efsane futbolcumuz olduğu için veda edeceksek, bunu iyi bir şekilde yapmalıyız. ancak bu haliyle sözleşme uzatmak akıl tutulması olur. muhtemelen yönetim tarafından, medyadaki tetikçilerine servis ettirilen haberler var. aynı şeyi özbek yönetimi, daha önce göndermek istediği oyunculara da yaptı. sneijder’in gönderiliş şeklini hatırlamayan yoktur. nelsson’la alakalı şapka haberini de tetikçilerine yaptıran bu yönetimdir. nerede çekildiği belli olmayan bir fotoğrafı, “tesislerde bu şapkayla geldi” diye medyadaki tetikçilerine haber yaptırdılar.
her duyguyu uçlarda yaşadığımız için, bir taraf “ıcardi futbolu bırakana kadar takımda kalmalı, yeni sözleşme yapmalıyız” diyor. diğer tarafta ise hakarete varan şeyler söyleyip gitmesini isteyenler var. dünya futbolunu takip edenler şunu görecektir: ne kadar efsane bir isim olursanız olun, formdan düşer ve toparlayacak durumda olmazsanız gönderilirsiniz. ramos, raul, ronaldo aklıma gelen ilk isimler. ıcardi için de aynı şey geçerli. maalesef sert maçlarda varlık gösteremiyor. oyunu rakip ceza sahasına yıktığımız ve rakibin zayıf olduğu maçlarda gollerini atmaya devam edecektir.
sakatlığıyla alakalı hep rodri ve carvajal örnekleri veriliyor. ama bu oyuncular fit döndüler. ıcardi ise idmanlara başlayalı 5 ay olduğu halde hala fazla kilolu. bu fazla kilolar onun form tutmasını da olumsuz etkiliyor. amansız savunucuları bile ıcardi’nin profesyonel sporcu fiziğine sahip olmadığını biliyor; ama savunmak için “kilolu olması önemli değil” gibi ilginç bir argümanla karşılık veriyorlar. ıcardi sıkı çalışsa ve tığ gibi bir fiziğe sahip olsa ama yine de eski performansından uzak kalsa, “ağır sakatlık sonrası elinden gelen bu kadar” denilip eleştiren olmaz. ama ıcardi, ikinci sezonundan itibaren hep fazla kilolu haliyle dikkat çekti ve bunu düzeltmek için bir şey yapmıyor.
kısacası, bir gol attı diye her şey düzelmiş olmuyor. yeni sözleşme için sezon sonuna kadar kilo verip sert maçlarda da performans göstermeli. kimse ondan 3 yıl önceki haline dönmesini beklemiyor. ama hala ligin üstünde olan özelliklerinden maksimum faydalanmak için fiziğini toparlaması şart.
ronaldinho, belki de barcelona tarihini değiştiren adamdı.
hem sahada başarılı, hem de ikon bir futbolcuydu. tüm dünyada onun videoları izleniyor, onun nike reklamları dönüyor, onun gol sevinçleri, bilek hareketleri yapılmaya çalışılıyordu.
fakat barça 2008 yazında, ronaldinho 28 yaşındayken yolları ayırdı.
vefalı olacağız derken, hem galatasaray'a hem de icardi'ye olan sevgimize zarar vermeyelim.
maalesef yaşı ilerliyor, büyük sakatlık yaşadı, ve bitmeyecek ailevi problemleri var. aklı sürekli kızlarında olacak. velayet davaları var. kızlarını hangi gün görebileceği belli değil. wanda denilen kadın rahat durmaz, bir gün çocukların da içinde olduğu saçma bir skandal yaratır, icardi'nin aklı allak bullak olur.
hem icardi için hem de bizim için en doğrusu, sezon sonuna kadar destekleyip, sonunda da güzel bir şekilde vedalaşmak.
futbolu biraz daha ciddiye alda ölüsü 35 yaşına kadar yılda 20 gol atacak kalitede olan futbolcu.
