fenerbahçe topla oynamaktan imtina etti. üçlünün önünde oynayan fred çoğu zaman uzun vurdu düşen toplara karşılık yanındaki partneri szymanski'yi de önde gördük bol bol.
bizde oyun kurulumundaki yetersizlik göze çarpıyor yine. topu cezasahasına götüremedik. artık oyuncularda refleks oluşmuş olacak ki her fırsatta topu kaldırıyoruz. kenar ortaları dışında aksiyon yok onlarda zaten tehlike'nin t'sini bile oluşturmadı rakibe. barış alper ve sallai'nin osimhen'le bağlantısı yoktu. birebirde de stoper çağlar ve yusuf'a üstünlük kurduklarını göremedik. lemina'daki olan canlılığı sara ve torreira'da göremedik. daha net pas opsiyonları olmaları gerekiyor.
golü yiyen takımın geri dönüşü çok zor bu oyunlar devam ettiği sürece.
topla oynadığımız anlarda yetersizlik göze çarpıyor. topu dolaştırmaya çalışıyoruz ancak finalde başta davinson olmak üzere stoperlerin uzun şişirmelerini ya da kenara gelip gelişigüzel ortaları görüyoruz. rakibin net pozisyonları var bizim şu ana kadar yok. cuesta'yı ilk defa izleyen biri asla savunma oyuncusu demez. çok kolay geçiliyor.
takım savunmamızın alarm vermeye devam ettiği maç. yediğimiz golde takımın genişliği ve 90'ın artı dakikalarında rakibe rahat vurdurulan ortalar ve şutlar durumu özetliyor. yerleşik halde bile bu kadar kolay rakibe imkan verilmez.
hücumda osimhen'ın yaptıklarına çok muhtaç durumdayız. ilk yarı mertens'li ve önünde iki forvetli kurguyla çöpe atıldı. lemina'nın oyuna girişi, sara'nın forvet arkasında serbestliğiyle beraber top birazcıkta olsa dolaştırılmaya başlanınca bazı iyi anlar gördük fakat yeterli değildi.
yeni transferlerimiz oldukça derli topluydu ve fiziksel olarak zinde gözüktüler. bu lemina nasıl hazır değil deniyor anlamak mümkün değil.
az alkmaar maçından sonra reaksiyon bekliyordum ancak değişen bir durum yok. takımın sorunu dörtlü ya da üçlü diziliş üzerinden basite indirgenecek seviyede değil. hücuma yerleşerek oynamayı bilmiyoruz. hatlar arası kopukluk had safhada. topu ayağına alan geri üç stoper hattının önünde devasa boşluklar var. osimhen'e şişirilen veya önüne vurulan gelişigüzel toplar da işe yaramıyor. akan oyunda çok kötüyüz.
şu maçta tersi senaryoda rakip on kişi kalsa bizim kadar dağınık görünmeyeceğini adı gibi biliyor herkes. ortalama avrupa takımlarına karşı çok aciz duruma düşüyoruz bu kaçıncı ama artık.
kaan ayhan kadar okan buruk suçlu şu kırmızı kartta. kendi ekseni etrafında dönemeyen kaan'ı merkezden beke çekiyor sarı kartı olduğunu bildiği halde. ikinci yarıya mertens ve kaan ayhan'la başlayarak zaten tüyü dikmiştik.
şu çift ayaklı maçta daha ilk yarıdan sayısız pozisyon verdik. takım savunmasının kabul edilebilir tarafı yok. rakip oyuncular geldiği her an kalede tehlike yarattılar. üçlü savunmayla oynadığımızda mertens ve önünde iki forvet tercihi dörtlü savunmaya göre fazla zaafiyet yaratıyor. bu tercihle geriye artı bir adam eklemenin faydası yok. ilk yarı 2-1 tamamlandı. ucuz kurtulduk çok daha farklı skorlar çıkabilecek devreydi.
fiziksel özelliklerinin getirdiği artılar olan dayanıklılık, tempo ve bindirme sıklığı gibi konularda hücum kısmında faydalı olabiliyor. çabuk ivmelenebiliyor ve hızlı bir oyuncu. savunma tarafında işin tam tersi boyutu var. ikili mücadeleler, sertlik, alan hakimiyeti dörtlü savunmanın beki için yetersiz. bek pozisyonunda oynarken geçirgenliği can sıkabilir. oyunun oynanma tarafında trabzonspor performansına kıyasla bizde daha farklı şeyler gösterebileceğini düşünüyorum.
üçlü savunmayla başladığımız maç. dörtlü dizilişlerde bir süredir hücum oyuncuları arasında kopukluk ve mesafe farkı vardı. üçlü pratiğimiz zayıf ancak alışmak için üzerine gitmek lazım. kanat bekleri sallai ve jelert'ten iyi bindirmeler görebilirsek ikili üçlü oyunlar görebiliriz. osimhen'in yanında oynayan ahmed kutucu'nun merkez santrafordan ziyade daha serbest oynaması lazım.
ajax'ın baştan sona kadar oyunun hakimi olduğu maç. rakibe skor üstünlüğünü verdikten sonra ajax'ın bilinçli şekilde oyunu geride kabullendiği bölümü iyi oynadık, çok kaçırdık diyerek kendimizi kandırmanın anlamı yok. bilinçsizce açılan kenar ortalarından başka bir şey göremedik.
hücumda topu at osimhen'e bir şeyler yapsın mantığı devam ediyor son zamanlarda olduğu gibi. seviyesi yükselen maçlarda forvet arkasında 38 yaşındaki mertens'i tercih edip bir de ortasahada iki oyuncuyla karşılamada savunamayacağını bir türlü anlayamadı okan hoca. bu maçın sonucunu baskı kalitesı belirledi; geriden pasla çıktığı zaman rakibi yeteri kadar bozamadık. geçmiş avrupa maçlarında üçlü savunmayla daha derli toplu gözüken takımın berkan ve kaan'la dörtlü çıkmasının akla sığar bir tarafı da yoktu zaten.