udinese'ye peşkeş çekilen oyuncu. senelerdir kiraladıktan sonra satamıyorsan takımda tutacaksın bir şekilde. bu sefer opsiyon mopisyon bile koymamışlar.
bizim uğurcan'a verdiğimiz parayla trabzon'a transfer olursa şaşırmam. akpli bürokratlar şimdiye kadar çoktan devreye girmiştir bile *
3-1 kazansak da sahadaki oyunun çok büyük kırmızı alarm verdiği müsabaka.
bir kere attığımız 3 gol de ekstra. biri duran top, diğeri bardakçı'nın başlarım yapacağınız ortalara isyanı, sonuncusu da ''5 kişiyi çalıma dizmeye çalışana kadar doğru yerde dursan yeter sane kardeş'' diyen sallai çabası. galatasaray ligde kendi evinde anadolu takımına karşı oynarken %67 topa sahip olduğu halde golleri bu şekilde ekstra işler sonucu bulmaz. 90 dk boyunca ne hücumcularımızdan uyumlu bir atak atraksiyonu görebildik ne de savunmada doğru şekilde rakibi karşılayabildik. ve tüm bunlara rağmen okan hoca skor 1-0'ken icardi > lemina değişikliği gibi akıldışı bir hamle yaptı ama o değişiklik yapılmadan 2-0 oldu.
yunus bence bugün iyi oynadı ama sane bir kanatta, yunus diğer kanatta gibi durup aslında forvet arkasında oynarken, sara da 10 numara mı 8 mi belli değil bir rolde konumlanmışken doğru düzgün atak yapamamamız çok normal. barış alper işini çözemezsek onun yerine sallai'ye şans verilmesi gerekiyor hele singo da alınmışken. hee singo sağ stoper oynayacaksa o zaman da bambaşka bir şablon ve oyuna geçeceğiz zaten onu da izledikten sonra görürüz. fakat mevcut şablonda bu dediğim sane-yunus-sara üçlüsü ne osimhen'i doğru besleyebiliyor ne de kendi aralarında düzgün verkaçlara girebiliyor.
milli araya 3 puanla girdik. şimdi bir kaleci çekip, tez zamanda barış alper krizini çözüp önümüze bakmalıyız. ve şl maçları için bekleyerek savunma yapma işine biraz daha özen göstermeliyiz. presi yeterli kalitede yapamadığımız her maç ligde bile sıkıntı çekiyor takım, adam adama basacağız diye alanları boş bırakmaya devam edersek şl'de hiç acımazlar.
maçın başından beri sane yerine singo, sallai de sağ öne diye bağırıyor oyun. gelen 3. gol tesadüf değil, umarım ilerleyen maçlarda okan hoca şu duruma uyanır artık.
dk 70'de yine şansın yardımıyla gol yemekten kurtulduğumuz ama sonrasında şansın da artık bizi terk ettiği maç. okan hoca ilk yarıda verdiğimiz pozisyonlara ve yediğimiz prese rağmen skor 1-0'ken icardi > lemina değişikliği yapmaya karar vermiş. neyse ki bardakçı ''gvardiol ve ake gelmeyecekse bu takımın sol stoperi benim beyler'' diyerek asistini yaptı da skor üstünlüğünü 2'ye çıkarttık derken hooop savunmadan pasla çıkacağız muhabbetine lucas kaptırdı, yine fark bire indi.
son 15 dk boyunca gergin bir maç izleyeceğiz sırf şu aptal hata yüzünden. bugün rezalet oynayan sane yerine singo'yu sokup, ön libero olarak da kaan'ı atmak lazım oyuna.
yine akan oyunla bir şey üretemeyip duran topla skoru bulduğumuz, şansın yardımıyla devre arasına 1-0 önde girdiğimiz tsl müsabakası.
okan hocanın kafasında bambaşka bir şablon ve plan var. bu maç geç olmadan o şablona geçmesi gerekiyor gibi. çünkü adam adama baskı işinde ligin ne kadar önünde olursak olalım alan savunması konusunda çok kötüyüz. geçen sezon lemina gelince alanı iyi savunma işini halletmişti. bugün o da iyi performans veremediği için savunmada çok kötü anlara şahit olduk. hücumda ise yine barış alper'in saçmalaması yüzünden farklı bir atak planıyla oynamak zorunda kalıyoruz. öyle olunca da ya duran toplara ya da bireysel yeteneğe kalıyor iş. okan hoca asla yapmaz ama dk 45'de singo > sane değişikliği gelse maç farka gider. sallai'yi barış alper'in yokluğunda hücumda kullanmalıyız. yunus 10 numara, sane sağ kanattaki 10 numara gibi oynuyor anlamsız verkaçlar yapıp şut şansı bile yaratamadan kontra atak yiyoruz.
ofsayt sebebiyle iptal edilen golden önce savunma adına kötü bir sekans yaşadık. ikinci topları almamız lazım, özellikle lemina oynuyorken o ribauntları kaçırmamız sıkıntı teşkil edebilir. o pozisyon dışında da karadeniz fenerliler derneği ç.rize atak atraksiyonları açısından hiç fena değil.
yediğimiz gol ofsayta takıldı, attığımız gol duran toptan geldi. o yüzden en azından osimhen-sane arasında gomis-rodrigues uyumu yakalanana kadar ps2 dönemindeki winning eleven oyunlarında kalma şekilde hücum etmekten vazgeçmeliyiz. o tek paslarla denediğimiz atakların neredeyse hepsinden sonra geçiş hücumu yiyoruz. orta konusunda da çok kötüyüz. tamam a planımıza dahil değil akan oyunda orta açmak ama bu kadar da isabetsiz orta açmamamız lazım.
edit: sane, kanat savunması haricinde defansa yardıma gelmemeli. stoperlerin civarında ne işin var kardeşim?
milli bayrama denk gelmesiyle, maç önünde çıkan yönetim-taraftar kaosu ile, göztepe'nin en az 2 puanını gasp etmiş v.a.r hakemiyle operasyon kokuları yayan tsl karşılaşması.
böyle maçlarda okan hoca veya bir oyuncumuz büyük bir hata yapmazsa yine istediğimizi alıyoruz ama yine de her türlü tetikçiliğe karşı ayık olmak gerekiyor. erken gol(ler)le ilk yarıdan maçı kopartmalıyız.
zafer bayramı'nda, atatürk'ün türk milletine kazandırdıkları yok etmeye çalışanların futboldaki işbirlikçisi olan chobanilileri sevindirmemek için; saldır galatasaray!
konsantrasyon#
geldiğinde yazmışım; ''günün sonunda 2 sezondur izlediğimiz fener itelemesi ile maç kazanacak, eşekbahçe kerizliği ile puan kaybedecek.''
tam olarak da öyle oldu. bunak jesus, arap ismoş, maymunyo... hoca fark etmiyor, şikeciler hakemlerin itelemesi ile yarışta tutuluyor. bu sezon da maymunyo yerine kim gelirse gelsin bugün çözüm süreci - chobani özel versiyonunu izleyeceğiz.
ilk yarının ortasında 3-0 olacak maçı vincic sayesinde 1-0 kaybetti şikeciler ve şl hasretini 17 yıla çıkardılar. son sezonlardaki ligdeki serüvenlerine benzeyen bir maç oldu. takımdan bir cacık olmayacağı belli ama korkak rakip hoca, hakem desteği derken son dk'ya bile sadece 1 gol geride girdiler.