptığı hamlelere anlam vermekte güçlük çektim.
maç 3-0 olsa "hoca liverpool maçı için birşeyler deniyor" diyebilirdim ama 1-0'ken ve baskı yiyorken yaptıkları gerçekten çok ilginç geldi.

akılların kaldığı liverpool maçı öncesi ligin kalburüstü takımlarından birini yenip sakatlık vermeden 7'de 7 ile başladık. oynanan futbola göre çok ekstra bir 3 puan kazandık. hatta galatasaray'a şampiyonluk kredisi bile sağlar bu 3 puan. bunlar olumlu taraf elbette. olumsuz taraflara gelirsek, sahada gördüklerimiz ise ürkünçtü. bu takım çok acil toparlanmazsa puan kaybetmeye başlayabilir. ha yine şanslıyız. fenerbahçe'nin durumu tamamen belirsiz. beşiktaş ile hemen liverpool maçı sonrası sahamızda karşılaşarak aradaki puan farkını 9 puan yapma fırsatı geliyor. fırsatlar, erken kırılma noktaları lig açısından tamamen elimizde.

gs Vector Logo

macta rezildik zaten onu konusmaya gerek bile yok ama benim aklim son dakikalardaki davinson'un rezaletinde kaldi. o topa nasil kafa vuramazsin kardesim? adam bombos kacirmasa su an puan kaybiyla donmustuk alanya'dan.

gs Vector Logo

konser sebebiyle izleyemediğim maç. uzun yıllardır ilk defa bir galatasaray maçı kaçırdım ve hayatımdaki bütün şansı kullandım sanırım. evde izlesem cam çerçeve indirirmişim, onun yerine skoruna baktım, kazanmışız. üstüne kafa dağıttım ohhh mis.*

tavsiyem; unutun geçin. belli ki kimsenin aklı bu maçta değildi. özetlerden ve yorumlardan anladığım kadarıyla maça gelenler sadece uğurcan ve singo'ymuş. onlar da bir şeyler ispatlamaya çalışan futbolcular. kazanıp geçmişiz. salı günü ak kara belli olur.

frankfurt maçından daha kötü oynadığımız maç. istatistikler de bunu doğruluyor. o maçta kaleye gider şutların hepsi gol olmuştu. bu maçta uğurcan bunu önledi. en son ne zaman rakibin üçte biri kadar şut attığımız, hiç korner kullanmadığımız bir maç olmuştu hatırlamıyorum.

belki de takım o maçı unutturmak için bu maç böyle oynadı :(

top yaklaşık 63 dakika oyunda kalmış. bizim oynamaya çalıştığımız maçlarda genelde 50-52 dk oyunda kalıyor top. bizim takimimiz oyunu soğutmayı beceremiyor.

hagi'nin oğlu sahada kendisi tribündeydi duygusal bir an yaşayamadık, 7/7 ile kulüp rekoru kırdık sevinemedik. işte öyle bir maç.

youtube

bu maç için başka hiçbir yorum analiz yapamıyorum. 1-0 kazanmamız gerçekten mucize.

gs Vector Logo

4 yıldır ilk defa maç sonu utandığımı hissediyorum. avrupa'da da hezimetler yaşadık, yaşıyoruz ancak bu bambaşka bir seviyeydi. anlatılmaz yaşanır.
alanyaspor bilmem kaç dakika bizi 20 metreye hapsetti. oyunda hem de baba stoperlerin ve oyun kurucuların varken. bunun neticesinde uğurcan'ın içine prime muslera kaçmış olacak ki puan alabildik.
koskoca maçın sadece 10 dakikası istediklerimizi yaptık. o dakikalarda da golü bulduk. sonrası kara bir delik misali gireni çıkanı fark etmeksizin kötü oyunla içine çekti.
hoca hamlelerde geç kaldı, yanlış yaptı. elle tutulur tek hamlesi abdül-jakops değişikliği oldu.
osimhen ve metehan neden girdi, ne vereceklerini düşündü?
topu alıp kuramıyorsun, savunman altı pasa doğru gerilemiş hala daha icardi'yi oyunda tutuyorsun. sane formsuz görüyorsun çıkarmak için çok bekliyorsun. maç önü 0-1 olsun bizim olsun demiştim. ama maçı kafamda oynarken en azından orta sahada top yapan, rakibe topu verince iyi kapanan bir galatasaray hayal etmiştim. biz topu verdik ama delik deşik olduk. ikinci topların hepsini süpürdü alanya. madem böyle bir durum olacak beğenilmeyen kaan ayhan'ı oyuna alsan en azından +1 olurdun orta sahada. maestro delik deşik etti orayı. toplu topsuz oyunda her oyuncumuza üstün geldi.
ilkay bir ara isyan etti başkanın da anasını diye bağıracak zannettim. adam kendini yırttı kazanılan toplarda. ancak sürekli hatalı paslar verildi.
yani bu maç allah korudu ama liverpool maçı için kan görüyorum, vahşet görüyorum. olay yenilmek değil bilakis gol yiyeceksin de. ama o gol sonrası hala takım olduğunu hatırlamak zaruri.

izlerken sinirlenmediğim, sinirlenemediğim maçtır. son bölümlerde sadece gülümseyebildim sinirden.
(bkz: 30 eylül 2025 galatasaray liverpool maçı) aklıma geldi güldüm.
mauro icardi sağolsun yine bir şekilde bizi beladan sıyırmayı başardı. uğurcan çakıra keşke bu kadar iş düşürmeyecek bir maç oynasaydık ama kendisinin özgüvenini de yeniden kazanmasını sağlayacak kariyer maçlarından birini oynamasına çok sevindim.
umarım hoca gerekli dersleri çıkarmıştır diyeceğim ama teknik taktik bir yere kadar. takım sahada yürüyor.

« / 51 »
Kayıt Ol