yediğimiz iyi oldu. bunu akılcı bir yerden anlatamam ama bu mata gol yiyeceğimize dair sezim vardı. bu muhtemelen çoğumuzda vardı. gidip 70. dakikada yiyip çıkaramamaktasa şimdi yiyelim. belki halı sahadan maça gelir takım
doğruyu söylemek gerekirse bizim için çok güzel ama türk futbolu için çok üzücü bir gol attık. profesyonel bir ortamda maçın daha ilk dakikasında böyle hata üzücü. hatanın kendisi problem değil. oyuncu hata yapar. ama bir ablukada stres altında olabilir. 2 şampiyonlar ligi arasında güzel oldu bu durum.
bu maç icardi'yle başlarsak veya önde barış başlarsak şaşırmayacağım. yoğun bir turnuvadan neredeyse nefeslenmeden osi'yi indirip aşırı yoğun bir maça soktuk. bu maç osi'yle çıkmayalım gerekirse 2. yarı veya son 30'da atar rakibi kırarız gibi bir düşünce olabilir. bu tercih bana makul geliyor.
bu tercih yapılırsa 2 yol var önümüzde. ya barış'ı öne atıp benzeri bir erken uzun atalım oyununa devam ederiz ya da icardi ile başlarız. antep maçında aktarmaya çalıştığım denediğimiz bir dizilim var. ıcardi sol iç gibi gelip barış öne kaçıyor. bunu hiç kullanmadık. pozisyonu aldık ama buradan bir oyun döndürmedik. oyunun hali oraya topu getirmedi. bu bize şunu anlatıyor bence. biz icardi topa hakimiyet becerisini kullanalım ve geriden gelen vuruşçu olarak kullanalım. ancak topun arkasına geçmek konu olunca da en önde icardi kalsın. belki hoca "bunu deneyemedik, bir daha atalım. hem artık b planım da var." diyebilirim.
ben icardi'li senaryoda yunus yerine birinin oynaması gerektiğini düşünürüm. hatta icardi'yi görürsek ve noa lang kadroda olursa maçta onu da deneyebilir.
oyunumuzda ideal tercihler mi, hayır. hatta deneyimimizde negatif bir kalıntısı da var. ancak kojektürde bu senaryo ile başlanması bana absürt gelmez.
eğer jacobs'ta problem yoksa oyuna girecektir. yunus herkesin malumu aerobik kapasitesi yetmiyor.
soru şu:jacobs eren, ilkay yunus değişikliği ile daha standart bir şey mi denemek gerek? yoksa jacobs yunus değişikliği yapıp herkesin yerini kaydıracak değişik bir şey mi yapmak gerek.
2. senaryoyu düşünelim. jacobs yunus değişikliği olursa içeride 2 bek bir sol kanat oluyor. jacobs önüne eren koyduk diyelim. barış'ı ortaya koyarsak olmaz. belki barış'ı da çıkartıp yine ilkay'ı da atabiliriz. o zaman çok standart dışına çıkmış olmuyoruz. ancak barış'ın kaldığı senaryoda sane merkeze barış sağa geçer. korkunç bir sane sallai veriminden oluruz, sane de merkez de kanattaki gibi oynayamaz ama yine de bu maç özelinde yama olabilir.
eğer jacobs'ta problem yoksa oyuna girecektir. yunus herkesin malumu aerobik kapasitesi yetmiyor.
soru şu:jacobs eren, ilkay yunus değişikliği ile daha standart bir şey mi denemek gerek? yoksa jacobs yunus değişikliği yapıp herkesin yerini kaydıracak değişik bir şey mi yapmak gerek.
2. senaryoyu düşünelim. jacobs yunus değişikliği olursa içeride 2 bek bir sol kanat oluyor. jacobs önüne eren koyduk diyelim. barış'ı ortaya koyarsak olmaz. belki barış'ı da çıkartıp yine ilkay'ı da atabiliriz. o zaman çok standart dışına çıkmış olmuyoruz. ancak barış'ın kaldığı senaryoda sane merkeze barış sağa geçer. korkunç bir sane sallai veriminden oluruz, sane de merkez de kanattaki gibi oynayamaz ama yine de bu maç özelinde yama olabilir.
