maçın ilk yarısını izledikten sonra sakatlık-cezalı vs gibi eksiklikleri konuşamayacağım ama ikinci yarıdaki silik, pasif oyunu gördükten sonra mevcuttaki tüm sorunları konuşabileceğim bir maç oldu.
15 dakikalık devre arasında ne olmuş olabilir diye düşünüyorum, mantıklı bir açıklama bulmaya çalışıyorum ama olmuyor.
muhabir olarak basın toplantısına katılmış olsam okan hoca eksiklerimizi gidereceğiz dediği için şunu sorardım: "niye her sene ocak ayında bariz eksiklikleri gidermeye çalışıyor galatasaray?". bu soruyu da maç boyu sergilenen performanstan dolayı değil, sadece okan hoca böyle bir açıklama yaptı diye o an sorardım. bunu söylememiş olsa, şu maçta kadro planlaması falan sormazdım. çünkü asıl soru devrede ne oldu da takım kontak kapattı yine?
öte taraftan, orjinal sağ bekimiz olmadan, orta sahada 3,5 adamla rotasyon yapmaya çalışacak olarak, allah korusun abdülkerim'e birşey olsa 0 (sıfır) alternatif ile başlayacağımız, rezil performansına rağmen arabistan hayali ile yanıp tutuşan vizyonsuz bir oyuncudan defalarca performans bekleyeceğimiz, nasıl geri döneceğini asla bilmediğimiz bir santrafor ile başladığımız bir sezon başlangıcı var. bunlar gün gibi ortadayken herkes bonservise harcanan yaklaşık 140 küsür milyon eur parayı sorgular. ve her sene aynı mevzu.
benim şampiyonlar liginden beklentim gerçekten 7-9 puan aralığı idi. puan yazdığım ve yazmadığım maçlar birebir tutmadı ama madrid ve city maçlarına 0 yazmıştım. bunları dün yenildik diye de yazmıyorum. oralara daha çok fırın ekmek yemek lazım. çünkü en başta zaten kadro planlamasını doğru yapma becerimiz yok. ama bu kadar da kör göze parmak bir durum olduğunda insan öfkeleniyor.
kazanamadığımız durumda ortalığı ateşe vermememiz gereken maçtır.
lemina'yı stopere atıp davinson'u sağ beke koyan bazı haberler gördüm ama fenerbahçenin şuan en güçlü tarafı orta sahası. bundan dolayı ne defans tandemini bozardım ne de çalışan orta saha üçlüsünü. lucas-lemina-ilkay üçlüsü her türlü ismail-alvarez-asensio üçlüsünün önünde. burada sadece arda ve kazımcan'dan ekstra performans beklememiz gerekecek. ayrıca sane'den de dişe dokunur bir performans almak gerekiyor. ilk 11 tahminim;
uğurcan
kazımcan - abdülkerim - davinson - arda
torreira - lemina
barış - ilkay - sane
osimhen
mevcut sakatlar ve sakatlıktan yeni dönen oyuncular ve cezalıları düşündüğümde, yedeklerde nicel ve nitel eksiklik göze çarpıyor. bundan dolayı sahaya çıkacak ilk 11'in (artık her kim oynayacaksa) mutlak bir şekilde oyunu ve skoru alması gerekiyor.
umarım kazanırız.
herkesin merakla beklediği maç.
açıkçası bu maçtan galibiyet veya beraberlik gibi bir beklentim yok, malesef. sezon başından beri oynadığımız oyun, bireysel performansların kötü olması ve okan hocanın avrupadaki performansı beklentimi temellendiren etkenler.
gel gelelim bu maç sonucu kötü olursa yangın yapılacak (çok çok kötü olsa bile), sonucu iyi olursa da methiyeler düzülecek maç değil. beklentileri doğru konumlandırmak gerekiyor bence. bizim rakibimiz liverpool değil (lütfen galatasaray avrupa fatihidir, reali yenmelidir, barçayı tokatlamalıdır gibi yorumlar olmasın, oralarda çok uzun zamandır yokuz, var olamıyoruz malesef). bizim rakibimiz frankurt'tu. bizim rakibimiz ajax, bodo, usg, ve belki monaco. liverpool'a karşı müthiş top oynayıp yenilmekle kötü top oynayıp yenilmek arasında benim açımdan fark yok. ama asıl rakibimiz dediğim takımlara karşı oynanan oyun ve skorun benim için önemi büyük. frankfurt'ta sınıfta kaldık. umarım diğerlerinde kalmayız.
umarım kazanırız tabi orası ayrı, çünkü frankfurt'u yenseydik bile, ilk 24'ü garanti altına alabilmek için, her durumda süpriz bir galibiyete ihtiyacımız vardı.
başarılar takıma ve okan hocaya.
sağ kulağım tıkalı, boğazım pert, sol gözüm kanlanmış ve aşırı iş yoğunluğu ile beklediğim derbi maçıdır.
bütün bunları unutturacak tek şey güzel oyun + galibiyet. beraberlik yine bizim lehimize olur kanısındayım. ancak kazanıp puan farkını 4 maça çıkarmamız gerekir. bu galibiyet bugünün galibiyeti değil geleceğin galibiyeti olur. zorlu fikstürde bize puan farkı avantajı getirir, ayrıca da kritik sakatların (morata, jacobs ve hatta yunus'u da sayıcam) düzelmesi için zaman kazandırır.
yenilgi açıklanabilir belki ama artık plansız bir oyun açıklanamaz.
neresinden bakarsan bak rezalet bir seridir.
başka herhangi bir söylem, gereksizdir.
kime yazarsa yazsın, emeği geçen herkesin utanması gerekir.
sakatlık olmasın yeter dediğim maçtır.
zaten gol yiyeceğimizi düşünürsek minimum 4 gol atmamız gerekir. dolayısıyla fenerbahçe maçı önemi büyüktür bu maçın önemi.
tabi fazla efor sarfetmeden ve sakatlık vermeden eleyebiliyorsak, fine with me:)
sneijder'in yeri (futbol oynayış şeklinden dolayı) bende çok başkadır ama mertens, hagi'den sonra en iyisidir. ve bunu, çıldırıcam, 37-38 yaşlarında yapıyor. absürt yani, normal değil.