bizdeyken oynadigi maclarda galatasaraylilara cok sac bas yoldurmus eski futbolcumuz.
adamin ayagina 2. top gelisinde hemen herkes cikar hoca sunu diyordu. ama oyle bir alamet-i farikasi vardi ki, mauro icardi'ye goller attiriyordu, pozisyona sokuyordu. ıcardi ile kerem cidden ligin bug'ı gibiydi bir donem.
su anda osimhen afrika kupasi'ndayken icardi de formsuzken, aslinda ilaci kerem olabilirdi. ama o hain olmayi, ihanet etmeyi, karakterini yerle yeksan etmeyi secti.
bizdeyken, gidecegini duydugumda acayip sevinmistim. zira 1 atiyorsa 10 kaciriyordu, deli ediyordu. hic etmedigim kufurleri ettim kendisi yuzunden.
fenerbahce'yi gectim, zaten galatasaray'da da mutlu degildi. benfica'da da mutlu degildi. genel itibariyle bir mutsuzluk, umutsuzluk var kendisinde. negatif yük paratoneri gibi. bize uzak fenere yakin olsun. 2 seneye kalmaz teneke baglayip yollarlar.
bitmek bilmeyen top kayıpları ve negatif beden dili ile "safi" zarar bir futbolcu. bizde oynadığı dönemde bunu gömen renktaşlarla çok kez tartışmaya girmiştim ve hiç anlamazdım bu kadar skor yaptığı halde niye bu çocuğu beğenmeyip eleştiriyorlar diye. şimdi hepsini anlıyorum ve haklarını veriyorum. özellikle o asık suratı ile gittiği takımların modunu düşürüyor.
tanımasak bu beylik laflarının altı dolu zannedeceğimiz yanar döner futbolcu.
rams park'a gelince ısınmaya çıkıp çocuk gibi ağlayarak soyunma odasına döneceğini biliyoruz. maçın bitiminde de kamera karşısında şişmiş gözlerle "milli takım oyuncusuna , karıma, anama babama, bıdı bıdı..." diye sayıklayacaksın.
kaldıramayacağın ağırlığın altına girmeyeceksin. bu dediklerinin elbet bir karşılığı olacak. sen sana cevap verilmiyor diye unuttuk mu sandın.
hazır ol minik kuş. sen bizim için oynarken yaptığımız eleştiriye dayanamayan adamsın, "en şerefli..." diyerek sıraladığın laflardan sonra büyük ihtimalle annenin kucağına koşacaksın. arkamızdan konuşana ne yaptığımızı birinci elden görmedin henüz.
ben çok uzun zamandır galatasaray'ın futbolcu satma işini beceremediğini düşünüyordum. ama özellikle okan hoca geldiğinden beri sanki bu işi de yavaş yavaş öğreniyoruz gibi. zira bu safi rüzgar arkadaştan tam zamanında çıkmışız.
fenerin devre arası yapacağı kanat transferiyle birlikte kulübe yolu görünecek ve taraftarın odağı olmaya başlayacak. maddi olarak ihya etti kendisini ama ilerleyen yıllarda pek seveni olmayacak.
kendisi hakkında altı ay önce yaptığım yorumlar yüzünden uzun bir tatile çıkmam gerekmişti, bugün geri dönüyorum ve yazacağım ilk girdi yine kendisi hakkında olacak.
suyun karşı yakasına transfer olduğundan beri geçen kısa sürede, musaba ve nene gibi iki adet çok kötü futbolcuya rağmen yerini kaybetmiş futbolcu. kollarını t pose yapar gibi yana açarak top sürmesi ve stres altında dökülen saçları ile meşhurdur.
fikirlerim sabit; altı ay önce ne isen hala öylesin, hep de öyle kalacaksın.
öyle kötü performans veriyor ki, iç sahada oynadıkları maçta ya 45de çıkıyor ya da maça girmiyor. sırf o kadar para verdik tribün ıslıklamasın diye.
hak ettiği performansı gösteren topçu.
açıkçası kadıköy takımına isteyerek gittiğini düşünmediğim eski oyuncumuz. o takımda verdiği performans da bunu doğruluyor.
neden gitti diye sorgulayanlar kadıköy takımının transferlerini nasıl yaptığını tekrar düşünebilirler.
bizi ilgilendirmeyen, dünyalığını suyun karşı tarafı sayesinde yapmış, bundan sonra bir yol olmayacak futbolcu.
bizim taraftarın kendisine sallamasıni anlıyorum. lakin kerem tarafında değişen hiçbir şey yok. kerem 5sezondur ayni kerem. basit top kayıpları, oyun içi kopukluk ve yüksek skor katkisi. galatasaray benfica ya da fenerbahçe fark etmiyor. sezon sonu yine 20+ skor katkısıyla bitirecek. benfica sonrası daha iyi bir takim yapabilseydi çok farkli şeyler konuşulurdu da işte iyi bir eş seni rezil de eder vezir de... türkiye'ye dönüp büyük paralar kazanip olayi kapatmak istedi. hak veriyorum zaar ne diyeyim, o kadar para da nasil reddedilir...