her ne kadar bana göre yanlış kadro tercihinde bulunsa da maça başlangıç planı çok iyiydi. ta ki beraberlik golü gelene kadar. ikinci yarıdaki kötü ve plansız oyun ise kendisine yazar.
skor ne olursa olsun avrupada ortasaha çıkarıp forvet almaktan vazgeçmeli. mutlaka 3 ortasaha ile oynamalı.

(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)

her sene üç dört defa bizi rezil kepaze eden hoca.

neyse kayseri'yi, eyüp'ü yenip şampiyon oluruz yine.

(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)

gs Vector Logo

iyi bir planla başladığı maçta bile bu planın 90 dakika tutacağını zannetmesi çok yanlış. ben yine 60-65 dakika bu plana sadık kalırız zannediyordum. bu sefer 30 dakika oldu. frankfurt çaba bile sarf etmedi aslında. sadece bize hata yap dedi, yaptık. bir takım 5 golün 4'ünü majör hatalardan yiyorsa herkesin eli ayağı dolaşıyorsa demek ki problem çok daha büyük. ama ne hikmetse real madrid'in oynamadığı cüretkarlıkta oynuyoruz.

planı zaten absürt. frankfurt'a anadolu takımı muamelesi çekiyor hoca. tamam da bir gol yiyince neden dağılıyoruz abi biz. 10 dakikada 3 gol neden yiyiyoruz. neden maç sonlarında bu takım dağılıyor. bu sefer şanslıydık devre arasında bir şeyler düzelir diyorsun. ilk yarıya duacı hale geliyorsun. koskoca devre arası: sıfır reaksiyon sıfır uygulama. oyuncu değişikliği de takımı değiştirmiyor.

ben hocaya ligde ayrı avrupa'da ayrı bakacağımı söylemiştim. bence hoca avrupa'da don kişot'tan farklı değil. gerçeklikle bir bağı kalmamış. lig hem takımı hem hocayı yanıltmaya devam ediyor. bu takım oyununu değiştirmeden asla avrupa'da başarılı olamaz. artık emin oldum.

gs Vector Logo

bir şampiyonlar ligi maçını kazanmak için iyi yapması gereken bir çok şey varken bunlardan sadece bir tanesini iyi yapmış hocadır o da maç planını kurgulamak. evet hoca bu maç özelinde iyi bir planla sahaya çıktı ancak bu galibiyet için sadece bir kriter. hazırlık döneminde takımı yükleme, oyuncuları hazırlama, maç içi değişiklikler, takım motivasyonu bunlar da başarılı olmanın diğer kriterleri ve hoca bunların tamamında sıfır çekti.

ilgili maçı sadece şanssızlığa bağlama kısmını umarım basına karşı oyuncularını gömmemek içindir. eğer gerçekten şanssızlıktan dolayı kaybettiğimizi düşünüyorsa frankfurt skandalı sadece başlangıç, daha beterleri yolda.

(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)

adı ilk gündeme geldiğinde "galatasarayla birlikte büyüyecek hoca" prototipine uyduğu için gelmesini çok istemiştim. geldi, 3 kez fenerbahçe ile çekişerek türkiye şampiyonu oldu. mutlu bir takım ortamı ve kulübüne daha da yaklaşmış bir taraftar yaratılmasında başrol oldu.

geçen yıl bu zamanlarda "hocadan umutsuzum" yazmıştım. şimdi haklı olduğumu üzülerek görüyorum. umutsuz olma sebebim, öğrenmiyor oluşuydu. hala aynı hataları yapmaya devam ediyor, maçtan sonra çıkıp %65 top bizdeydi diyor. hocam o yüzden yenildin zaten. sevinmeyiver artık.

kendisi galatarasayla birlikte büyüyemedi hatta galatasaray büyürken okan buruk bodur, kadük kaldı. 75 milyona forvet alan takımın hocası da süperstar olmak zorunda. isim olarak demiyorum bunu, zeka olarak söylüyorum. ama en basit en göz önündeki hatasını bile görmeyen veya öğrenmeyen bir hocanın galatasarayda işi yok.

komik bir şey söyleyeyim; bunun suçlusu da inanmayacaksınız ama fenerbahçe. geçtiğimiz üç yılda bizimle çekişirken biraz daha derli toplu olup hileye hurdaya az başvursa bir şampiyonluk alır, yönetime okan buruktan ayrılma şansı yaratırdı. derbileri kazanabilse şampiyon olacak fenerbahçeden bahsediyorum evet.

galatasaray gerçekten büyük takımsa gözü karartır, galatasarayla birlikte büyüyecek gerçek bir hoca veya hali hazırda kendini kanıtlamış bir isim alır. hedefinin ne olduğunu da tüm dünyaya gösterir. yoksa çok para harcamış, sosyal medya etkileşimi türkolardan dolayı yüksek olduğu için hakkında ol paylaşım yapılan maskot bir takım olarak kalır.