tahminim 90 dakikayı hoca yunus ve ilkay'a böldü. herhalde maçın sonunu dingin geçirmek daha önemli diye ömce yunus'tan yana kararını kullandı. yunus'ta akıl var, ayak var, futbolculuk var ama dalak şişiyor. her koşularına birisi eşlik etti. boş koşu ile alan yaratamasınlar diye. zaten bu yüzden toplu oyuncularının zamanı kalıyor. ama yunus yapamıyor. bütün yüksek şiddetli koşuları rakip kaleye doğru. bir yüksek şiddetten sonra kendine gelmesi için zaman gerekiyor.
hoca belli ki hangisini atsam enerji bitecek diye düşündü. işte burada sara çok iyi olurdu. herkes bu adam ne oynuyor, meh falan derdi ama 14-15k alan kat etme çok işimize yarardı.
tahminim 90 dakikayı hoca yunus ve ilkay'a böldü. herhalde maçın sonunu dingin geçirmek daha önemli diye ömce yunus'tan yana kararını kullandı. yunus'ta akıl var, ayak var, futbolculuk var ama dalak şişiyor. her koşularına birisi eşlik etti. boş koşu ile alan yaratamasınlar diye. zaten bu yüzden toplu oyuncularının zamanı kalıyor. ama yunus yapamıyor. bütün yüksek şiddetli koşuları rakip kaleye doğru. bir yüksek şiddetten sonra kendine gelmesi için zaman gerekiyor.
hoca belli ki hangisini atsam enerji bitecek diye düşündü. işte burada sara çok iyi olurdu. herkes bu adam ne oynuyor, meh falan derdi ama 14-15k alan kat etme çok işimize yarardı.
yani öyle bir konjektür var ki sanki ele maçı gibi ileri attık herkesi. arkada tek kişi bıraktık ve 1 puanı riske atıyoruz. bu hiç rasyonel bir şey değl. kazanma arzusu, beraberliği kabul etmeme bunlar çok güzel. kabul ben de orada varım. bunun için risk almanın galatasaray'ın kodlarında olduğunu da kabul ediyorum. ancak eleme dakikaları gibi all in yapmayı kabul etmiyorum.
sözlüğü hiç anlamadığım başka bir maç. açıkçası gayet kabul edilebilir bir ilk yarı izledim ben. iyi pozisyonlar da bulduğumuzu düşünüyorum. ne oynadığımız belli değil eleştrisini de anlamıyorum. gerçekten zihnimde bir dosya açamıyor bu cümle.
tempo arttırılabilir mi? evet ancak ben istemem. benim tercihim bu tempoda pozisyonları gole çevirmek. athletico madrid maçı varken şu oyunun vaad ettiği o bir golü bulup sonra yatışa geçmek benim asıl istediğim olur açıkçası.
genel olarak sağ kanatta rakip çıkarkenki baskımız düzenli olarak sonuç verdi. soldan da topu getirebildik. ancak içe döndürmelerde kalibrasyonlar bozuk. belki bir tane daha koşucu atmak iş yapar. bu konuda da ilkay seçenek olabilir bence. yani hedef oyuncu icardi, arkada sallai ya da sane, peşlerinden yunus kurgusuna biraz daha geciktirerek ilkayı veya iç koridordan eren'i sokabiliriz diye düşünüyorum.
rakip çıkışlarında top atıcılara yaptığımız baskı bence yeter düzeyde. orada bir riskimiz var ama bence çok yüksek değil.
bir de işletemediğimiz bir dizilim var. ıcardi sola yatık 10 veya 8 gibi derine geliyor barış önde kalıyor. lemina'dan topla çıkarken veya sağ tarafta oyunu daralttığımızda böyle bir görüntü oluşuyor. 1. dakikadan 45. dakikaya kadar bir kaç kere bunu gördük. ancak herhangi bir şekilde burayı kullanmadık ya da kullanamadık. ya hızlı oyunu geri döndürmedik ya da sağ çizgiden bir şeyler denemek o an oyuncularımıza daha cezbedici geldi. burada bir şey düşünülmüş belli ki? planlanan bir şeyin hazırlığını da görmüşken uygulamasını hiç görmememiz üzücü.
eğer maç istediğimiz gibi gitmezse bir tuşa basıp tempoyu artıramayız. bu sebeple ben merkezden yunus'un çıkıp kazımcan veya ahmed'in dahil olacağı bir senaryo olabileceğini de tahmin ediyorum.
eren'in koordinasyonda bugün biraz sıkıntı var. vücut soğuk gibi. umarım açılır yoksa atletik eşleşmelerde problem yaşayabilir.