inanılmaz bir camia. karşı tarafı ne ile suçluyorsa kendileri ona yelteniyor. özellikle şampiyonluğumuzun belli olduğu hafta, 19 mayıs 2024 galatasaray fenerbahçe maçının başında, hemen 10 kişi kalıp, deli gibi presler yapıp , nasıl 11 kişi gibi oynadıkları da belli oldu. galatasaray yönetiminin yerinde olsam ortalığı ayağa kaldırırım.
bu sene basketbol kutlamasında lgbtq+ kumpasından sonra şimdi de doping kumpasına maruz kalan kulüp. bırakın artık şu kulübün yakasını kardeşim, dürüst, şeffaf, adil olmanın bedelini daha ne kadar ödeyecek bu kulüp. *
yönetim de, teknik heyet de, futbolcular da ciddiyetsiz, saygısız, haksız bir kibirde, kendilerini bir halt zannediyorlar.
kimsiniz siz kardeşim? kimsiniz?
yüz yirmi yıllık kulübün değerlerini dikkate almayan, keh keh gülüp paranızla hava atan.
kimsiniz be siz?
bu kulübü ve taraftarını küçümseyen yönetim yok olmaya mahkumdur.
fenerbahçe değerleri başarı ve kalitedir.
siz kalitesiz, paranızla ahkam kesen, çapsız beceriksiz, kalitesiz ve terbiyesizsiniz.
fenerbahçe’nin yüz yıllık değerlerine ihanet ettiniz.
başarısızlık ayrı, ama bu değerlere yaptığınız hasarlar için terbiyesizsiniz.
yönetime alınan bazı isimlerin direkt ihracı gerekir.
isim vermiyorum.
terbiyesizler diyorum.
40000 kişilik, ramazan ayında kongre yaptın.
ligden çekilme yetkisi için geldik coşkuyla.
telefon geldi yok ben onu demek istemedim sk’ya katılmayalım demek istedim dedin.
bu kongre üyelerilerine saygısızlıktır.
sonra u -19’la çıktın bu o çocuklara saygısızlık ve terbiyesizliktir.
ugursuz, yonetimine aldigi belli hainler ve ugursuza ilk secim disinda oy atanlar tek tek tespit edilip geri donememeleri kaydi ile ihrac edilmeli
çalışanlar (bu örnekte td ve futbolcular) yönetim ne yapıyor diye bakar;
tutarsız, öz-farkındalığı düşük, davranış paternleri belirsiz, karar verme mekanizması zayıf, erdemleri sorunlu, söz verip tutmayan, hata yüzdesi yüksek bir yönetim gözlemledikleri an iki başat düşünce ve bunla ilgili davranıştan birine yönelirler.
ilki "salla başını al maaşını" davranışı....
diğeri "ulan ben nereye düştüm, bu dangozlarla nasıl çalışacağım, başlarım böyle işe" davranışı....
ilk davranışa zaten yetenekleri sınırlı olanlar yönelirken, diğerine cv'si kuvvetli, yönetimdeki kişilerden daha akıllı olduğunu düşünenler (muhtemelen de öyle olanlar) ve en önemlisi de o işe ihtiyacı olmayanlar eğilim gösterir....
ben jose'nin durumunu bu ikinci gruba sokuyorum....
liyakatsiz yönetim kadroları ile çalışmak çok çok zor....
ben ali koç ile çalışsam önce yönetim anlayışının olumlu yönde değişmesi için çaba gösterir, bunun için onu zorlar, gerekirse yüksek perdeden -kurumun faydası için- çatışır, baktım olmuyor o beni postalamadan önce de "salak mısın sen" minvalinde bir ortam yaratıp istifayı verirdim.... jose'nin engel olamadığı kibirini bu bakımdan anlayabiliyorum... onun hatası (belki de şu son yaşananlardan sonra) istifayı basıp çekip gitmemesi olabilir....
bu arada bu "salla başını al maaşını" kafasındaki adamlar uzun erimde her zaman kurumlar için daha zararlı sonuçlara yol açar... onu da hem fb'nin hem tr'nin haline bakınca görüyoruz....
herkes "kral çıplak" diyemiyor...
tavirlar ayni yogurtcunun taviri. baskan olarak bi bok yapamayip aciz sekilde herseyi takip edersen olacagi budur