okan hocam, her şey için teşekkürler. şimdi kendini başka bir yerde geliştirme zamanı. yolun açık olsun.

artık umarım herkesin gözü açılmıştır. taktik anlamda ne kadar yetersiz olduğunu görmüşüzdür. sürekli kendisini yıldızların kurtardığı futbol anlayışı forvetinde kendini kurtaracak yıldızı olmayınca diğeri de 1 yıldır sakat olup bu seviyelerde oyuna bile girmemesi gerekirken orta saha çıkarılıp sahaya atıldığında sonuç kaçınılmaz oluyor.
ülkemizin liginin kalitesizliği kendisinin de iyi bir teknik direktör sanılmasına neden oluyor. sürekli takımda oyuncu eksik bahanesi ile herhangi bir gerçek başarıya ulaşması mümkün değildir.
yıllarca orta saha oynayıp da bu bölgeyi bu kadar hor görmesini ya da değerini bilmemesini anlayamıyorum.
taktiksel anlamda yapamadıklarının herkes farkındadır.
sürekli saçma inadı yüzünden en basit şekilde kazanacağımız maçları kaybediyoruz.
galatasaray spor kulübü tarihinin en yüksek bütçesine sahip her istediği alınan teknik direktörü bu kadar başarısız olamaz.
hedefini avrupa olarak belirten bir insan bu kadar tembel olamaz. çalışıyorsa ve yapamıyorsa daha vahim durum.
galatasaray 4. yıldızı hamza hamzaoğlu ile kazandı. bu takım forması ve taraftarı ile doğrudan şampiyonluk adayıdır. ilk şampiyonluğundan beri yıldızların kendisini kurtardığı sistemsiz pres futbolundan artık vazgeçmesi alternatifli şekilde hücum setleri çalışması gerekiyor.
öne geçtiğinde skoru koruyamıyor ve hep yanlış müdahaleler yapıyor.
ligde aldığı şampiyonluklar yüzünden kendisinden kurtulamıyoruz.
transfer konusunda bu kadar başarısız olması da ayrı bir rezillik.
zaniolo, tete, ziyech, zaha ve şimdi de sane. hiçbir kanat oyuncusundan mı istediğimiz performansı alamayız. herkes değişiyor ama tek bir sabit faktör yüzünden asıl hedefimizdeki başarısızlıklar devam ediyor.
prag, kopenhag,young boys, alkmaar, kiev şimdi de frankfurt. artık yeter.
bu kadroya doğru düzgün futbol oynatmak için hiçbir eksiği yok.
yıldızların arkasına saklanmayı bırak ve taktiksel disiplini olan bir oyunu takıma aşıla.

kendisinin idmanını yiyen düşüyor. lemina ve gabriel sara bunun örneği. torreira çok profesyonel olup ekstra çalışıyor olmasa o da muhtemelen düşüş yaşardı. takımın en çok koşanı ve en iyisi yeni gelmiş 34'lük ilkay ile yeni gelen singo ise bir şeyler ters gidiyor demektir.

gs Vector Logo

öncelikle .

okan hocamızı hep destekledik, gelişecek-tecrübelenecek diye bekledik.

bakın 1999 yılında chelsea'den 5 yediğimiz maçta ali sami yendeydim. moralimiz çok bozuk eve dönmüştük babamla.

takımın başında fatih terim vardı.

terim 1 sene dolmadan uefa kupası kaldırdı hikayeyi yaşı yetenlerde sonradan okuyanlarda biliyor zaten.

o 5 yiyen takımda çok güçlü bir takımdı, hem kötü gününe denk geldi hem chelsea ters geldi bir şekilde.

okan hocada ise bu sıçramayı yapabilecek irade ve gelişimi maalesef artık göremiyorum. galatasaray 2 sonuçlu maçlar oynayamaz avrupada. yani ya yenildiğimiz ya yendiğimiz maçlar.

en dandik takımları bile yenemiyorsak yenildiğimiz maçlar.

hem de yenilirken hep fark yediğimiz maçlar ki bence buna beşiktaş süper kupa maçı da dahil, galatasaray finalde kaç kere fark yemiş türkiyede ayrı bir rezaletti, ligin başı vs. dedik ses etmedik.

bu nedir artık ya.. gerçekten bir şeyler yazmak için sabahı bekledim sakinleşirim, mantıklı şeyler yazarım diye ama olmuyor.

tv karşısına geçiyoruz ve diyoruz ki acaba yenilirsek kaç yeriz, gerçekten whatsapp grubumuzdaki muhabbet bu. kapıyı 5 ten açan arkadaşlar vardı maçtan önce abartmayın diye kızdık haklı çıktılar.

hataların hangi birini yazalım ki birçok arkadaş yukarda değindi;

- bu takımda artık mevkisi dışında oynayan oyuncu görmek istemiyoruz, bıktık yahu. singo sağ bekse sağ beke, sallai kanatsa kanada. bu nedir sürekli devşirmeye çalışmak böyle teknik direktörlük mu olur, playstationda maç mı yapıyoruz?

