olmayacak 3 işi peşpeşe yaparak hiçlikten golü yemeyi başardığımız şl müsabakası. ilik yarı yemeden soyunma odasına girsek maç bizimdi. sevmiyorum savunmada ince işçiliği yapmayın şu boku kardeşim ya. vur gitsin top işte amk. oysa barış alper ve ilkay ile 2. ve 3. gole de yaklaşmıştık.

şampiyonlar liginin yeni formatındaki ilk maçımız.

okan hoca'nın çıkardığı kadroda hoşuma giden-gitmeyen tercihler var fakat sonuç aldığımız müddetçe asla umurumda olmaz. sonuç derken de skordan bahsetmiyorum. neyi neden yaptığını ve ne kadar karşılık aldığını anlayabilsem yeter. rakibin kulübesinde tehlikeli oyuncular var, biz de o hamlelere güzel karşılık vermeliyiz.

oyunumuzla ilgili kritik bulduğum 3 husus var;
1- sete oturup, düşük tempoda gereksiz paslar yapmak yerine hızlı hücum edip iyi-kötü bir şut ile atak bitirmek ve kalecinin sektireceği toplara koşmak
2- yarınlar yokmuşçasına önde basıp çok kötü geçişlere yememek
3- rakibin baskısını kırmak adına geride uğurcan'ın da dahil olduğu üçgenlerle anlamsız kısa paslar yapmamak

şampiyonlar liginin adına, çok daha önemlisi galatasaray'ımıza yakışır bir oyun ortaya koyup eski ihtişamlı avrupa günlerimize yeniden bir start vermemiz umuduyla; saldır galatasaray!

sadece fbjk lehine çıkacak bir ikinci sarı kartın çıktığı, üstüne de fener'in salıncak kıyağı cengiz'in golünü attığı müsabaka. biz kaç sezondur rakip kalecilerin oyundan en az 15 dk çaldığı maçlarda boğuşurken ilk sarı kartlar bile çıkmıyor. burada çok basit bir kartla rakip 10 kişi kalabiliyor. neyse zaten başakcity de maçı hak etmemişti hiç akıllıca oynamadılar. golü bulmalarına rağmen onu da koruyamadılar.

maçın başından beri pivot santrforluğa giriş dersi verdiği halde istediği pozisyonlara bir türlü giremeyen shomurodov, futbol tanrılarının bu performansını ödüllendirdiği şanslı bir golle dk 71'de takımını öne geçirdi. 3 dk sonra cerny'nin ince işçiliğiyle toure tekrar beraberliği sağladı.

aslında jk'nın stamina'sı maç 0-0'ken bile çoktan bitmişti ama başakcity akıllı bir oyun oynayamıyor. bu maç da 17 ağustos 2025 beşiktaş eyüpspor maçı gibi son dklarda çözülecek gibi duruyor.

bu arada jk'nın duran top savunması ise tam olarak balon sergen 'dehası' kokuyor. coates olsa her maç hattrick yapar ganyancı sergen'in jk'sına *

başakcity direnirse puan alabilir diye düşünüyordum ama hem jk'nın baskısı arttı hem de kulübelerinde
davie selke ve amine harit gibi oyuncular yok bugün. iş yine deniz türüc'e kaldı.

an itibariyle hocası iş başı yapmayan başakcity ile başında hoca diye ganyancı bir balonun olduğu tinercilerin karşı karşıya geldiği müsabaka. jk maça istekli ve sert başladı, başakcity henüz bir reaksiyon gösteremedi ama gösterseler de hakemler devreye girip jk'yı üzmemeye çalışır zaten*

keşke nuri şahin kulübede olup şu balon sergen'e ''ben dortmund, lvp, real madrid formaları giydim sen ise prime'ında siirt jetpa ile yimpaş yozgat arasında karar vermeye çalışıyordun'' dersi verebilseydi.

barış alper ve berkan'ın son dklarda skoru 5-0 yapmamızı engellediği müsabaka *

sane'nin 5 maçtır yapamadığını sallai bekten sağ öne geçer geçmez daha doğrusu önündeki sane yükü kalkar kalkmaz yaptı yine. yunus yerine ortasahaya adam attığımız an fişi çekeriz.

ilk yarısı 0-0 tamamlanan tsl karşılaşması.

rakibin vasat altı hocası s.şahin bile sadece kaleden çıkış ve savunma arkasına sarkma işine çalışınca bize bu denli zorluk çıkartabiliyorsa bizim takımın taktiksel sıkıntıları var demektir. adamlar 7 kişi merkezi kapatırken göbekten delmeye çalışmak yerine taç çizgisine daha yakın yerlerde iki üçgen kurup atak genişliğimizi artırsak maçı çoktan çözmüştük bile. gereksiz şekilde merkezden yüklenmeye devam ettiğimiz müddetçe yine anca duran topla falan golü bulabiliriz ki hakem rakip kaleci bağırdı diye korner yerine aleyhimize faul veren bir tip*

bardakçı'nın ilk yarının son dklarında denediği gereksiz çalım da bence kendisinden çok okan hoca'nın a planına yazar. savunmacıları oyun kurulumuna bu denli dahil etmenin eyüpspor gibi maçlarda hiçbir şekilde anlamı yok. bardakçı ve dave oralarda topla buluştukları müddetçe bu tür hatalar ve pozisyonlar izlemeye devam ederiz.

icardi'nin yanına bir uydu forvet atmadığımız müddetçe rakip savunmayı açma işinde zorlanacağız. ilkay ve sara'dan birini çıkartıp oyuna ahmed'i veya barış alper'i atmak en mantıklı iş aslında ikinci devrede ama okan hoca yine 70. dklara kadar bekler. yaptığı hamle de büyük ihtimalle barış alper > icardi değişikliği olur. ikinci devre adına tek ümitli olduğum konu rüzgarın bizim lehimize esecek olması. belki bir uzaktan şutla falan kilidi kırarız.

milli ara sonrası, sakatlık(lar), gündüz saatinde oynanması, hazır olmadan oynayan oyuncular, olimpiyat stadı, tüm haftayı fb etkinliklerinde geçirmiş rakip takım hocası, barış alper krizi, rakipteki galatasaraylı eski futbolcular... gibi negatif atmosfer yaratan koşullar ve gündem konularından kurtulmak için rahat bir galibiyet almamız gereken tsl müsabakası.

icardi'yle ilk yarıdan skoru alıp, sakatlığı nüksetmeden yerine barış alper'i sokmamız gerekiyor. keza singo'nun frankfurt maçına daha hazır başlaması için en az 30-35 dk süre alması lazım. yunus ve sane'nin aynı anda oyunda olması beni pek mutlu etmedi şimdiye kadar. okan hoca ikisini sık sık yer değiştirerek farklı atraksiyonlar izletse hiç fena olmaz. diğer türlü oyun 3. bölgede tıkanıp duruyor.

eyüpspor savunmada aşırı kötü bir ekip, maçın başında rakip kaleye ne kadar hızlı gidip atak bitirirsek o kadar erken düşerler oyundan.

« / 74 »
Kayıt Ol