çok temel konularda eksikleri var. galatasaray bir teknik direktörün pişip gelişeceği bir kulüp değildir. okan hoca pişecekse eyüpspor orda duruyor.
her yıl avrupa'da orta sıra takımlarından üçer beşer yiyip dönecek takım değil galatasaray. az buçuk sistemli oynayan, skordan bağımsız oyun disiplininden kopmayan bir rakip varsa dökülüyoruz. koskoca galatasaray şampiyonlar ligi maçında oyun disiplininden kopmamalı. bunu sağlayacak olan da teknik direktörün bizatihi kendisi. takım bir farkla geriye düşünce üçün, dördün gelmesi an meselesi oluyorsa bir şeyler olmuyor demek ki.
değişiklikler desen o da ayrı bir fiyasko. e hoca sen takımı maça hazırlayamamışsın, kadroya rekor paralar harcayıp bir sistem oturtamamışsın, takımın oyun içinde kalmasını sağlayamamışsın, değişiklikleri de hatalı yapıyorsan üç yıldır olmayan şeyi bundan sonra da olduramayacaksın.
ligde bu takımın başında hoca olmasa da bu takım zaten liderliğe oynar. azıcık sistemli takımlara karşı oynattığın futbola bakıyoruz, dökülüyorsun. yıllardır da aynı. demek ki senden olmayacak. galatasarayı artık lig şampiyonluğu tatmin etmiyor. biz bu seviyelerde başarı istiyoruz hocam. bazı şeyleri daha fazla yıpratmadan ayrılmak en iyisi. senin kendini geliştireceğin bir kulüpte bizim de avrupa'da varlık gösterecek bir ekiple devam etmemiz en hayırlısı olacak.
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)

büyük çoğunluğun aksine ben kendisini başarılı buluyorum. kendisi yerel bi hoca bunu kabul etmek lazım. dün akşam ki maça iyi başladık 8. dakikada golü de attık. türkiye süper liginde dünkü oyunu oynayıp 8de öne geçip sahadan mağlup ayrılacağımız bir maç yok bana göre. okan hoca da tüm planını çalışmasını buna göre yapıyor haliyle. bana göre bu durum yanlışta değil. asıl planını yerel lige göre yaparsın asıl rekabet oradadır. sorun şu yerel ligin seni avrupaya hazırlayamıyor.
örneğin yediğimiz ilk gol. türkiyede hiç bir futbolcu doan kadar çabuk değil. araya girsin. hadi araya girdi diyelim topu ayağından açmadan gol vuruşu yapacak biride yok. kaleci çok rahat açıyı kapatır.
ikinci golde can uzunun attığı golü atabilecek iki kişi var ligte ikiside galatasarayda oynuyor zaten.
üçüncü golde o şekilde ortayı kaleye kavisli kesecek ofsayta düşmeden rakip dokunacak filan imkansız işler bunlar.
dördüncü golde singonun önünden singoya yakalanmadan çizgiye inip içeri top kesecek bir futbolcuda yok.
beşinci golde galatasaraya o alanda baskıya çıkmaya cesaret edecek takım yok. ne fener ne bjk ne trabzon hocaları bizim ceza sahamız önünde saraya iki kişiyle baskı yapmayı rüyalarında görseler sıçrayarak uyanırlar. kısacası benim fikrim şu. hoca ligte test edilmiyor. icardi gol atıyor maç kazanıyoruz. hocada sanıyor ki icardi gol atabiliyor. hocam avrupanın hiç bir liginde icardi ceza sahasında topla buluşamaz. topa dokunturtmazlar ki dokunamadı işte.
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)

teknik direktörümüz. kendisi hakkında yazılacak çok şey var ancak kısaca özetlemek gerekirse;
1) ismail kartal'in bile hücumda tekrar eden çalışılmış organizasyonları varken kendisinin böyle bir çabası yok gibi görünmektedir. eğer çalışılıyor olsa dahi sahada bunları göremiyoruz, rastgele tercihler ile hücum ediyoruz. bir ahenk yok.
2) avrupa'daki günümüz futboluna uygun bir çözüm üretmekte zorlanıyor. bitik mourinho bile geçen sene fenerbahçe ile kimle ve nerede oynarken bekleyeceğini, nerede alan kapatacağını, hangi dakikalarda baskı kuracağını, nerede topla oynayıp nerede geçiş oynayacağını bilerek en azından taraftarına az da olsa heyecan duyduran ve rekabetci bir avrupa serüveni izletti.

