transfer döneminin son 2-3 haftasında gideceğim diye ortalığı karıştıran kişi.
oyuncumuz demeye dilim varmıyor çünkü kendisine artık asla kanım ısınmıyor. hala bu takımda ne işi var çözemiyorum. kendi bilgimi taradığımda görüyorum ki galatasaray tarihinin en gerizekalı aksiyonunu aldı menajeriyle beraber. bunun üzerine "büyük takım refleksi" diye bir şey uyduruldu ve takımda tutuldu ki bunu da anlayamıyorum.
bu kadar saçma bir aksiyon alan adama kesik atarsın çok kalsın istiyorsan, yok o kadar da mühim değilse 40 milyon bulmuşken gönderirsin. adam karakterini belli etmiş zaten. ki okan buruk kendi söyledi biz ayırdık barış'ı takımdan diye kimbilir naptı antrenmanlarda da böyle bir karar alındı yani.
eyüpspor maçında katkı yapmış olabilir ama frankfurt maçında bi sağa bi sola düşüp durarak konsantrasyonuyla beraber oyun kalitesini de kaybettiğini de gösterdi.
umarım en yakın zamanda makarna saçlarını, tuncay abisini ve tuncay abisinin oyuncularını da alıp defolur gider bu takımdan.
oynadığından beri vuruşlarını geliştirememiştir. benim gözümde ayaksız olan bir futbolcu. fizik, sprint falan bunlar iyi ama 2 metre önünde ki kaleye dağlara taşlara vurunca artı olan özelliklerin hiçbir işe yaramıyor.
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)
kendisine neom sc kulübünden başka o paraları verecek başka bir kulüp olacağını düşünmüyorum ayrıca. kimse türkiye süper liginde iyi oynuyor diye bir topçuya 50 sıkmaz. kendimizi kandırmaya gerek yok. o zamanda söylüyorum şimdi de aynı noktadayım. siyah ekran yapıp, idmanlara çıkmayınca ya kadro dışı bırakacaktık ya da gönderecektik.
özrü bile samimi olmayan bir adam, ligde 10 gol atsa ne olur?
motosiklet kullananların çok iyi bildiği bir kural vardır: nereye bakarsan oraya gidersin. bu yüzden motosiklet eğitiminde birinci kural çeneyi havaya kaldırıp tam karşıya bakmak, sonra da gideceğin yöne doğru kafanı çevirmektir. çoğu kazayı incelerken "bakışını kaçırdı" denir.
barış alper bakışını kaçırdı. arabistana bakıyor. arabistana bakarken şampiyonlar liginde oy-na-ya-maz-sın. böyle kale önünden çatıya dikersin. her omuzda yere düşersin.
bir an önce baktığı yere gitmesi dileğiyle.
tabii ki bundan sonra günah keçisi olacak futbolcu.
ortalama bile oynasa kaybettiğimiz her maçtan sonra yenilgiyi onun üzerine yıkacağım. laf etmemem için minimum 2 gol katkısı yapması gerekiyor bu saatten sonra.
cezasını kulüp verseydi böyle bir şey yapmazdım, hata etti ceremesini gördü diyip eskisi gibi bakmaya devam ederdim. ancak şuan karşımda gönül verdiğim formayı hainlik edip, açgözlülük edip küçük düşürmüş bir velet var. bundan sonra hep siyah ekransın barış, ya buna alış ya da komisyoncu abinle şöyle şurdan yol al.
ikili mücadelelerde yıkılmama challenge yapıyorsun eyvallah da iki adımdan topu ayı gökmen gibi otel balkonuna vuruyorsun onu ne yapacağız. 40'i gormusken satılmalıydı. bir daha asla ne biz o bonservisi görürüz ne de kendisi o maaş teklifini alır.
hocasıyla beraber yenilginin baş müsebbibi. yakında salako editleri düşmeye başlar. şimdi istediğin kadar süper lig’de maç çevir, değerin beş milyon bile artmaz. iyi başlayan kendinin de takımın da ritmini hainlik yaparak bozdun, günah keçisi oldun. milli takımdan da kesilirsin yakındır, dünya kupası aday kadrosuna alınacağını sanmıyorum. o sürpüntü çevrenle sana iyi düşüşler barış. galatasaray var olmaya devam edecek, sen düşeceksin.
birçok arkadaşımızın teorisi bunun üzerineydi ancak, fenerbahçe'nin kerem transferinde yaptığı usulsüzlük ve hakan safi'nin haracadığı paraları görünce neom olayı muhtemel bir hüllenin parçası olabilir diye düşünüyorum.
muhtemelen bu arakadaş, 35 milyon gibi bir bedele neom'a transfer olup, oradan da bedavaya fenerbahçe'ye gelecekti. zaten kerem'e 7 milyon euro veren takım için barış için 10 milyon verilmesi hiç uçuk değil. hoş parayı da kulüp vermiyor ya.
gerçek bir teklif gelirse yollanması gereken tripli futbolcumuz.
selçuk inan formayı çıkarıp attığında benim için bitmişti. bu arkadaşa duyduğum sempati de o instagram hikayesinin karanlığında kayboldu. bize en az zararı vererek kozmosta kaybolması dileğiyle...
fenerbahçe bugün 25 milyon € önerse hemen satacağım ama transfer tahtası kapalı olduğu için "tüh be balık kaçtı" diyeceğim futbolcudur.
o kadar sildim kendisini gönül defterinden, varlık yönetimi açısından silemiyoruz.
nakde dönüştürmek istiyoruz!
belki artık herkesi bayacak ama görüp de söylemeyen dilsiz şeytandır. adam resmen negatif enerji veriyor takıma. oynamıyor, mücadele etmiyor. sürekli sane eleştirisi görüyoruz ama bu arkadaş da ipi kuşağı salmış şekilde takılıyor. ne kadar daha müsemma gösterilecek? zaten ceza alması gerekirken ödüllendirildi. bunu da gözümüze soka soka yaptılar. bari bu yapılanın karşılığını versin. hayır savunulduğu yere bakıyorum "ne yapalım sözleşmeli futbolcumuz" deniyor. yani tarık çamdal'dan ne farkı kaldı şu adamın?
önümüzdeki maçta da 11 çıkacaktır. sanki çok hak ediyormuş gibi.
keşke liverpool maçının kadrosuna alınmasa ve başını taşlara vursa diyeceğim de o olmazsa batacakmışız gibi bir profil çiziyor teknik heyet.