gerçekten yeter ama. 2 oyuncu boştaki topa müdahale eder. timingi kötü olan geciktiği için ayaklar çarpışır ve faul olur. bu normal futbolun içinde olan bir an. ama herif topa uzanmıyor gidiyor tabanını çıkartıyor. ve bu kaçınca artık.
noa lang'den bir varlık alamadık bir türlü. bunun performansla alakalı olduğunu düşünüyorum. topun ön alanda dinlenemedi bir türlü. soldan da bir koridro yaratamadık. zaten çok faullü maç oluyor. noa lang'in iş alanları bir türlü oluşamadı. belki lang'i çıkartabiliriz. ancak barış'ın sola geçmediği makul bir seçenek aklıma gelmiyor ne yazık ki.
noa lang'den bir varlık alamadık bir türlü. bunun performansla alakalı olduğunu düşünüyorum. topun ön alanda dinlenemedi bir türlü. soldan da bir koridro yaratamadık. zaten çok faullü maç oluyor. noa lang'in iş alanları bir türlü oluşamadı. belki lang'i çıkartabiliriz. ancak barış'ın sola geçmediği makul bir seçenek aklıma gelmiyor ne yazık ki.
kabaca şu an maça 2-2 diyebiliriz. biz 2 adet duran toptan çok net yakaladık. perin engel oldu. rakibimiz de kanatta açtıkları ortalara merkeze soktukları ekstra oyuncuya kafa vurdurarak 2 pozisyon buldu. biz kanatta orta kesene yapışamıyoruz. stoperlerimiz kayma yaptıkları için ve öne doğru hareketli duramayacakları için ekstra oyuncuya temas etmeleri zor. orta sahadan çözüm olmak lazım oraya.
kabaca şu an maça 2-2 diyebiliriz. biz 2 adet duran toptan çok net yakaladık. perin engel oldu. rakibimiz de kanatta açtıkları ortalara merkeze soktukları ekstra oyuncuya kafa vurdurarak 2 pozisyon buldu. biz kanatta orta kesene yapışamıyoruz. stoperlerimiz kayma yaptıkları için ve öne doğru hareketli duramayacakları için ekstra oyuncuya temas etmeleri zor. orta sahadan çözüm olmak lazım oraya.
sallai'nin ton belirleme faulleri var. aklınıza hemen gelmiştir. basketbolda çok görürüz. özellikle maçın başında sert faul yaparsın. standartı bir yere çekersin ki daha az sert temaslarda hakem kolay kolay faul veremesin. rakibimiz bu kafada çıktı gibi geliyor. 6 dakikada 3 adet bilekle ayakla karışık tırpana geldiler.
eğer rakip 4-1-4-1 çıkarsa içim rahat. ancak klasik düz orta sahalı 4-3-3 çıkarsa canım sıkılır. "hele inek hele, böyle bir durumdan fark mı olur lan?" derseniz normal şartlarda bu tepkiye katılırım. ancak 4-1-4-1 ile klasik merkez 3'lünün geniş durduğu 4-3-3 arasında bir eşleşme kararı değişimi oluyor.
rakibin 4-1-4-1 geldiğini düşünelim. bizim ön 3'lü artı sara toplam 4 kişi rakip savunmayla eşleşiyor. rakip 5 kişi geliyor. bizde de 4 savunma artı lemina alan kaybetmeden bu 5 kişiyle eşleşiyor. rakibin merkez 1'i ve bizi torrik boşta kalıyor. oyunun hallerine göre çok rahat eşleşir. gerekön alan baskısında gerek savunmada bir problem olmayacaktır.
ancak merkezi geniş bir 3'lü olarak konuşlandırırsak bence problem oluşuyor. yine bizim ön 3'lü artı sara rakip savunmayla eşleşsin. bekler ön üçlünün kanatlarıyla stoperlerden biri de santraforla eşleşiyor. kaldı 3'e 2 ve bizim bir stoperimiz. eğer rakip kompakt kalayım orta sahayı aynı hatta konumlandırayım dersen stoperi oraya çıkartamazsın ve eşleştiğinde sayısal olarak az kalırsın. stoperini çıkardığında da deminkinin aksine alan kaybı oluşacak.
