takımın city’den fazla korktuğu maç. sane ve lemina dışında herkes tırsmıs. korkudan yapabildiklerini de yapamıyorlar.
barış açık alanda bernardo silva’yı yakaladı. silva’nın üzerinde anadolu takımı forması olsa 3 kere yanından atıp gitmişti. geri döndü. osimhen’i, apo’su vs hepsi aynı durumda.
sahaya çıktığımız merkez üçlü süper lig için bile tartışılır bir durumdayken manchester city deplasmanında fazlaca sırıttı. sane ilk yarıda etkili olmaya çalıştı hatta rakibe kafa tutan nadir oyunculardan biriydi. onun dışında city kalite farkıyla maalesef çok önümüzde olan bir rakip. ilk yarıda sahada bizim adımıza en kötü oyuncu ilkay.
(bkz: 28 ocak 2026 manchester city galatasaray maçı)
herhangi bir taktiği olan herhangi bir takıma olduğu gibi yine yaptığımız tek şeyin defanstan rastgele şişirilen toplar olduğu maçtır. yıllardır değişmedi, az biraz top oynayan takım olunca tek taktiğimiz at topu finke oluyor maalesef.
abdülkerim’in haaland’ı yakalaması zaten imkansızken bire birde neden bu kadar yakından savunduğunu anlayamadığım maçtır. neden haaland’a yetişemiyorsun demek acımasızlık olur ancak neden bu kadar yapıştığını sorgulamak gerekir diye düşünüyorum.
net görülen tek şey. önde baskı dışında hiçbir şey işe yaramıyor. hayır ön alan baskimiz işe yararken neden daha çok denemedik. okan buruk'a tek kızdığım nokta budur bu maç özelinde.