birinin ne istediği belli olan, öbürünün de isteneni vermeye dünden razı olduğu ama "el alem ne der" diyerek naz yapmaya teşne olduğu buluşma.
türkçede tam karşılığı yok, ingilizcede love-making derler. iki aşığın ateşli sevişmesi diyebiliriz. ancak her halükarda yayıncılıkta adı porno olur. nasıl yayınlanacağını bilemediğim maçımsı diyebiliriz.
tinerspor maçından korkmuyorum. nedenine gelince tinerspor un kronik oyun sorunları var.
1) oyuncu grubu arasında sahada bir takım bagi yok.
2) orta saha oyuncuları çok savruk
3) kanatları kağıt helva gibi
4) hücum oyuncuları formsuz
5) kondisyon sorunları var.
6) takımın psikolojisi iyi değil, gol yetince yada kacirinca stresli bölümde dağılıyorlar...
mourinho ne yapar? tahminimce
tiner maça pres ile başlayıp kaptiklari topları bizim bekler ile stoperler arasına koşu ve top atarak gol bulmaya çalışacaklardır.
mourinho buna şöyle önlem alacaktır. fred ve syzmanski kanatlarda osayi tadic ve kostic maxi arasına yaklaşıp kanatlarda üçgenler oluşturarak atılacak topları 2-3 kişi basıp kazanma ve hızla maxi ve tadic ile buluşturmak isteyecektir.bu maç syzmanski nin maçı. ilerde maxi syzmanski nesyri üçlü prese ihtoyacimiz olacaktır. fred eğer uyuşuk oynarsa oyunun klidini açmak zorlasabilir.
bu maç syzmanski den gol bekliyorum.
......liva......
osayi....becâo....djiku....kostic
........amrabat..... fred.....
tadic..... syzmanski.....maxi...
........en nesyri.....
benim kafamdaki kadro bu...
varsa birkaç şerefli beşiktaş oyuncusu -o da oyundan alınmadan, çoğunlukla yabancılar olur herhalde- gününde olursa eğlenceli olaylara gebe maç. "lan noldu bizim salıncak işine" diyen fenerli oyuncular iyice hırçınlaşıp rakip kardeşlerine tekme tokat dalabilir. zaten onlara insan dövmek serbest. fantastik döveni de sonraki sene biz alıyoruz hem. swh.
yani bahsi geçen beşiktaşlılar bir an her şeyden bağımsız top oynamak isterse 2-2, 3-3 gibi bir skor ve kırmızı kartlar bekliyorum. aksi durumda net 0-3 fb galibiyeti ile biter, izlemeye pek gerek olmaz.
çevremdeki neredeyse tüm beşiktaşlıların fenerbahçe’nin kazanmasını istediği salıncak derbisi.
fener’in kazanmasını istemenin yanında, “fener form tuttu, şimdi korkun işte” diye iştahlanan da az değil. kılcal damarlarına kadar fenerbahçe’nin uşağı olmuş bir kulübün evinde oynanacak maçın yataş sponsorluğunda oynanacak olması hiç kimseyi şaşırtmıyor.
maçtan tek beklentim, zaten farka gideceği aşikar olan fenerbahçe’nin arsız taraftarının maç boyunca süleyman seba’dan şeref bey’e, baba hakkı’dan semra özal’a ne kadar kulüp efsanesi varsa aralıksız sövmesi. 40.000 beşiktaşlının duruşunu görelim bakalım, sahiplerine ne diyebilecekler?
beşiktaş ve trabzonun içine girdiği sarmalı ve göztepe, samsun gibi doğru adımları atan anadolu kulüplerinin gelmesi ile ligde artık 3. ve 4. büyük kalmadı gibi. türkiye süper liginde yayın gelirlerinin düşmesi ve ülkenin fakirleşmesine bağlı olarak gelirlerin yokolması noktasına gelen, ancak buna rağmen har vurup harman savuran kulüpler zorlanırken sadece kötüye gidişatına görsüğünde müdahalemeden ve tek bir adama bağlı olmayan başarıda kendini yenileyebilmesi ile süreklilik sağlayabilen galatasaray ve tamamen ali koç tarafından finanse edilen fenerbahçe büyğkmtakım olarak kalmış durumda. beşiktaş'ın yine koç ailesi desteği olmadan toparlaması kısa vadede çok zor. üstelik taraftar sayıları da her geçen yıl azalacak. lig büyük ihtimalle en az 5 yıl daha bizle fenerbahçe arasında geçecek...
yine heyecan basti beni...hayirlisiyla 3 puani alalim da mactan sonra mutlu ve keyifli bir hafta sonumuz olsun.takima ve hocamiza guveniyorum!
beşiktaş çok kötü. hava değişsin diye sergen gelirse bu maça farklı hazırlanabilirler diye ümit ediyordum o da olmadı. kuştaş kardeşliği devreye girer beşiktaş fenerbahçesini üzmez.