- kadro yönetimi. abdülkerim'i kestin de ne oldu, 5 yemeyelim adam çok yavaş mı dediniz aranızda taraftarın gazına gelip. sağ stoperde (yine mevkisi olmayan) sanchez 2 tane kendi kalesine attı yahu. hem vitrin maçında ilk 11 oyuncunu yedek bırakıp moralini bozdun hemde tüm defans ve kalecinin. bravo sana, bravo çok mantıklı iş yaptın!

- geriye düşünce orta sahayı boşaltmak. artık şu olunca gerçekten çıldırıyorum, lemina çıkarken işte şimdi 5 oldu dedim. a planın gayet güzel işledi neden bozuyorsun geriye düştün diye? neden ya gerçekten biri şunu sorsun artık. hiçbir zaman b ve c planı olmayan bir hoca neden bu işlere kalkışır. bu saçma değişiklikler olmasa belki maçı 3-2 kaybederdin ama bu kadar tepki olmazdı, şanssız goller yedik der kapatırdık. her türlü basiretsizlik her türlü mantıksızlık, çıldırmamak elde değil.

- sistemsizlik. bakın 96-2000 kadrosunu defalarca statta izlemiş bir taraftar olarak yazıyorum. o takımda çok iyi oyuncular vardı yine evet ama o takım makine gibiydi makine. tıkır tıkırdı, patlamaya hazırdı, sistemi vardı ve giren çıkan oyuncu sisteme uyardı. okan hocanın sistemi veya taktiği nedir? bunu anlatabilecek biri bana özelden yazsın rica ediyorum. sürekli bireysel yeteneklerle maç kazanan bir galatasaray izliyoruz 3 senedir. bu arada bunu sadece ofans için demiyorum defans da bu şekilde, yani osimhen ve icardinin performansları değil sadece olay. sanchez bişeyler yapacak da gol yemeyeceğiz, kaleci son anda uzanacak vs. toplu olarak defans veya atak yapabiliyor mu bu takım; özellikle avrupada. yok öyle birşey.

üzgünüm ama şöyle bitirmek istiyorum; aslında olması gereken aynı benfica gibi gecesinde okan hocayla yolları ayırmak ve fatih terimi getirmek.

neden terim?

çünkü bu "ligde şampiyonluk da çok önemli" diyenleri gayet şampiyon olarak tatmin eder, zaten bu kadroya atanan teknik direktörlerin %90 şampiyon olur bu ligde.

he bide heralde şampiyonlar liginde veya avrupada sürekli rakibimiz olmayacak takımlarda fark yemez!

takım içi disiplini sağlar, gereken yerde postasını da koyar herkese.

ama okan hocayla devam etmek yine avrupada başarısızlık yine rezil olduğumuz maçlar, sonrada lig şampiyonluğu demek. seçim yönetimin.

maç* sonrası açıklamalarını yeni gördüm de, dümdüz saçmalamış teknik direktör.

o yoktu, bu yoktu, hakem kötüydü vs. sorun sanki yenilmemizmiş gibi 50 tane bahane sığdırmış sözlerine. bu takım sahada bir şeyler dener, beceremez, batırır, canın sağolsun deriz. ama bu takım sahaya karakter koyamıyor, başı kesik tavuk gibi dolaşıyor herkes ve ilk yarıda eli ayağına dolaşmış bir rakibi bile bayıltamıyorsa suç senindir.

bu maça hazırlanmak için 1,5 ayın vardı ve hedef maçın bu. ligi kimse iplemiyor artık. elinde ahmet kutucu da olsa bu maçta bir şeyler göstermek zorundasın. futbolcuların sahada gol yediğinde anası babası ölmüş gibi yüzünü eğip kontak kapatıyor, sen buna çare bulamıyorsan orada işin ne? salalım o zaman futbolcuları sahaya, kafalarına göre takılsınlar. dün olanın zaten bundan bir farkı yok.

frankfurt maçındaki değişiklikler yine süper lig refleksiyle yapıldı.

bir türlü idrak edemiyoruz aradaki tempo ve dayanıklılık farkını. maça başlarken ana planda idrak etsek maç devam ederken yine süper lig reflekslerine dönüp değişiklikler yapıyoruz.

süper ligde dk 60 sonrası rakiplerin temposu düştüğü için, kenardan gelen küçük kıvılcım maçı değiştiriyor. orta sahayı boşaltsan kaldırıyor, 1 yıl sakatlıktan dönen icardiyi de kadırıyor. fakat ucl’de oyunun fiziksel mekanizması tamamen farklı.

kaybetmek olağan bir durum çok takılmıyorum ama kaybetsek bile oyundan düşmeyip maçın son bölümü ecel terleri döktüreceğimiz rakibe karnaval akşamı yaşattık.

bizim teknik heyetin son yıllarda avrupada oyunu ele alış mentalitesi cesaretle değil gafletle açıklanır ancak. cesur değiliz enayiyiz.

« / 262 »
Kayıt Ol