bu saatten sonra uyum süreci falan beklemeyin. neymiş efendim paşamız takım arkadaşlarına alışacakmış, birlikte oynamayı öğrenecekmiş, koşu yoluna pas atılmıyormuş, sahalarımız patates tarlasıymış, paşamız tarlada koşamıyormuş.. geçiniz efendim, gördük frankfurt maçında, ipek halı gibi saha vardı, şampiyonlar ligi vitriniydi ne yaptı bu arkadaş? daha ne gerekiyor acaba uyum sorununu aşması için? en geç devre arası ya kendi çeker gider ya da bizim müthiş ötesi yönetimimiz yine milyonlarca euro zarar ederek kendisini yollar. bekleyip göreceğiz.
lamı cimi yok, hemen kızağa çekilmesi gerekli. 10 kişi oynattığı yetmiyor bir de top kayıpları sonucu sürekli pozisyon veriyoruz. ayrıca gözümüzde elit futbolcu kategorisinde değil artık.
bayern münih'ten transfer ettiğimiz 10 numaralı futbolcumuz.
top ayağındayken karşısındaki hiçbir oyuncu tereddüte dahi düşmüyor, hiçbir caydırıcılığı kalmamış maalesef. mükemmel bir cv'ye sahip ama takımımıza katkıda bulunmadığı sürece bunun hiçbir önemi yok. gary rodrigues'in bile rakip bekler üzerinde bir ağırlığı vardı. sane o tehdit olmaktan o kadar uzak ki rakipler geçilirim, arkada boşluk veririm korkusundan uzak, aşırı yakın bir şekilde kendisini karşılayabiliyor. rodrigues'e bile gecilmemek için beş metre mesafe bırakan anadolu bekleri dahi kendisinden çekinmiyor. yazık.
bayern'e attığımız orta açamayan bek sacha boey kazığının diyeti olarak elimizde patlayan oyuncu. tek farkı parayı bayern yerine kendisine saymış olmamız.
18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçında hepimizi çileden çıkarttığı zaten kendisi hakkında konuşulanlardan belli oluyor, ama en büyük sıkıntı ziyech'in bile ihtimamla oynadığı şampiyonlar liginde, kendisinin lakayt tavrı. bir çok geçiş hücumunu bizzat sane yüzünden yedik ve beyimiz topu geri kazanmak için mücadele dahi etmedi. inanılmazdı gerçekten. hatta frankfurt tribünü kaybettiği her topta makara yapıyordu bir ara.
bundan sonra yedek kulübesinden girmesi gereken oyuncu. bir daha da bonservisi elinde isimli topçu getirmezler umarım.
sağ çekip duruyor rakip de mal değil tabi solunu açıp adamı sağa yönlendiriyor. bu adam hiç çizgiyi kullanmayacak mı ? bir şey yapacak sanıp bekliyoruz izlerken gözlerim yoruldu .
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)
oynadığı bütün maçlarda skor farketmeksiniz eliyle "sakin sakin" işareti yapıyor. bahsettiği kadar sakinlikte satranç dışında bir spor yok.
sağda oynamak istemeyen kanat oyuncumuz.
trip atar gibi devamlı geri pas attı. buna rağmen ilk yarı top kaybı sayısı 12.
bu formla ait olduğu yer kulübe.
hayal kırıklığı tabirini tam olarak dolduran oyuncumuz. transferini zamanlaması itibariyle de övmüştük ama içini dolduramayınca da negatif yanları ağır bastı. elbette sezonun daha çok başındayız, gerçek değerlendirmeyi sezon sonunda yapmak daha sağlıklı olacak ama şu ana kadar olanları değerlendirmek de gerekiyor, zira ilk şampiyonlar ligi maçı hüsranla geçti ve kendisi bana göre sahadaki en kötü oyuncumuzdu.
böyle bir isimde ve maaşta oyuncu alınca, iki ucu keskin bıçağı eline almış oluyorsun. kadro planlamasını ben yapsam, geçen seneyi çok başarılı geçirmiş yunus ve barış varken ana planda onları düşünmeye devam ederdim. zira bu çocuklar uluslararası seviyede de galatasarayın hedefleri için as kanatları olabilecek kapasitede olduklarını ispatlamışlardı. hani ligde seni şampiyon yapar ama avrupa için de kalitesi sınırlıdır, orası için daha iyisini ararsın anlarım, misal abdulkerim için bu kesinlikle geçerliydi, ama yunus ve barış bence daha iyisini aramaya gerek bırakmıyordu, eğer satılmayacaklarsa. bu noktada bizim düşük profilde ve makul maaşta ekleme yapmamız lazımdı, yedek kalmayı sorun etmeyecek, ama belli bir kalite seviyesini de oynayabilecek tipte. beşiktaşa giden cerny misal, bana göre yunus için harika bir ikame olurdu. sen oraya astronomik maaşlı sane alarak ortalığı kızıştırdın. saneyi yedek bırakma lüksün zaten yok, hatta oyundan bile çıkarman risk teşkil ediyor, keza örneğini eyüpte yaşadık. 0-0 giderken hiçbir varlık gösteremeyen saneyi kenara aldın, yürüye yürüye 5 karış suratla geldi kenara. işler kızıştığında veya kötüye gittiğinde daha da dozu artacaktır bunun. elindeki yunus ve barışı da bu adama kaç katı maaş verdiğin için mutsuz ettin, savunmuyorum gösterdikleri tepki şeklini ama sebebi biz vermiş olduk adamlara. yani hem maddi olarak yüke girdik, hem saha içinde katkı alamıyoruz, hem de eldeki adamlarımıza zarar verdik. şu ana kadar özeti bu sane transferinin. bir umut almanya deplasmanında farklı motivasyonla oynar dedik, lincoln bile çok beklentileri karşılamadığı gs kariyerinde hertha berlin ve hamburg deplasmanlarını muazzam oynamıştı, schalkede izlediğimiz lincolnu göstermişti misal. ama tamamen rezalet bir performansla o umutlarımızı da bitirdi sane. açıkçası her zaman savruk bir adamdı, ama en azından son vuruşlarda yapardı savrukluğunu, oraya kadar acaip getirirdi topla, bizde henüz çalım attığını göremiyoruz.
biz malesef birebir aynı haltı 2 yaz önce de yaptık. asıl geliştirmemiz gereken bölgeler varken, işleyen parçalara çomak soktuk zaha tete ziyech transferleriyle. gram akıllanmadan aynı şeyleri yine yapıyoruz, çünkü amaç saha içi değil aslında. şov peşindeyiz, rakiple sidik yarıştırma, hamaset derdindeyiz. öyle olunca da herhangi bir avrupa takımına karşı aynı sorunlar gün yüzüne çıkıyor, çünkü onların tek gündemi futbol, biz bir kolu futbol takımı olan başka bir oluşumuz, ülkedeki diğer takımlar gibi...
hala takım, taktik, diziliş vs anlatıp sane’nin futbolunu yorumlayanlar var. adam çalım bile atamıyor çalım. dripling yok, çalım yok, pas yok, orta yok. bunları yapamayan hangi taktikte verimli olur? ne taktiği tekniği. zaha’ nın değişik ve ondan bile verimsiz hali.