kafasında futbolu bitirmemiş her futbolcu, önünde oynayan oyuncu sakatlanınca hırs yapar, çok çalışır, mücadeleye girip en azından formayı almayı dener. üstelik, son zamanlarda eleştiriliyor. bu iki kat hırs demek olmalı. sahaya çıktığı ilk maçta göreceğiz, kafasında futbolu bitirmiş mi bitirmemiş mi? cevap az çok belli de, neyse; umut fakirin ekmeği.
transfer yapmayı, reklam yapmayı, forma satmayı, sponsorluk anlaşmalarını öğrendik şimdi sıra vedalaşmayı öğrenmekte.
tanım: sezon sonuna kadar takımda durması gereken forvetimiz.
galatasaray defteri kapanmıştı ama tanrı ona osimhen'i sakatlayarak son bir şans sundu.
insanların önüne şans her zaman gelir önemli olan o gün geldiğinde buna hazır olmak ama ne yazık ki icardi'nin bu şansı kullanacak kadar hazır olmadığını düşünüyorum
galatasaray futbol takımının herhangi bir oyuncusuna gereğinin çok üstünde bir misyon yükleyip onu göklere yükseltmenin ne kadar yanlış olduğunu bizlere gösteren bir zamanların elit santraforu.
haftalardır yerin dibine sokulan, osimhen sakatlandığı için muhtaç olunan, takımın ligdeki en golcü oyuncusu. umuyorum neden oynatıldığı ve eleştirilerin neden dozunda olması gerektiği anlaşılmıştır.
kendisi ile devre arasında teşekkür edilip plaket ile vedalaşılması gerektiğini düşünüyorum. ben kendisinin statta ıslıklanmasına çok üzülürüm. işlerin oraya doğru gittiğini gördüğümden, olmaması için her yazıyı yazdım.
ayrıca, kendisinden hala performans beklentisi olanlara, lütfen meşhur sarı siteyi ziyarete bekliyorum. sizin gibi polyannacıları bekleyen yüzlerce dolandırıcı var. en azından burada artık millete hayal satmayı bırakıp, orada gerçeklerle yüzleşmeye çalışırsınız.
kocaeli maçında korkunç kötüydü ama orijinal mevkisinde oynamıyordu. ligde bence santrfor pozisyonunda gol atacaktır ama şampiyonlar ligi’nde büyük sorun yaşayacağız kendisiyle sahaya çıkınca.
kendisini bir sezon dinlendirip romulo-osi ikilisiyle yola çıkacaktık. hem oyun tarzımıza da uygundu romulo.
ailevi problemlerini çözmek ve çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmek istiyorsa futbolu bırakması gereken oyuncumuz.
hala fazla kiloların varken, çevikliğin veteran seviyedeyken ve bence bir maçın 20 dakikadan fazlasını çıkarabilecek kondisyona sahip değilken yine milli takım arası tatilini uzatıyorsun. kimileri diyor ki salı günü gelecek, kimileri perşembe diyor. ama yok çarşamba da gelebilirmiş. belli bir konsensüs yok bu konuda. sanırım keyfi ne zaman isterse o zaman gelecek.
buradan ayrıldığı anda kariyeri sneijder'inki gibi olacak. o da 1 sene nice, 1 sene katar yaptıktan sonra futbolu bırakmıştı. ki sneijder ayrılırken ne sakatlık geçirmişti ne de kötü bir sezon, yanlış hatırlamıyorsam 15'ten fazla sezon içi asisti vardı. icardi de maksimum nice seviyesi, hatta bence en fazla italya'nın orta-alt sıra takımlarından kontrat alabilecek. sonrasında gözden uzak bir yerde bir sene daha belki geçirip futbolu bırakacak.
bunun böyle olacağı 2+2=4 gibi bir gerçek, tek alternatifi bunu öngörüp bütün yaşantısını değiştirmesi. 20 yaşındaymış gibi çalışıp, tesise en erken gelen ve en geç çıkan olması gerekiyor. başka bir alternatif yok. ama başta söylediğim gibi, eğer isteği ailesiyle vakit geçirmekse o zaman kimseyi yormadan devre arasında futbolu bıraksın. iyi hatıralarla bitmesi bu hikayenin çok daha mutlu bir son olur.
9 kasım tarihinde kocaelispor'a yenildik ve takıma 4 gün izin verildi ki milli ara döneminde bu süre gayet normal. bugün ise icardi'nin perşembe günü yani 20 kasım'da takıma katılacağı haberleri düştü. 20 kasım'da takıma katılması demek takım antrenman yapmaya başladıktan 7-8 gün sonra katılması demek oluyor. merak edenler için de söyleyeyim takımın bir sonraki maçı 22 kasım'da, yani icardi büyük ihtimalle tek idmanla maça çıkacak.
e şimdi kimse kusura bakmasın da millet zaten icardi formunu yükseltsin diye beklerken ve milli takıma da gitmediği 2 haftalık bir ara varken bunu çöpe atıyorsa eğer kendisi, bir sonraki iç saha maçında yine iki metreye ayağını uzatamayan icardi izleyecek olursak bu işin sonu ıslıklanmaya kadar gidiyor. kimse de kızını da mı görmesine çevirmesin konuyu lütfen. televizyon programına katılabiliyorsa kızlarıyla geçirdiği vaktin dışında bireysel antrenmanlarını da yapabilir. 1.5 sene oldu millet icardi dönecek diye bekliyor. oyuncuya bu kadar gösterilen empati bana fazla. biraz da icardi mi empati yapsa? hadi bizi geç başta kendisinin her talebini kabul eden okan hocaya ayıp etmiyor mu?
en büyük problemi hayat arkadaşı seçimi olan oyuncumuz.
buradan hemen felipe melo örneği verelim. 41 yaşına kadar gayet sert mücadele ve fiziksel vücut sağlığı isteyen ön libero ve libeto mevkilerde şampiyonluklar ve güney amerka kupaları alan takımlarda oynadı. zaten bizde de orta sahayı domine ediyordu, uyuşuk selçuk inanı bile futbolcu gibi gösterdi. sakatlıkları kısa sürerdi.
kendi azmi ve fizyonomisi ile birlikte şansı eşi idi. beraber antrenman yaparlardı. eşi hep düzgün ve pozitif bir insan görüntüsü verdi. 3 çocuğa rağmen bayağı düzenli bir sporcu hayatları vardı ki bir oğulları da profesyonel futbolcu olma yolunda. . dolayısıyla spor hayatının bu kadar uzun ve başarılı olmasında eşinin katkısı büyük.
icardi ise wanda felaketinden sonra gene başka bir magazinel insanı seçti. üstelik yabancı bir kültürde yaşama yetileri olmayan birini seçti. dolayısıyla icardi bir türlü o zıplamayı ve toparlanmayı yapamıyor. kızlarını yanına alıp daha uygun ve sportif bir hayat arkadaşı seçimi olsaydı toparlardı.
icardiye güveniyorum ve tekrar eski formuna dönebilme şansı olduğuna inanıyorum. fakat hayat arkadaşı seçimi ve sürdürdüğü hayatla bunun olması zor gözüküyor.