niye neden bilmiyorum ama bu sezon yaşananlardan sonra ne olursa olsun ne yaparsa yapsin kendisini çok seviyorum.
eğer bir messi ya da maradona zekasına falan sahip değilseniz önünde sonunda her sporda olduğu gibi futbolda da atletizm bu oyunun %50'sini hatta belki fazlasını tanımlar.
aramızda mauro'ya saygı duymayan yoktur ama söz konusu bir spor ve mücadele ise romantizm ve arabeske yer vermemekte hepimiz adına fayda var. şu anda mauro'nun öfkelenmesi ve duygusal story'ler atması aşırı normal bir davranış çünkü o etten kemikten bir birey ve düşüşü kabullenmek istemeyecektir. burada gs'nin kurumsal ve teknik bir reaksiyon göstermesi şarttır. hak ettiği saygı her ne ise iadesi yapılarak, pamuklara sarılarak yollar ayrılmalıdır. mauro şu anda idealleri yüksek olan galatasaray'a hizmet edebilecek durumda değil. son yaşadığı sakatlıktan sonra bunu artık 9 yaşında çocuk da görüyor. dolayısıyla sürünceme yaşamadan kabak tadı vermeden bu iş noktalanmalı ve hafızalarda bu ilişki hep güzel hatırlanmalıdır. şu analizi yaparken bile zorlanıyorum çünkü o kadar çok özledim ki onun o süper formda hallerini. bize resmen rüya gibi birkaç sene yaşattı.
yaşattığın her şey için teşekkürler doğuştan yetenekli yakışıklı adam. iyi ki seni tanıdık ve iyi ki göğsüne o formayı geçirdin. allah yolunu açık etsin.
2025-2026 sezonunda takımımızın en çok gol atan futbolcusu.
neden sürekli bir ayrılık, sürekli bir teşekkür modu var anlamıyorum. bu sezon ligde attığımız gollerin tek başına %22,2 sini atmış.
şu an için doğru kullanıyoruz, o da görev verildiğinde gayet de işini yapıyor, görev almayınca da sorun çıkarmıyor. tamam ücreti yüksek de o ücreti ödemeyip yerine yaklaşık ücret vereceğiniz bir futbolcu aynı katkıyı verebilecek mi?
bir rahat bırakın adamı işini yapsın.. yapıyor da.. takımın kaptanı bu adam.. bir salın artık.
biraz maç ritmi biraz da fiziksel güçlenme ile daha 4-5 sene galatasaray rotasyonunda büyük katkı verecek futbolcudur. bunu işin romantik kısmından tamamen çıkıp objektif olarak söylüyorum. icardi gibi kurt bir forveti yaşı kaç olursa olsun avrupanın kalburüstü tüm takımları kadrosunda bulundurmak ister.
ilk 11 planında artık olmayacağını kabullenir biraz da maaşında kırılmayı okeylerse icardi'nin forvet rotasyonunda ve renklerimiz altında uzun süre kalmasını isterim. fiziki durumu şuan %10'sa bunun %25 civarlarına çekmesi dahi bizim için yeterlidir.
osimhen'den sonra taraftar nezdinde oluşan "forvet atletik olur" algısı da ileride canımızı sıkacak gibi gözüküyor.
fenerbahçe ile alenen dalga geçmiş olmasaydı bizden ayrıldığı gün fenerbahçe teklif götürürdü ama yavşak yerli topçular gibi olmadığı bilindiği için sadece kötüleniyor. çok alfa bir karakter. yarattığı etki, takım içindeki liderlik bilmeden kendisiyle sabah akşam vedalaşılmasını anlamıyorum.
1+1 sözleşmelerle o da ikna olduğu takdirde 5 m euro civarlarında garanti ücret ve gol/asist, şampiyonluk-kupa vb. primlerle takımda devam etmesini çok isterim.
35-36'ya kadar kenarda icardi'nin vereceği saha içi-dışı katkı bence muazzam olur.