18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçının bitiminden sonra "sorumluluk benim. bunu düzeltecek olan, daha iyiye götürecek olan benim." açıklaması yapan hocamız.
avrupa'da her maç sonrası bunu söylemeye devam ediyor kaç yıldır pek bir ilerleme yok.
18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçında ilk yarı ne kadar doğru iş yaptıysa, ikinci yarıda o kadar yanlış iş yapmış hocamızdır.
takım anlık bir çöküşle 2 dakikada 2 gol yedi. çok gol kaçırdı, bir anda kırıldı. olabilir. ligde çift forvete dönmek anadolu takımlarına işlese de geçtim avrupa arenasını, istanbul il sınırlarında dahi işlemiyor. geçtiğimiz sezonun* ikinci beşiktaş maçında da gerideyken gol bulamadıkça orta sahaları çıkartıp forvet aldı oyuna ve takımın oyun ezberi de bozuldu. ne oldu? rezalet oldu.
evet 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçında 2. yarı ıcardi girmeliydi çünkü ileride top tutamıyorduk, bitiremiyorduk* ama lemina mı çıkmalıydı hocam?
3 os ile kuramadığın üstünlüğü 2 os ile kurmayı nasıl düşündün gerçekten? *
takım 2 forvete ilk döndüğünde dedim herhalde çalıştık ama herkes birbirine bakmaya başladı. hatta bir ara ilkay ve ıcardi presi nasıl yapacaklarını bile çözemediler. o sekansı gördükten sonra maça hala inancı olan kaldıysa bu taraftarlık değil polyannacılıktır.
2 sene evvel avrupa'da 2 farkla geriye düşüp maçı alacağını hissetiren galatasaray nerede? bugün ilk takılmasında teknik ekip dahil herkesin ayağı birbirine dolanan galatasaray nerede?
o zaman da sen vardın hocam. sezar'ın hakkı sezar'a ama 5-1 yenilecek takım da değildik yani.
neden istifa etmesi gerektiğini şöyle özetliyeyim:
barış alper’in sayılmayan golünün maçı 2-0’a getireceğini düşünecek kadar sahadan kopmuş. sayın hocam maç 1-1’di.
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)
koskoca ligi ve aşırı zorlu şampiyonlar ligini 13-14 kişilik kadroyla tamamlamaya çalışan teknik direktör. ''transfere gerek yok zaten çok kalabalığız. istediğimiz herkesi aldık bundan sonra sorumluluk bende'' diye açıklama yapmıştı. umarım bu saçma kararı her şeyi berbat etmez.
maalesef (bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı) basın toplantısı, benim açımdan çöküşü oldu. tespitlerinin maç ile alakası yok. derhal yolları ayırmak lazım. bu kadro böyle bir hata için aşırı lüks.
lig'de 3'te 3 yapan teknik direktör. bu lig'de fatih terim'den sonraki en başarılı teknik direktör. lig'de şampiyon olduğu sürece sürekli şampiyonlar ligi, avrupa liginde olucaz. eleştiri olması gereken bi şey ama şu an için istifasının istenmesi çok anlamsız. kendini geliştirmesini beklicez ya da o cesur oyununu oynatıp devlere meydan okumasını.. bekleyip görmek lazım.
18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçında sahaya çıktığı 11'e ben yanlış diyemem ama yaptığı hamleler her zamanki gibi geç kalınmış şekilde yapıldı ve ilk oyuncu değişikliğinin icardi olması da oyunu inanılmaz şekilde yanlış okumasının sonucuydu. zaten hiçbir etkisi de olmadı oyuna. dokunması gereken yer forvet hattı değildi.
okan buruk şimdi yeniden bir viraja giriyor. maçtan kopan, saha içinde bomboş gezen oyunculardan en az 3'ünü konya maçında yanına oturtmasa bu frankfurt hezimeti son olmaz.
öncelikle kendisinin avrupadaki başarısı tartışılır. bunu galatasaray taraftarları olarak muhtemelen büyük bir çoğunluğumuz kabul ediyordur ve muhtemelen sözlükte de karşı çıkacak pek kişi yoktur. fakat bu akşam özelinde kendisine yapılan suçlamalardan bazılarını okudukça ne alaka diyorum. dünyanın parasını harcattığından falan bahsediliyor. yani gerçekten, işin teknik taktik boyutunu geçtim maliyetini de yükleyecek en son adamı bulmuşsunuz. ya arkadaşlar "taraftar çıldırdı osimhen'i istiyor" diye bağıran ilk okan buruk değildi. ya da muslera'nın gidişi ne zamandan belliyken kaleci transferini son güne bırakıp da panik haliyle 36 milyon verdirten kendisi de değildi. yani hocaya sorsanız "aynen ya son gün uğurcan'ı trabzon'un bağrından söküp kopartmak için bonusuyla cartıyla curtuyla 36 milyon euro bayılalım, evet başkanım gayet mantıklı" dememiştir. yani öyle şeyler yazılıyor ki sanki dünyanın parasını bu adam harcatmış gibi.
