top oynamaya pek niyetli değiliz, hakem de bizi oynatmaya niyetli değil, hal böyle olunca ortaya çok kabız bir futbol çıkıyor.
atakları da çok boş harcıyoruz, rakip topu kapar kapmaz defans arkasına koşuyor, bir gol yeriz böyle giderse.
her önemli maçın kritik zamanında bir tane bomboş pozisyonu dağa taşa vurarak hiç ediyor.
kaç oldu ciddiyim sayamıyorum artık, gözünü kapat düşün direkt fener ve frankfurt maçlarında aynı pozisyonlar geliyor akla.
(bkz: 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı)
bugün yaptığı hatalara rağmen çok fazla üstüne gidildiğini düşünüyorum.
karşı teknik ekibe ve takıma kaybedebilirsin, beyler yapmayın allah aşkına futbolun doğası bu değil mi?
sanki daha önce hiç derbi mağlubiyeti yaşamadık.
olur böyle şeyler, rakip bugün bizden daha iyiydi.
rakibimizin hem yönetimi hem teknik ekibi hem de futbolcuları daha hazırdı bu maça.
evet bugünkü kaybedilen kupanın birinci sorumlusu okan hoca ama koca 3.5 yılı çöpe atmaya da gerek yok.
her maçı kazana kazana gidemeyiz, her kupaya talibiz fakat her zaman kazanamayız.
geçen sene de çok eleştirdik, ben de bu eleştirilere katıldım ama yine dereyi geçerken at değiştirme fikirleri çıkıyor.
hocaya biraz daha saygı göstermeliyiz, sezon sonu gereken muhasebe yapılır.
''hoca değil'' sözleri artık bir tık abartı ve ayıp oluyor.
galatasaray bugün çok kötü oynadı ama desteği çekmek olmaz, sanıldığı kadar kötü bir yolda değiliz.
kulüp gelişiyor ve büyüyor, burada en büyük etken taraftar olsa da okan hoca olmasaydı bugün konuşulan oyunculara gitmeye cesaret bile etmezdik.
eleştiri her zaman olur ama biz kendi hocamıza saygı göstermezsek kimse göstermez.
sezon sonuna kadar desteğe devam, kısık ateş iyidir ama desteği bırakmak kötü.
ilk yarı fark yemeyi hak eden bir galatasaray izledik.
amatör top kaptırmalar, berbat pas hataları, iğrenç top kontrolleri, dengesiz savunma anlayışı ve daha niceleri…
fenerbahçeli olsam ve rakibi böyle yakaladığım 45 dakikayı 1-0 bitirsem üzülürdüm.
bu skor bizim için son şanstır.
sanmıyorum ama ikinci yarı sahaya akıl ve istek koyarsak maçı çevirebiliriz.
ama inacım yok, fark yemelik performans devam edecek gibi hissediyorum.
günün ekstra kötüleri ise davinson, sane, yunus, barış, torreira, lemina, eren.
bahanelere gerek yok.
takım hiç iyi değildi ve hiç konsantre değildik taraftar dahil.
hücumda kaç tane topu ayağa dolandırarak kaybettik, kaç tane bek arkası koşuyu görmedik, kaç tane isabetsiz orta açtık, kaç tane aynı atağı denedik, kaç tane şutu cılız cılız gönderdik?
bugün günümüzde değildik, hakem de fark etti eline gelen fırsatı beraberliğe oynatarak değerlendirdi.
umarım dersler alınmıştır, gerisi mühim değil.
2-0'dan sonra frankfurt maçındaki 1-0 önde olduğumuz sekansa döndük.
aynı o maçtaki gibi defansımızın önünde topla oynuyoruz, yine 2 hata yaptık o maç gibi.
iki takım da cıvıtmaya başladı, 2 yarı başladığından beri 3 tane net kaçırıldı.
böyle devam ederse ya 2-1 ya 3-0 olur birazdan.
takımın planı tamamen ilkay ile bağlantılıydı, ilkay yokken çok daha zor geçecek.
taraftarın nasıl morali bozulduysa takımın da o kadar bozulmuştur.
bizim futbolcular, ilkay yokken klasik underdog takım görünce girdiği havalara girebilir.
kaçıracağı diğer maçlar neyse ama bu maç yokluğu çok kötü oldu.
beklentileri minimize etmek lazım, şu an 1 puan kötü değil.
kaan, sara, icardi gibi sadece top tekniği yüksek oyuncular ile sahadayız.
bu yavaşlık can sıkıcı olsa da topa sahip olma oyununu iyi oynarsak çok sorun çıkmaz.
duran top çok kritik olacak, sara bugün duran top asistiyle döner umarım.
çok tatsız, zevksiz ve temposuz bir maç bekliyorum, defansımız bocalamazsa bir şekilde kazanırız gibi,
1-0 olsun bizim olsun.
barış alper gol atara bahis aldım.
musamba, var, halil umut üçgeni fenerbahçe’nin 75. dakikaya galibiyet umuduyla girmesini sağladı.
bu dakikadan sonrasında da fener ya bir şey bulacak ya da halil bir şey uyduracak.
şu maçı fener’in kazanmasını bırak 1 puan alması bile türk futboluna ihanettir.