çok silik performans gösteriyoruz. hücumda osimhen'in hareketliliği dışında pozitif bir durum yok. getçmiş maçlarda olduğu gibi oyuncular arası mesafe yine fazla. kaan ayhan üzerinde ağırlık yeleği varmış gibi oynuyor. rakibi karşılamada geç kalıyor, toplu oyunda yeteri kadar pas opsiyonu olamıyor. ikinci yarıya kesinlikle başlamamalı.
yaz transfer döneminde okan hoca ortasaha transferi konusunda herhalde 12 kişiyle oynayacağız şeklinde cevap vermişti. sahadaki durumu tek buna bağlayamayız ama bu dönemde ortasaha transferi yapılmazsa ligin ikinci yarısında işi çok zor.
maçın her anında adam adama baskı fikstürün yoğun olduğu ve rotasyonun yapılmadığı bu bölümde başımıza büyük iş açtı. rakibi yeteri kadar bozamayınca alanları kaybettik. kaybettikçe savunma hattı sürekli tehdit altındaydı. oyunun topsuz ve toplu kısmında biraz akıl koyabilsek sonuç böyle olmazdı. aceleci şekilde sonlandırmaya çalışıyoruz, topu dolaştırdığımız anlarda bağlantılar göremedik. beceremeyince osimhen'in olduğu bölgeye şişirip duruyoruz işin kolayına kaçarak. akan oyunda yetersizliğe rağmen skor üstünlüğünü alan takımın oyunu birazcık kontrol etmeyi bilmesi gerekiyor.
bu tarz maçlarda rotasyon dengesini iyi ayarlayamayınca konsantrasyon ve fiziksel kalite düşebiliyor. bazı oyuncularımızda maç yükü inanılmaz fazla. okan hoca her maç aynı oyun anlayışını dayatmak yerine giren çıkanlara göre daha pragmatist yaklaşmalı başlangıç planlarında.
savunma dörtlüsünün önünde sadece torreira var. kerem demirbay sahada var mı yok mu belli değil. ismini bile duymuyoruz. mertens pozisyon gereği önde konumlanıyor. kenar oyuncularında da gittiği zaman dönememeler arttı. ilk yarının aksine epey kötü savunuyoruz şu dakikaya kadar.
geriye düştükten sonra adamlarda savunma disiplini diye bir şey kalmadı. olması gerektiği gibi osimhen'le barış'a uzun deniyoruz ancak savunma arkasına da koşu atabilecek oyuncular bunlar. toplayken mertens ve kerem demirbay'dan daha fazla savunma arkası denemesi beklerdim. yunus'un kaptırdığı top dışında tehlike oluşmadı savunmada. cezasahamızdan uzak savunmayı gayet iyi yaptık. kaan'ın sarı kartına dikkat etmek lazım.
kötü savunma yapmadık 1-1'e kadar. golde davinson kadar açıyı daraltmayan muslera'nın da hatası var. hücum tarafında ise doğru düzgün pozisyon üretemeden ilk yarıyı bitirdik. merkezden yunus'un delmeye çalıştığı nadir anlar var onun dışında topu alan oyuncular kenara sürüp içeride üç kişinin markajında olan osimhen'e orta açmaya çalışıyor. onun dışında da cezasahasına giren oyuncumuz yok. sezonun en iyilerinden mertens pek oyuna giremedi.
rakibin baskısı iyice arttığı zamanda ikinci golü attık. ortasaha ile hücum arasında kopukluk göze batıyor. topu ön tarafa götüremeyince birinci bölgeden üçüncü bölgeye uzun vuruyoruz sürekli. oyun pasla kurulmadığında iş tenis maçına dönüyor bir süreden sonra. top bir bu kalede bir o kalede.
sinan kaloğlu'da tıpkı şenol güneş gibi sürekli oyunu bizim sol tarafımızdan oynamaya çalıştırdı takımına. geçtiğimiz hafta berkan'la abdülkerim tarafına atılan toplar hep tehlike olmuştu bu hafta da sakatlıktan dönen jakobs takıma girdi fakat sonuç aynı. ortasahada 2+1 oyuncuyla oynayıp sara'dan orayı kapatmasını beklemekte doğru iş değil.
ilk yarı 3-1 hatta 4-1 felan bitse hakkıydı, çok üstünlük kurduğumuzdan değil ancak net kaçan pozisyonlar var. golde barış alper'in koşusu önemliydi ama bağlantı konusunda zayıf kaldı şimdilik. sete yerleştikten sonra yaptığımız basit ve laubali top kayıpları geri dönüşlerde yorgunluk olarak yansıyor. kenarları savunmada yetersiz kaldık. solda yediğimiz ataklar skor üstünlüğünü ele alsak bile tedirgin etmeye devam etti. rakip abdülkerim ve berkan'ın bölgesine sızmak bu ikiliyi sürekli öne çıkartma amacında. berkan'ın bek oynama yetersizliği anlaşılabilir ama abdülkerim gibi tecrübe kazanmış stoperin şunlara uyanması lazım. bu kadar öne çıkıp bozamıyorsa hiç çıkmaması daha iyi. geri dörtlü pozisyonunu korumayı becerirse ikinci yarı bu kadar problem yaşamayız.
takımın hücumda akışkanlığı göze hoş geliyor. dar alanda güzel sekanslar vardı.
yunus akgün şova devam ediyor. atak başlangıcında barış alper'in topsuz gösterdiği koşu gol kadar önemliydi. batshuayi'nin haftalardır yapamadığı şey.
baskı yenilen bazı kısa bölümler vardı onun haricinde fena ilk yarı değildi. o baskılardan çıkamamanın sebebi ileride koşu gösteremeyen oyuncular ve batshuayi'nin kopuk oyunuydu. aynı oyuncular çok sık oynadığı için yorgunluk hissediliyor sahada.
maç genel olarak işin hücum kısmında yaşanan aksiyonlar üzerinden okunsa da savunma tarafı da işin içine dahil edilmeli. gol beklentisi olarak çok yüksek seviyelere ulaşmış olmamıza rağmen rakibin geçişlerini daha iyi savunmamız gerekirdi, ortasaha oyuncuları çoğu zaman bozuculukla karşılaşmadan atağı sürdürdüler. üçlü savunmada davinson'la sağ sol stoperlerin arası boşlukta problem oldu. thiam ile geniş alanda hep birebir kalan kalan davinson zor anlar yaşadı. ikinci yarıda ön tarafa konumlanıp dönüşü yapamayan oyuncular sahada çok fazla kaldı, okan hoca yedek oyuncularına güvenemiyor ve değişikliklerde geç kalıyor.
rakip kalecinin bir iki tane çok iyi kurtarışı vardı onun dışında hep üzerine vurduk maç boyu. hücum kısmında skorları alacak pozisyonlara fazlasıyla girdik. şu konuda eleştirebilirim topu pas örgüsüyle taşımak yerine daha tehlikeli bölgelere gelemeden çok fazla orta deniyoruz ve kaotik bir hal alıyor pozisyonlar.