sahanın 60 metresini üç blok ile kapatıp, sağlam bir şekilde oyunu tutup, tempoyu düşürsek spart prag, young boys, az alkmaar, elfsborg, dinamo kiev gibi ortalama takımlar topa sahip olup sabaha kadar hücum etseler bile bize bir gol bile atamazlardi.

okan hocamız galatasaray'ın kaynaklarını avrupa kupaları özelinde heba ediyor. bu şekilde rezil, utanç verici mağlubiyetler camiamıza yakışmıyor. yenilecek olsak bile 1-2, 0-1 yenilelim, maçı 50 dakikada öldürüp bize ızdırap çektirmesin artık.

bir takım 5 gol yiyebilir, galatasaray uefa kupasını alsigi sezon içeride dahada chelsea'den 5 yedi. olan buruk kötü hoca vs demeyeceğim elbette ama 2 çok ciddi sorun vardı 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçında benim için;

1- takım kafa olarka maça hiç hazır değildi. zaten koşu istatistiklerine ve ikili mücadelelere bu yansıdı. barış yerden kalkmadı maç boyunca. zaten 5 gol de kötü oynamaktan ya da rakibin gücünden falan değil tamamen bu maçtan kopukluktan kaynaklandı.

2- mac sonu açıklamaları rezalet. ne hakemi hocam ya? hakem çok iyiydi bu arada, bizim ligde faul olacak pozisyonları kesmedi oynattı. gol attık da hakem vermedi diye bir şey yok, yanlış bir faul çaldı evet ama çalmasa rakip zaten o kadar rahat vurdurmazdi, bıraktı adamlar pozisyonu faul çaldı diye. maçın tüm hikayesini bir yanlış faul düdüğü ile açıklamak saçmalık. çık de, sanchez'i sola almam hataydı tüm savunma dengesini bozdum de ya.

ben pek çok taraftar gibi antrenman programını sorgulamayacagim. be bu takimi piri ile de gordum, bartelli isimli yere göğe koyulamayan kondisyoner ile de gördüm barceloan staff ekibi ile de gördüm. ne antrenmanı yaptırırsan yaptır oyuncu kafa olarak antrenman ya da macta değilse hiçbir anlamı yok antrenmanın. oyuncu limitlerini zorlamaz çünkü. a zorlamazsa b de aya uyum sağlar, c de b'ye uyum sağlar ve sen dünyanın en iyi antrenmanını da yaptırsan oyuncular o entrenmandan verim alamaz.

bu motivasyon ekllsikligi hoca ile alakalıdır benim için. oyuna, oyun planına, hocasına, arkadaşına inanmayan güvenmeyen oyuncu görev icabı koşar, yürekten koşmaz.

bence takımın bir sorunu da maaşlar. avrupa'nın minimum 2 katı maaş veriyoruz. evet, oyuncuları akp iktidarindaki bu orta doğu ülkesine getirmenin bir maliyeti var ama bu maliyet garanti para yerine başarı odaklı prim şeklinde de sunulabilir.

ligde ne oynuyorsak aynısı avrupa'da oynuyoruz. anadolu takımları senin top kaybını verdiğin boşlukları geri dönmemelerini değerlendiremiyor ama frankfurt değerlendiriyor. aslında tek fark bu. biz avrupa oyununu ligde prova etmiyoruz. hep laubaliyiz. bir şekilde maç kazanıyoruz diye gevşekliğe vuruyoruz. sonucu bunlar oluyor. biz daha 2 hafta öncesine kadar sirf icardi küsmesin diye 10 numara pozisyonunda oyuna alıyorduk. sonra diyoruz ki hocanın ikinci bir planı yok. ee yok zaten. prova etmiyoruz ki. denemiyoruz ki. maç 3-1 yine ortasaha çıkarıp forvet aldık oyuna. maç 5-1 oldu.

bayern makine olduğu zamanlarda müller'in bir lafı var. antrenmanlarımız çoğu mactan daha zordu diye. adamlar gelene geçene 6-7 atıyorlardı. biz en son hangi anadolu takımına 5 tane artık. ciddi değiliz. disiplinli değiliz.

avrupa'da 1 top kaybının sonucu büyük. o zaman ligde de kaybetmeyeceksin. şimdi önümüzde konya maçı var. bu maçta kaybedilen topa en çok kendisi tepki göstermez ise takim iyiye doğru gidemez. top kaybı yapan, geri dönmeyen 11 km altinda koşan kanat oyuncusunun ilk 11de yeri olmamalı. avrupa'da başka türlü başarı gelmiyor işte.

yunus ve sane'yi kesmesi gerekiyor.

