kolombiya milli takımında forma giyen bir dostum var. kendisiyle kolombiyalı futbolcular hakkında konuşurken konu jhon duran'a geldiğinde; "kolombiya'nın en yeteneklisi bu adam. ama iki yerden büyük sıkıntısı var" diyerek bacağını ve kafasını göstermişti, beraber gülmüştük.
bahsettiğim kişi bizim davinson'a da kırgınmış biraz, istanbul'a geldiğinde hiç aramadığı için *. davinson'un türkiye'ye transfer olduğunu görünce başta üzülmüş. sonra bu birleşimin iki tarafa da ne kadar iyi geldiğini görünce davinson adına mutlu olmuş.
tottenham takımının oynamak için bugün öğle saatlerinde istanbula iniş yapacağı maç. anlamadığım bir şekilde riyadh'tan geliyorlar. dua alıp mı geliyorsunuz yahu ne işiniz var riyadh'ta
ikinci golde sara öyle bir orta kesti ki, daha osimhen yükselmeden gol diye ayağa fırladım. eminim bu şekilde ayağa kalkan bir sürü taraftar vardır. saranın inanılmaz toplar gönderdiği maç. nazar değmesin aslanıma.
kardeşimle birlikte hayatımızda ilk defa stadda izleyeceğimiz maç. heyecandan bu gece nasıl uyuruz bilmem. aklımın kesmediği zamanları düşersek 20 yıllık hayalim sonunda son bulacak.
stada ne kadar önce gelmemiz gerekir, yanımıza ne almamız gerekir, içeriye maça ne kadar kala girsek iyi olur vs. hiçbir şeyi doğal olarak bilmiyoruz. akıl verebilecek tüm dostlara bir mesaj uzaktayım.
iş yerine nasıl açıklarım bilmem, ama yarın o boğazı patlatacağım.