yıllardır süren hasretin nihayete erdiği (şampiyonlar ligi eleme turları), sabahın köründen beri karın boşluğunda o tarifi imkansız "kıpır kıpır" hisle dolaştıran maçtır.

üstelik bu öyle "aman takım daha form tutmadı" denen kuzey takımlarına karşı oynadığımız sancılı ön elemelerden falan da değil.

yapman gereken bir dünya iş, çözülmeyi bekleyen binbir çeşit sorun, hayatın o bitmek bilmeyen telaşı... hepsi ama hepsi seremonideki o marşın başladığı andan maçın bitişine kadar birer hikayeden ibarettir. çünkü zihinde osimhen çoktan ikinci golünü atmıştır.

bazıları için sadece bir futbol maçı, bizim içinse kimlik beyanıdır. bizim dnamızda avrupa var kardeşim.

(bkz: biz uefa takımı değiliz biz şampiyonlar ligi takımıyız)

osimhen lüksüne alışanlar benzer fiziksel etkiyi beklese de adamın en iyi halinde de olayı buydu, getirirsin atar. alayım 3 yıllık yeni sözleşmemi artık.

(bkz: 13 aralık 2025 antalyaspor galatasaray maçı)

bu fener cidden berbat bir takım ya. geçen hafta o kadar rezilliğe rağmen yeniyorduk ama eksik olmasaydık, okan hoca takımı geri çekmek zorunda kalmasaydı eminim son yıllardaki 3 ile de kalmazdı o maç.

yeni zaha deniyordu ama şu an premier leaguedeki zahadan bile iyi durumdadır.

Kayıt Ol