yukarıda bir arkadaş "osterwolde sol bek oynamak istemiyormuş" yazmış.. alla alla top onun muymuş!
çoğumuz skor yazarı gibiyiz. neticeye göre rota değiştiriyoruz.
1-0 önde iken musaba'nın şutu direkten dönmek yerine çarpıp içeri girse muhtemelen maçta fark olacak ya da en azından zirve ile fark yine 1 de kalacak idi.
yiğitefe o hataları yine yapsa da hoşgörülü olacaktı herkes, göztepe gibi bir takımdan 3 puan aldı tedesco diye.
hatta bravo nasıl da mevcut kadroda çözüm buldu diye tebrik edecektiler.
geçen hafta alanya maçında ilk yarı heba edildikten sonra çevirebildik, bu hafta papaz pilav yemedi.
çünkü tedesco bizim gibi değil, kumar oynamayı, risk almayı normal buluyor, fark üçe de çıksa daha çok hafta var sezon sonu için diyebiliyor.
ama igs denen yapımsı takımın ligde öne geçtiğinde puan kaybedeceğini düşünüyor, neler yaptığını ve yapabileceğini kavrayamıyor maalesef.
o yüzden başlık doğru, şampiyon yapsa da(ki keşke ama çok zor) gitsin, bize gelmez bu rahatlık.
fevri bir baslik dostlar. ofkeyle kalkan zararla oturur. adama kendi kadrosunu kurma sansi verilmeli.
ostervolde duran'in degisik bir turu. kafasi kirik. ben sol bek oynamam dememistir diyemiyorum.
adam santrforu olmayan bir takimla bizi bu noktaya kadar tasidi. super kupa kazandi. ligde namaglup. avrupa'da fena degil.
biraz hosgorulu olmak lazim.
takımın sorunu göstere göstere kaplumbağa hızında paslaşma, sıkıştı mı şak! geriye kaleciye pas verme, defanstan kolay çıkamayıp üstüne koşan rakip görünce geriye pas atmadır. yoksa o orada oynamış bu burada oynamış değildir.
hızlı organize şekilde ileriye doğru oyun olsa şimdi nerdeyse yerin dibine sokulan kerem aynı benfica'da oynadığı gibi oynardı. kimin kime pas atacağı belli olan oyun sisteminde rakip kolay pozisyon alır, savunma yapar, ve senin geriye doğru oynadığın ya da ilerde kaptırdığın topu alıp kontrataktan sana golünü de atar.
tedesco'nun ödevi takıma hızlı ileriye dönük top oynamasını öğretmektir.
yok öyle salyangoz hızında takımı oynatırsan senin diğer tdlerden farkın kalmaz.
o göztepe denen şebekesaray alt kümesinden bir takımın senin kendi sahanda sana gol atmasını, senden puan çalmasını, maç sonra şenlikler düzenlemesini bu ağır aksak, geriye pas yana pas göstere göstere pas oyununa bağlıyorum. hızlı oynarsan beğenmediğimiz nesyri de atar.
(ama jhon duran o sistemde de işe yaramaz, o ayrı.)
ben kendisine verilen 1.5 senelik sözleşmenin koşullar anormalleşmediği sürece doldurulması gerektiğini düşünüyorum. bu veya önümüzdeki senede bir şampiyonluk alınması durumunda ise sözleşmenin de uzatılması gerektiğine inanıyorum.
devşirme kararları tartışılabilir, belli noktalarda yanlış hamleler yapması tartışılabilir. bunu her hoca yapar ayrıca. sanmayın ki yeni gelen bir şeyler denemeyecek... ama tedesco, mourinho sonrası mental olarak bitmiş bir takımı, transfer hakkı yokken, sezon başlamışken, yönetim değişmişken ve üstelik her hafta suçsuz, günahsız yere gönderilecek mi kalacak mı diye medyaya sakız olmuşken şampiyonluk yarışında tutabildi.
benim saygımı kazandı şahsen. yaz transfer dönemi görmesini, sezon öncesi kamp yüklemelerini yapmasını, kısaca kendi kadrosuyla kendi hazırlığı ile bir sezon daha devam etmesini isterim.
eğer olur da bir şampiyonluk alır ve avrupa'da da yeterli seviyede ilerlerse ben yönetimin yerinde olsam 2+1'lik veya 3 senelik yeni sözleşmeyi koyardım önüne hocanın. çünkü avrupa ligi'nin en büyük favorilerinden biri belki de ilki ile oynadık işte. eksiklere rağmen, "yanlış seçimlere" rağmen dişe diş oynadık. bir sürü pozisyon da kaçırdık. ederson biraz daha formda olsa maç 0-0'dı. talisca biraz daha şanslı olsa 1-0 veya 2-0 bizdeydi maç.
demek ki avrupa ligi potansiyel final adayına karşı, açık ara dünyanın en büyük liginin 3.süne karşı kafa kafaya oynatabiliyor takımı bu hoca.
rasyonel bakmak istiyorum olaya. tedesco'nun şu ana kadar "her teknik direktörün yapabileceği ufak-tefek hataları veya denemeleri" hariç hiçbir kusurunu görmedik.
ha bundan sonra görürsek, gerçekten inanılmaz, bu kadar da olmaz denen şeyler yaparsa (misal mourinho gibi) o zaman tabii ki nereye giderse gitsin. ama şu anki durumda hoca gitsin demek çok erken bir yargı. biraz da hocaya haksızlık gibi sanki...
tedesco gönderilecekse sebebi pozisyon devşirmesi değil. neden bu takımın hâlâ kaplumbağa hızında yürüyerek oynaması. gereksiz paslaşmalar ve geri paslarla geriye oynama. önde baskı yapan takımlara geriden oyun kurma zafiyeti. sikisan oyunu ya da kapanan defansları açma konusunda hücum varyasyon zenginligi. ileri ye uzanan topları ya da önde baskı ile kazanılan topları çok kolay kaybetme potansiyeli. ileride baskınların da ya da baski olmadan kolay kaptırılan toplarda kontra yemek hastalığı. kaleye ilk gelen atagin gol olmaz hastalığı. stoper oynayan adamlara ayakta kalmanin, pozisyon ve çevre kontrolünün gala öğretilmemesi. daha nice beden sayarım.
o gitsin, bu gitsin tamam kim gelsin ama? mourinho olmadi, ismail olmadi, jj olmadi ya kim olacak o zaman. tedesco ya kotu hoca diyenler futboldan anlamiyorlar
0-0, 1-1, 0-0, 1-1
bağladık gidiyoruz da böyle olmaz koçero.
burası vasat alman takımı değil.
2.lig kırmızı ya da beyaz farketmez, menemen sk seviyesindeki takıma 7 fark atabilecekken böyle rezillik sana yazar.
bu arada menemen bu takıma farka giderdi o kadar zayıf.
senin ya kendine gelmen, ya da defolup san marino ligine gitmen lazım.
teşekkürler eren abi …geldiğinden beri bunu söylerim …
yavaş yavaş formuna girdi tedesco ..gittikçe düşüyor takım ,
istikrarlı bi şekilde diğer takimlarda olan formsuz haller burayada bulaştı ..
balon maalesef patladı