şikeden yırtmış camia için böyle vukuatlar çıtır çerez. futbol camiasını oyalar bir kaç gün biter gider.
--- alıntı ---
açıklamamda kulübün etrafındaki kişilerden bahsediyorum. hastalandığımda, neredeyse doping sayılan bir tedavi yapılacaktı. sağlık ekibi hangi amaçla bunu yapacaktı gerçekten bilmiyorum."
--- alıntı ---
suç duyurusu niteliğinde açıklama yapılmış alain st maximin tarafından. tedavi muhtemelen futbolcu tarafından reddedildi zira yapıldı değil yapılacaktı diyor. futbolcuların özel hayatlarında hangi faizle nereye yatırım yaptığını takip eden fb trolleri elbette ki sahada ne çirkeflikler peşinde olunduğunu 'bilmiyorlar'. onlar çok cici çocuklardır abisi.
doping kana yansımadı diyerek işin içinden sıyrılacaktır fenerbahçe. tff’den bu konuda adım atmaya maçası yiyecek kimse zaten yok, uefa-fifa kanadını da güzelce sponsorlukla besler sustururlar. günün sonunda da saint-maximin fetöcü çıkar.
insanlardan farklı olarak maximin'in dünkü açıklamalarında asıl korkunç kısmın doping değil geri kalan tüm diğer kısımlar olduğunu düşünüyorum.
önce dopingi konuşalım.
fb muhabirlerinin iddiasına göre ishal olmuş ve fb sponsor hastanesinden ambulans çağırmış. gelen doktor içinde yasaklı bi madde olan serum kullanmış, maximin ise bu durumu kulüp doktoruna haber verince araya girilerek serum kesilmiş.
şimdi bu açıklamanın doğru olduğunu varsayalım.
1) bu serumdan ne kadar aldı? ne zaman aldı? ne kadar etki etti.
2) benzer durum yaşayıp aynı hastaneden ambulans çağıran ve aynı serum verilen başka futbolcu var mı?
doğru olmadığını varsayarsak zaten işler daha büyük sıkıntı fenerbahçe için.
benim için asıl sıkıntı olan diğer konu başlıklarına gelelim
1) ailem havaalanında mahsur kaldı. maçın devre arasında bir telefon geldi ve bir şey yapamıyorsun
2) babamın rahatsızlanması üzerine önemli maça çıkacağız dediler umursamadılar.
3) kulübün çevresinde her şeyi yapmaya hazır olan insanlar var.
4) her şeyi açık açık konuşamıyorsunuz çünkü konuşursan şöyle yaparız diye sizi tehdit ediyorlar.
bana göre bu 4 konu doping mevzusundan çok daha önemlidir. fenerbahçe doping mevzusundan ambulansla gelen doktor yanlış ilaç kullanmış der sıyrılır. ama bu mevzulardan basit bi açıklama ile sıyrılamaz.
he bu arada insanların unuttuğu bi mevzu da var. bi aralar hatırlarsınız maximin'in performansı şöyle düşük böyle çalışmıyor diye kadro dışı dahi kalmıştı. ne hikmetse sonra tekrar kadroya girdi hatta mou maximin'in köpeği ile dahi foto attı. sonra birden yine kadro dışı. insan acaba demeden edemiyor.
fenerbahçe’nin geçen sezon kadrosunda yer alan bir oyuncu, canlı yayında yaptığı açıklamada kendisine doping yaptırılmak istendiğini, bunu kabul etmediğini ve durumu mourinho’ya anlattığında onun da “ben nereye düştüm?” şeklinde tepki verdiğini söylüyor. ayrıca konuşmaması için tehdit edildiğini söylüyor. oyuncu maaşının 15 milyon euro olduğunu, fakat fenerbahçe kulübünün bunun belki de yarısını resmi olarak gösterdiğini söylüyor. geçtiğimiz sezon galatasaray’ı neyle suçladılarsa, şimdi hepsi teker teker fenerbahçe’de ortaya çıkıyor. ancak galatasaray kulübü sessiz. ne bir açıklama yapıyor ne de bir şikayette bulunuyor. oyuncunun beyanı açık bir şekilde ortada duruyor. belki de fenerbahçe’de diğer oyunculara da doping uygulandı.
her pisliğin üstü örtülecekse fenerbahçe’nin kimlerle olduğunun kanıtı değil mi? bakın siyasete, her şehirde belediye başkanları tek tek tutuklanıyor. hemde elle tutulur deliller bile yokken. rakiplerinin tv de atıp tutmalarını bile şikayet olarak alıp insanları yargılayanlar bu fenerbahçe’nin şikesini, dopingini, oyuncuların bonservisini maaşını yanlış beyan etmesini gibi sayabileceğimiz yüzlerce suçunu niye görmezden geliyorlar? her gün başka skandal.
fenerbahçe'nin açıklaması ve muhabirlerin toplaşıp yazdığı senaryo konusunda gözlerden kaçan bir şey var.
fenerbahçe açıklamasında bizzat bir sakatlık sonrası uygulanan tedavi diyor, muhabirlerin uydurduğu hikayede ise bağırsak rahatsızlığı deniyor.
rahatsızlık belirtmeyip, maximin'in iftira attı diyenler de var...
arkadaş bağırsak rahatsızlığı mı? sakatlık mı? maximin iftira mı atıyor?
birinden birini seçip o senaryoda ilerleseydiniz bari.
bununla birlikte kulübün en yetkin adamı kendi ağzıyla ''bundan sonra her şeyi yapacağız, fıtratımızda olmayan şeyleri de yapacağız'' dememiş miydi?
açıklama yapmak için 3 saat bekleyip, kıçın ayrı başın ayrı senaryolar üzerine gitmesi her şeyi aslında gözler önüne seriyor.
bu olay bizde yaşansaydı değil spor kanalları, halk tv sinden, sözcüsüne, fatih portakalından bilmem neyine herkes bangır bangır bunu konuşuyor olurdu. ama fb olunca yine herkes sus pus, herkes bir senaryo peşinde. ama sorarsan yapı derler, fetö derler. bildikleri 2 kelime bu. allah ali koçu ve lağım çukuru ortamlarını artırarak devam ettirsin de biz de kupalarımızı almaya devam edelim.
bu namussuzlar öyle organizeler ki muhtemelen saint maximin’in geçen sene kadro dışı bırakıldığı dönemde sırf olur da sonradan doping muhabbeti çıkar diye bizim futbolcuların saçlarını sarıya boyayarak dopingten kurtulduğu palavrasını attılar ortaya.
adamın futbol hayatını bitireceklermiş.
''...ama fb'yle rekabet olmadan ligin tadı çıkmıyor'' kafasındaki bazı taraftarlarımızın kafasına çarpmak gereken 894723894.cü fb skandalı.
(bkz: nkfvas)