eleştirmeyin demiyorum, avrupada başarısız olduğundan bahset, yanlış kadro mühendisliğini ve oyununu konuş, değişiklikleri konuş hatta antrenmanda yaptırdığı düz koşudan bile dem vur. ama kadro maliyetinden değil. ne o topçuları o paralara isteyen okan buruk'du, ne de transfer masasına oturup diğer başkanla görüşen okan buruk'tu. kerem demirbay maç sonu "abi yönetim içeride çağırayım konuşun" demişti hatırlarsanız. kendisinden de aynı cümleyi bekliyorum.
kendisine gelince, avrupada maalesef bizleri üzmeye devam ediyor. fakat, 18 eylül 2025 eintracht frankurt maçı özelinde olduğunu düşünmüyorum. davinson sanchez'e artık şanssız mı dersiniz bahtsız mı dersiniz bilmiyorum ama bugün net 2 golü o yedirdi. e gabriel sara'nın veremediği pası zaten konuşmuyorum. fark yedik, uzaktan bakınca hoca herşeyi batırmış gibi gözüküyor ama oyuncuların bireysel hatalarından yediğimiz saçma gollerden buraya geldik. yanlış anlaşılmasın kendisi suçsuzdur demiyorum geçmiş entrylerimde de özet geçeyim kendisinden sadece türkiye'de memnun olduğumdan, avrupada artık yüzümüzü güldürmesi gerektiğinden ve başarısız bir avrupa karnesi olduğundan, bu maliyetli kadroların ligde 3 puan alsın diye kurulmadığından ve kendisine verilen kadronun galatasaray tarihinde başka hiçbir hocaya verilmediğinden sıkça söz ettim. benim hoca hakkındaki görüşüm budur. hala da değişmedi, değişmiyor ve eğer böyle devam ederse 3 senedir aldığı şampiyonluklara rağmen daha da sert tepkilerle karşı karşıya kalacak ve değişmeyecek.
kendisine bu kadar kızmamızın sebebi de okan buruk'un camiadan biri olması. yani başkası olsa muhtemelen bu kadar dil dökmeyiz hocam yapma etme diye. kendisi 3 sezondur bizi şampiyon yapıyor. üstelik şımarık bir yalı çocuğunun allahın her günü iğrenç itiraf ve ithamlarına rağmen. onun yalakalığını yapan bir tff başkanına rağmen, pislik bir medyaya rağmen. bu ateş çemberinin içinde 3 mayıstır kupa kaldırıyoruz. ama bu kupaları kaldırmadan önce de sanırsam sezon başı bir hezimet almamız lazım. çünkü anca kendimize geliyoruz. peki ya bu hezimetleri almasak hocam, önlemimizi önceden alsak. ağır bir okancı olmadığımı buraya kadar okuduysanız zaten anlamışsınızdır. frankfurt maçındaki 5-1 skorundan bağımsız, ki hala kendisinin günah keçisi olmadığını şiddetle düşünüyorum, avrupada top oynamamız artık allahın emri. başka çaremiz yok. bu kadrolar bir şekilde kuruldu, buraya kan ter içinde geldik ve buradayız. 2025 şampiyonlar ligi sezonu sanırım bizimle son şampiyonlar ligi serüveni olacak gibi duruyor.
istifa etmeli mi? bugün değil. istifa edeceği o gün, bu gün değil. ama böyle giderse çok da uzak değil.
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)
yönetimin kendisi hakkında bir karar vermesi gereken kişidir.
ya türkiye liginde şampiyonluk yeter deyip ona göre bütçeyle bir kadro kurarak kendisiyle devam edeceğiz.
ya da avrupa da başarılı olmasa bile her maç rezil kepaze olmayan adam gibi futbola benzeyen bir oyun oynayan takım istiyorsak yarın kendisiyle yolları ayırıp başka bir hocaya gideceğiz.
artık 4. sezondayız hocam el insaf... yani avrupa da kupa al demiyoruz da bari her maç rezil etme bizi istersen. kaleci dedin alındı savunma dedin alındı orta saha sen istemedin ona rağmen alındı kanat alındı santraforun kralı alındı.... tamam herkesi de yenme ama gözünü seveyim bizi de rezil etme artık yahu. karabağın hocasının canı yok mu? onlar kadar oyna bari.
olmuyor hocam ve senden olmayacak avrupa da kusura bakma...
hamlelerinin yetersiz olmasının nedenlerinin başında bir türlü kadro derinliğinin oluşturulmayıp (üstelik 3 kontenjan da müsaitken) eldeki kadronun yeterli olduğunun düşünülmesi geliyor bence, birçok oyuncunun alternatifi yok maalesef. zaten orta sahayı boşaltarak oyuna müdahele etmesinin sebebi de bu bence.
yok hoca yok, kaliteli yedeklerimiz yok bizim, ki kötü oynayan ali'nin yerine veli'yi alabilelim, veli yok bizde veliii...
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)