(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)

ısrarla avrupa’da yaşanan kayıpları oyuncular üstünden yorumlayan ve manipülasyon yapan teknik direktörümüz.

o hazır değil, bu geç katıldı muhabbetleri taraftar, medya oyun, taktik, felsefe konuşmasın diye ortaya atılan yemlerdir.

allah aşkına şunları yemeyin artık. oyuncu olmadığı için değil, hoca yeterli olmadığı için yaşıyoruz bunları. şu meselede inat etmeyelim.

(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)

herhangi bir şirkette, kendi tabiriyle işi yürütebilmek için gerekli tüm olanaklar kendisine sağlanmış orta düzey bir yönetici, verilen işi yerine getiremezse suçlu kim olur ? ceo'mu ya da üst düzey yöneticiler mi ?
okan buruk o orta düzey yöneticidir. hem işi yerine getirememiş, üstüne birde şirketi devasa zararlara uğratmıştır.
kendisine son bir şans tanınmış ancak onu da kötü kullanmıştır.
ligde kırdığı saçma sapan rekorları konuşarak savunuluyor. yahu adam galatasaray'ın kuruluş gayesine tek bir faydası olmadı koskoca 3 sezonda. bu sezonda aynı şekilde rezil başladı.
tek sorumlu kendisidir. acilen istifası istenmeli, istifa etmiyorsa da kovulmalıdır.

okan buruk; ligde maç kazandığı ve şampiyon olduğu sürece dokunulmaz. benim için değil, yönetim için. bilmiyorum 1-2 hezimet daha yaşanırsa belki şaşırırız ama atıyorum ligde 3/3 şampiyon olmuş, 7/7, 8/8 galibiyet almış bir hoca şak diye gönderilir mi, onu gönderecek yönetim dursun özbek yönetimi olabilir mi emin değilim.

bu sezon da avrupa'da elle tutulur bir sonuç alamazsa, lig sıralamasından bağımsız olarak yollar güzellikle ayrılmalı. mevcut kadro teknik direktör olmadan bile bu ligde ya şampiyon ya da ikinci olabilir. bizim derdimiz avrupa. aylardır hem yönetim hem kendisi dilinden düşürmüyor doğal olarak avrupa'yı. bizim de beklentimiz o yönde.

kişisel olarak ben bayern maçı gibi 60 dakikalık bir periyot da istemiyorum. gerek yok. sonuç almamız lazım. hedef maçları kazanmamız lazım. dünkü maç frankfurt değil de liverpool olsaydı, bu skor bile bir noktaya kadar kabul edilebilirdi. duruma göre anlayışla karşılanabilirdi. ancak benim dün izlediğim frankfurt, bize 5 atabilecek bir takım değil. taktikten çok kişisel hatalarla maç 5 oldu ama hiçbir koşulda bu sonuç, bu takıma karşı kabul edilebilir değil. bu maç, frankfurt'u gördükten sonra, kesin olarak kazanmamız gereken bir maçmış.

takım bu maçları kazanabilir, o oyuncular ve potansiyel var. bunu da ortaya çıkarıp maçları kazandırması gereken kendisi. geçmiş sezonları aksilikler dedik, eksik bölgeler dedik, form durumu dedik... bugüne geldik. bugün artık kendisini avrupa'da ispat etmesi gerekiyor. edemiyorsa da yapacak bir şey yok. kendisine hizmetleri, kazandırdıkları için teşekkür edip yolları ayırmamız gerekiyor.

bizi itle köpekle muhatap olmak zorunda bırakan son 3 yılın şampiyonu rekortmen teknik sorumlumuz.

puan, galibiyet, transfer rekortmeni.

« / 262 »
Kayıt Ol