dün spk'ya başvuru yapıldı.
bu kadar lot tahtada satılmaz, en az %20 iskontolu toplu satış yapacaklardır.

yüzüne gözüne bulaştırdığı bedelli sermaye arttırımından gelen payları hisse bu fiyatlardayken satmak ihanetten farksız.
devre arası alınacak saçma sapan adamlara vereceğiz bir de buradan gelen parayı.

her maçta arkadaşlardan en az biri cocuğunu getiriyor, hepsi 7 yaşından büyük ve bugüne kadar hiç kimlik ya da yaş soran olmadı.
yaşından çok büyük göstermiyorsa 9-10 yaş sorun olmaz

samsunlulardı bağıranlar, makara yaptılar.
bizim tribünler yönetim *stifa diye bağırdı.

ulan çıldırmamak elde değil!

baş başa vermişler takımın tek sorunsuz, istikrarlı, iş ahlakı yüksek, üstün performans veren adamını nasıl yeriz diye kafa patlatıyorlar.

yanlarına da yıllardır beşiktaş düşmanlığından başka hiçbir iş yapmamış sözde gazetecileri almışlar aklımızla dalga geçiyorlar.

elindeki en değerli futbolcuyu yerin dibine sokuyorlar, sakat numarası yapıyor alt metinli ahlaksızlık isnat ediyorlar, problem olarak lanse edip göndererek bir problemi çözmüş olacaklarının alt yapısını yapıyorlar.

bu şark kurnazlıklarını gördüğüm kadarıyla kimse yemiyor ama engel de olamıyor!

sergen arkasında imza törenindeki gibi bir destek olduğunu sanıyor galiba.
önceki döneminde son 14 maçta 1 galibiyet alıp ben çözüm üretemiyorum dediğinde çoğunluğun desteğini kaybetmişti zaten. sonrasında antalya’dan bile kovulduğunda, yorumculuk döneminde futboldan ne kadar uzak olduğunu ve kendini olduğundan ne kadar daha yukarıda gördüğünü belli ettiğinde, bu sene de puan ortalaması olarak kaldığı yerden devam ettiğinde o kredinin tamamen tükendiğinin farkında bile değil.

başkandan bahsetmeye bile gerek yok, bir dediği bir dediğini tutmuyor. her başladığı işi yarım bırakıp tam tersi istikamete gidiyor. bütçeyi bile hile hurdayla geçirdi. geldiğinden beri kulübün lehine tek icraatı yokken harcadığı paranın haddi hesabı yok.

bu adamlar kalkmış takımın her anlamda en değerlisini gönderiyor.
ikisi de sezon sonunu göremez. olan bize oluyor ama, bir sezonumuz daha gitmiş oldu, yine yüz milyonlar harcayıp daha kötü bir oyun seyretmiş olduk.

daha fabri’nin adriano’nun gökhan gönül’ün, tek tek saymayayım nkoudu’nun bile yerini dolduramamışken her gelen gideni aratmışken son yılların en istikrarlı performans veren adamının yerini doldurmak için ne kadar daha borca girilecek ve yeri doldurulamayacak.

ne bitmez çilemiz varmış.

öncesi de yarım yamalak olsa da takımı adam akıllı takip etmeye başladığım sezon 1989-90
kontrol etmedim ama sanıyorum son 2-3 sezonda gördüğüm mağlubiyet sayısı ilk 15 yılda gördüğümden fazladır.

daha kötü ne olabilir dedikçe sen daha dur diyor takım sürekli.

daha önce de yazdım, biliyorum mümkün değil ama takımda bir kişi bile kalmayacak şekilde temizlenmesi gerekiyor.

bu kadro mağlubiyet arsızı oldu geçen seneden beri, hepsi kanserli hücre ve yeni gelene de bulaşıyor maalesef.
rafa ve mert’e yazık olmuş olur ama bugünleri yaşayan ve normalleştiren kimse kalmamalı.
herkes birkaç kişi daha yazabilir kalmalı diye ama eminim kimse 5 kişiden fazla mutlaka takımda kalmalı diyeceği adam sayamaz.
böyle kadro mu olur.

ben bugünleri yaşamış kimsenin takımda kalmasını istemiyorum.
gerçekleşmesi mümkün olmayan bir istek biliyorum ama mümkün gözükmeyen birçok istatistiği gerçekleştiren takıma müstehaktır.

670 kişiyi gözden kaçırmışım
   

stadın toplam koltuk kapasitesi 42.767
localar, vip ve deplasman tribünü dahil sayı bu.
tampon bölgeler nedeniyle bu koltukların bir kısmı kullanılamıyor.
sponsorlara, yayıncıya ve spor il müdürlüğü’ne ayırılan biletler var, bunlar da hiç satışa çıkmıyor.

trabzon maçında kapalı üst/alt, eski açık üst, yeni açık üst/alt’ta çok az sayıda koltuk boştu.
bunun nedeni de kenarlarda bileti/kombinesi olanların ortaya doğru toplanması. yani koltuk kapasitesi kadar taraftar vardı bu tribünlerde.
eski açık altta biraz daha fazla boş koltuk vardı.

deplasman tribününde 2.641 koltuk var ama trabzon maçında orada en fazla 1.000 kişi vardı.
loca ve vip koltukların toplamı 5.562. yarısı ancak doluydu ts maçında.

açıklanan sayı nasıl hesaplanıyor bilmiyorum (loca/vip girişleri dahil edilmiyor olabilir)
benim tahminim 38.000 kişi vardı ts maçında.

mario'ya sezon boyunca kurulduğum için sevemiyorum bir türlü.
adam asla hızlanamıyor, sanki hep arkasında formasından çeken biri var ama iki maçtır iyi oynuyor.

rafa kötü anlamda, masuaku iyi anlamda şaşırtıyor birkaç maçtır.
rafa'nın kredisi kolay kolay tükenmez de masuaku'ya asla kanmam.

hoca devre arasında dokunmuş takıma bir şekilde, ikinci yarıya çok istekli çıktı takım.
chamberlain ısrarını anlamasam da en azından takıma biraz istek, heyecan verebiliyor.

ilk yarı bitiminde taraftar takımı çağırdı alkışladı falan ama takımın taraftarı pek iplediğini sanmıyorum, hocanın etkisidir diye düşünüyorum.

faiz sabit değil, sorun orada.
sabit olsa özellikle son iki yıl çok işimize gelirdi.

kurun yükselmesi hiç beklenmiyor ama burası türkiye ve bir sabah uyandığımızda ekonomi modelinin tamamen değiştiğini görmeyeceğimizin bir garantisi yok.

yüksek faiz döneminde ödemeleri yaptık, şimdi faiz düşüş eğilimine girmişken buradan çıkıp döviz borçlu olmak ne kadar doğru emin olamıyorum.
gelirlerin büyük kısmının bankalara gitmesinden kurtarmış oluruz kendimizi ama dövizdeki ani bir zıplama yine dengemizi bozar.
eğer borç yine tl olarak kalacaksa o zaman başka tabi.

/ 2 »
Kayıt Ol