çeyrek altın mı bu? birinin parası için oyuncu satışı mı olur? bu oyuncunun fenerbahçe'de oynayacağı maç sayılı 25 falan... öyle sert bir savunma anlayışı da yok. hatta zamanla sol bek olarak kullanılacaktı. bizim takımda üst düzeye evrilmesi mümkün değildi. ben onun yerinde olsam avrupa'da bir takıma giderdim. ama para çok iyi eğer doğru ise

sıkıntı burada başlıyor işte. oshimen bizde bu performansı gösterme arzusunda olmuyor bize gelince. mevcut oyuncuların belli bir noktadan sonra salması gibi bir durum var. yönetimsel mi? hocadan mı? taraftar mı gazlamıyor? orasını çözemiyoruz.

bir iki oyuncu dışında ben kadro kalitesinin çok gerisinde olduğunu düşünmüyorum ancak alınan verimin yerlerde olduğu gerçek...

mesela abdülkerim yerine samet bize geldi. bunun tersi olsa samet hala orada oynuyor olurdu. biz de çoktan abdülkerim'i göndermiş olurduk. bunun gibi bir sürü örnek yazılabilir.

iskelet kadrodan verim alamıyoruz. cincon verim alıyor. yanına sağına soluna eklediği vasat oyuncular çok fazla sırıtmıyor.

maçın ilk gole kadar olan kısmında sanki ev sahibi biz değilmişiz gibi oynadık. topu rakipten alamadığımız gibi, aldığımız topları pas hataları ile hızla rakibe verdik. savunma anlamında da zayıf kaldık. yediğimiz gol syzmanski'nin gereksiz hareketleri sonucu topu kaptırması ile geldi. bana göre o bölgede olmaması gerekirdi. amrabat'ın yapması gereken hamleyi fizik gücü düşük bir oyuncu yapınca ve fred kadar ayağına hakim olamayınca gol geldi. golün yeni teknoloji ile anında verilmesi de iyi bir gelişme bu arada. ben çizgiyi geçmediğine emindim. ama çizgiyi geçmiş.

doğal olarak rakip kontra oyununu tercih etti bu dakikadan sonra... özellikle kalecileri ve ikinci kaleci gibi oynayan defans souttar sayesinde bir çok gollük pozisyonu kestiler. biraz amaçsız ortalar yapıldı bu dakikalarda... buna rağmen zayıfta olsa ataklarımız oldu. aslında güzel bir dakikada golü de bulduk. ikinci yarıyı önde kapatabilir miyiz derken halı sahada bile yenmeyecek rahatlıkta bir gol yedik.

ikinci yarı ise tam bir fiyasko... ofsaytlar da adım farkı ile... yani bir salise geriden çıksalar 5'lik olacağımız bir maçtı. orta sahasızlıktan takım bağırırken hocanın panikle forvete yüklenmesi bana göre maçı kazanmaktan uzak bir düşünce idi. belki bir beraberlik kafası...

takım bu maça ya hiç hazırlanmamış... ya da bu kulvarda daha fazla ilerleyemeyeceğimiz düşünülüyor. yani çok kötü oynadık. evet rakip mücadeleci, defansta iyi, pasla iyi çıktılar ama böyle aman aman hızlı, aman aman güçlü bir takım değildi. biz bu maçta değildik. sanki aklımız kupa maçında cincondaydı. yani hafta sonu da maçımız yok. en azından oraya gelen taraftar ve güzel atmosfer için çok daha hırslı oynamalarını beklerdim. beni asıl üzen ve gelecek maçlarda kafamda soru işareti bırakan nokta bu...

ne diyelim geçmiş olsun. bize hayal bir kurdurmuyorlar. o bile yasak...

hataylı oyuncunun topa teması yok görünüyor. bu yüzden penaltı kararı doğru.

amrabat adamımsın... gol atmanı o kadar istedim ki... son saniye tokat gibi geldi. bu gece sadece hamsilere atmadın bu golü. sen de yavaş yavaş anlıyorsun zaten sahadaki hareketlerden...

maça iyi başlamadık. sonra topla iyi çıktık ama gol pozisyonları etkili olamadı. ilk yarının yıldızı liva... kontradan mükemmel bir gol attık. ancak böyle oynarsak golü yiyebiliriz. ikinci yarı daha zorlu olacak.

son 10 + 5 dakika futbol oynamamak için her şey yaptı iki tarafta... 2 puan evimizde gitti. ararız sonraki haftalar

başkasına altın yumurtlayan tavuksun onana... bize gelince mi kalecilik yapmak aklına geldi?

Kayıt Ol