bu tarz bir durumda ön alanı doğal eşleşmesinden değiştirmek gerekiyor. diyelim noa lang bekiyle değil stoperle eşleşsin. böylece sara merkezde serbestleşip 3'e 3 eşleşebiliyoruz. rakip sağ bek boşta kalıyor. onun eşi jacobs oluyor. tabi standartta rakip kaleye kadar çıkmasını beklemek gerekmez. oyunun hallerinin denk getirdiği sekanslarda bu senaryoda jacobs'un adamı rakip sağ bek. o zaman rakip kanatla apo santraforla da sanchez eşleşiyor. hafif bir viraj alıyorsunuz yani. ancak alanlar aslında o kadar da kaybolmuyor.
bir diğer senaryo adam adamadan vaz geçip osi'ye sen 2 stoperle de eşleşiyorsun demek. yine sara merkezde müsait kalır ve bu eşleşme durumu çözülür. bu durum osimhen'in etkinliğini azaltır. hatta gol atmadığı bir senaryoda maç sonu puanlamasını da düşürür. ancak 2 stoperi kapatabildiği durumda bütün sorunları çözer. gizli kahraman olur.
gördüğünüz üzere basit bir ifade değişimi aslında büyük bir fark yaratıyor. 4-1-4-1'de hiç böyle dertlerim yok. rakip istediği gibi istediği oyuncularla 4-1-4-1 oynasın. ben oyuncularım hem alanlarında hem adamlarında kalıyor. bu yüzden maçın başı benim için çok önemli. doğru eşleşmeyi yakalayabilecek miyiz? oyuncularımız kime karşı proaktif kalabileclerini bilebilecekler mi? bunu çözersek 3 gollük bir avantaj bizi buradan rahat çıkartır diye tahmin ediyorum. en büyük endişem bunu çözene kadar rakibin de hızlı başladığını düşündüğümüzde bir gol yiyip avantajın azalması olur.
maçın bu anına kadar 2 tane net fener hücumu gördü.
1 rakibi kapattığında yay çevresinden şut ve oluşan tehdit ile ara pası. bu tehditi görüyorum. ekmeğini yiyemediler ancak fırsatları var. ya bu oyun ile bir forvet golü atabilirler ya da fred'ten gol gelebilir. bir ihtimal genduzi de vurabilir. şutör diye bilmiyoruz adamı ama o açıyı veriyor göztepe.
2. ise musaba üzerinden yarı alan denen bçlgeden yerden orta. hepsine stoper müdahalesi geldi. 3'lü savunmada zaten bu topa müdahale beklenir ancak musaba'nın bu kadar rahat oraya girememesi de gerekiyor. 3'lü savunmada kanat oyuncusu rakibini geçerse karşısına tak diye bir adamın daha gelmesi gerekiyor. bunu göremedik. şimdi kerem girdi. kerem de benzer bir işi yapabilecek beceride olmalı. ilk birebir'i musaba kadar iyi oynayamaz ancak kşu ile adam eksiltmelerde aynı işi yapabilmeli. bence olması gereknse musaba sahada kalıp eğer kerem girecekse forvete ek girmesiydi. kerem'in performansının düşük olmasından dolayı bu tehditin derecesini düşeceğini tahmin ediyorum.
ohhh çok güzel bir gol daha oldu. özellikle ilkay’ın pası çok şık oldu. o orta falan değil. bilerek bakarak isteyerek o atılan pastır.
sara harika bir kafa golü attı. champion league de bu adamın kafa golleri var diye bir anlatı vardı. bir hayalet gibi bu cümle dolaşıyordu. sonunda gördük. çok da güzel oldu.
bir de kolusuna başlarken gerideki orta sahaydı. hep istediğimiz orta sahadan kutuya koşuyu bu golde gördük. hem ilkay hem sara içeri koşu attı.