rakibe göre yaşlı kadromuzla 127,2 km koşmuşuz.
city ise 131.7 km koşmuş.

city bugün gerçekten odaklanmıştı. bu onlar için dahi yüksek bir koşu mesafesi. daha önceki maçlarda bu kadar koşmamışlar.

gs Vector Logo

ne oynadığımızı, nasıl bir oyun planına sahip olduğumuzu kimsenin anlayamadığı maç. derin savunma yaptık mı? hayır, yapmadık. peki önde baskı yaptık mı? hayır, onu da yapmadık. dünyanın en iyi set oyununu oynayan rakipten 2-3 tane geçiş atağı yerken biz hep sete oturmaya çalıştık. anlam veremedik.

eğlenceli bir maçtı. futbolcuların eğlendiğini görebildik. bence ellerinden geleni de yaptılar. mücadele etmediler diyemem.ilk 24'e kaldık. umarım juventus ya da athletico maçında da keyifli bir mücadele izleriz

gs Vector Logo

öncelikle belirtmeliyim ki yangın yapılamayacak maçtı. ben çok rahat bira içe içe izledim. herkes olabilecek senaryonun farkındaydı. haaland, doku, çerki gibi oyuncular can yakacaktı zaten. seviye olarak çok üst düzeyler, fizik olarak yanlarında bile değiliz.
bunu ilk yarım saatte gösterdiler zaten. misal biz de frankfurt'a bunu göstermiştik ilk yarım saat. ama 5 yedik o ayrı mesele.
şimdi dönelim maça.
şu maçın liverpool maçındaki oyundan ne farkı var? onlar da ekitiki karşı karşıya kaldığında atsa orda da mağlup olabilirdik, onlar da kaosta ceza sahasında topu buluşturduğu adamla golü bulsa bugün 24 yapamazdık.
liverpool da bizi fizik olarak zorladı, maç sonu herkes yerlerde süründü. bir ingiliz takımıyla oynarken ilk yapacağın şey sahaya güçlü, topu kullanabilen ve hızlı adamlar sahaya atmak olmalıdır. biz pres gücümüzün ana aktörünü city maçında kestik.
hedef maç değil diye olabilir bu tercih bence.
apo arkasına adam ilk defa kaçırmıyor, ilkay ve sara ilk defa bu kadar yumuşak kalmıyor, barış berbat performansını ilk defa vermiyor.
galatasaray zaten bu. bizim sağ bekimiz yok, bizim orta sahamızda alternatif adamımız yok, bizim 10 numarada ismen adamımız var performans olarak yok. stoperde yedeğin yok. 2 kaleci yazıyorsun kafilene. kadro-performans ile fiyat-performans arasında çok fark var.
devler sahnesinde bu seviyede city son maça bırakmışsa o puanı alır karşısında kim olursa olsun. istediği kadar eksik olsun takımları ne fark eder? bir de kime göre eksik?
he karşısında fiziken diri kalan bir takım olabilseydi belki bu kadar rahat olmazdı. biraz daha efor sarf etmek zorunda kalırlardı.
belki şu maç istanbul'da olsa aynı liverpool ya da atleti maçı gibi puan alırdık net.
güzel maç oldu, güzel prestij oldu.

ilkay yerine standart performanslı bir torreira ve sağ bekte liverpool maçı performanslı singo olsa konsantrasyonla puan çıkarılabilecek bir maçtı. torreira olmadan bizim orta saha pres yapamıyor.

ilkay ve sara ikili orta sahasının yumuşaklığına lemina bile ilaç olamadı. osi, sanchez, sane, lemina hala bu seviyelerin oyuncuları ama onu gördük en azından. torreira en baştan oyunda olsaydı pres yönlendirmemiz çok daha başarılı olurdu ve rakip yaldır yaldır sahamıza dalamazdı.
sağlık olsun. turu geçtik neticede. prestij maçıydı. cimbom’u orada oynarken izlemek baya keyifliydi.

gs Vector Logo

belki klasik bir giriş olacak ama normal şartlar altında galatasaray'ın manchester city'ye yenilmesi ve özellikle deplasmanda yenilmesi kimseye sürpriz olmaz tabi.
normal şartlarda galatasaray da yenildiği için bu eleştirilmez. fakat dünkü maçta galatasaray'ın gerçekten oyun planı çok kötüydü.

bir kere savunmanın önde kurulmuş olması büyük bir fecaat. rakipte doku gibi, halank gibi hızlı isimler varken ve sende de abdülkerim gibi daha yavaş ve yorgun bir oyuncu varken savunmanın önde olması çok büyük bir hata oldu. orada da zaten çok kolay şekilde golü buldular. yani jacobs üçüncü stoper gibi olabilirdi, barış bek gibi oynayabilirdi onların göbekten geldiği anlarda.

önde bastığımız için savunma da biraz önde kuruldu denilebilir. fakat sara ve ilkay'ın olduğu oyunda da önde manchester city'ye ne kadar iyi basılabilir? adamlar bu konuda dünyanın en iyisi.

yani gerçekten üzerinde hiç çalışılmamış bir oyun planı olmuş. ilk kez okan hocanın basit hocalığını bu kadardır sorguladım en büyük destekçilerinden biri olarak.

uğurcan, davinson sanchez, rolland sallai, mario lemina, osimhen ve leroy sane’nin direk bu seviyelerde kora kor oynayabildiği, jakobs’un da sırıtmadığı gözüktü. maalesef bu seviyelerde 11 oyuncunun 11’i de aynı seviyede olmazsa ilerleme şansınız yok.
iyi bir 8 numaramız yok, bu seviyeler için uygun bir 10 numaramız yok, sol stoperimiz bu oyun tarzıyla bu seviyede olmuyor bunu çok defa gördük. sol bekimiz sırıtmıyor ama savunma ve hücum dengesi yok.
bu kadro yapısıyla buraların gediklisi city ve modern futbolun kurucu önderi pep guardiola’yı yenmek çok zor bu maç bize bunu gösterdi.

apokerim kötü futbolcu demiyorum ama haaland apokerim eşleşmesinde haaland galip geldi diye ne takımı kötülerim ve maçtaki performansımızı. hedef maçı değildi. prestij maçıydı ama dün p4 otopark maç önü canlı yayınında cace abinin de dediği gibi adamların kadro değeri bizim süper lig kadar. adamlarda çıkanlara, girenlere bakınca zaten elde çok bir şey kalmıyor. ha bu takımı bodo yenmedi mi? evet yendi, biz yenebilir miydik? belki yenebilirdik. ama burda taraftarın oturup uzun uzun analiz kasmasına gerek yok. o teknik ekibin işi. umarım bu maç en azından kadro planlaması ve ileriye dönük oyun anlayışımız için iyi bir referans olur. yoksa atletico veya juve eşleşmesinde çok farklı bir sonuç göremeyebiliriz.

« / 55
Kayıt Ol