1-kerem'i stadda canlı olarak 3 kez izledim (en son kendi sahamızda 2-0 kazandığımız maçta) .defalarca da televizyonda hem ligte hem de milli takımda. kesinlikle özgüveni çok yüksek, ne kendi takım arkadaşları, ne taraftarları, ne rakip oyuncular ne de rakip taraftarlar zerre kadar umrunda olmayan bir futbolcu. bu özelliği bence çok kıymetli.çünkü kendi dışındaki unsurlardan etkilenmeden kendi oyununu oynamaya çalışıyor.israrla deniyor, kaçırsa da atsa da defalarca pozisyona giriyor.maç esnasında kaçırdıklarına aldırış etmeyin lütfen, her maç en fazla pozisyona giren/pozisyon yaratan futbolcumuz olduğunu göreceksiniz.hızı da, tekniği de oynadığı mevki bakımından gayet yeterli.benim izlediğim maçlarda sahadaki en korkutucu (tehlikeli) top ona doğru geldiğinde savunma oyuncularının en çok telaşa kapıldığı oyuncuydu. birçok olumlu özelliğe sahip ve kesinlikle doğru transfer.
2- takımda büyük ihtimalle çoğu oyuncu arkadaşıyla itişme çekişme yaşayacak. başlarındaki hoca durumu idare edebilen bir hoca olursa az hasarlı tartışmalar olur, aksi taktirde iş büyür.adamın huyu böyle.
taraftarımızın haline çok üzülüyorum .yönetime kızmaktan oynadıkları futbol bakımından takımın son halini sağlıklı bir şekilde yorumlayamaz olduk.arkadaşlar kimse kusura bakmasın ama takım son hazırlık maçlarından son derece tehlikeli bir futbol anlayışıyla sahadaydı. iki tane kritik nokta var o beğenmediğimiz hücum anlamında 1- çok ciddi, çok kaliteli bir şok pres anlayışımız var.burada şimanski ve en nesyri başrolde hemen arkasından yakındaki tüm futbolcularımız birer adam kapatıyor ve prese başladığımızda çoğunlukla top kapabildik tehlike yarattık ve gol atabildik.2- özellikle en nesyri ve duran şu andaki fitliklerine göre kontratak için çok iyi durumdalar.bunlara çok iyi top gelmese bile serseri topları kovalayıp baskı yapacak durumdalar. ben bu akşam iyi bir maç çıkarabileceğimizi , iyi bir sonuç elde edebileceğimizi düşünüyorum. en nesrinin benfica'ya attığı golün aynısını ondan veya duran'dan bekliyorum. turu geçeriz.
mourinho kesinlikle devam etmelidir ve başarılı olacaktır.bence en büyük özelliği adam düşünce ölmüyor, kedi gibi 9 canlı.hiçbir şekilde demoralize olmuyor ve ertesi hafta net bir şekilde ayağa kalkabiliyor.ilk altıdaki takımları yenememesi , gsye içerdeki iki maçıda berbat futbolla kaybetmesi kesinlikle mouya yazar (özellikle kupa maçı kalp kırdı ama trabzon maçı imdada yetişti).bizim çoğunluğun yanılgısı sular seller gibi akacak bir oyun beklentisinden kaynaklıydı bana göre.halbuki mourinho uzun süredir kabız bir futbol oynatan bir hoca,adamın oyunu bu. bütün eksilerine rağmen o hala dünyanın en önemli hocalarından birisi ben ona güveniyorum ve gelecek sene bizi kesinlikle şampiyon yapacak (hatta bu sene için de umudum devam ediyor).bu arada iki hususu da ihmal etmeyelim lütfen 1-gsnin kadrosu bizden kesinlikle daha iyi bir kadro (kimse kusura bakmasın ama santraforları osimhen, icardi ve morata bizde bunların yanına yaklaşabilecek adam var mı allah aşkına bizim kadronun en önemli oyuncularından olan batsuhayi yi bile 3 ayda işe yaramaz diye çöp sepetine attılar) 2- okan denen pensilvanyalı elemanın hocalığını fazla hafife alıyoruz, elemanın hocalığı düşündüğümüz kadar kötü değil akhisar belediyesporun başında fenerbahçemizi yenerek türkiye kupası kazandı.rize spor küme düşerken alıp çok iyi bir futbolla ligi yukarılarda tamamladı, başakşehirle bir kez gs ile iki kez lig şampiyonu oldu......... burada derdim okan övmek değil ama böyle de bir realite var ) .hersene hoca ve kadro değiştirmenin bir yararı yok mourinho devam etmeli ve güçlü transferlerle kadrosu takviye edilmelidir.
bizim ortalama taraftar futboldan çok anlamaz malesef. engin futbol bilgimle bir kaç kelam da ben edeyim. bizim bu sene oynadığımız en iyi takım açık ara a.bilbao idi.daha maçın birinci dakikasından adamların bizden 2-3 gömlek üst seviyede bir takım olduğu anlaşıldı. futbolu çok bilen taraftarımız faturayı birinci golü yediren malum şahısa kesti. halbuki adamlar o ilk golle beraber taraftar takım aleyhine dönüp ıslıklara, protestoya başlayınca maçı kazandığından emin oldu.akabinde oyunu rölantiye alıp tabiri caizse döndere döndere ikinciyi atıp maçı bu şekilde, ter idmanı seviyesinde tamamladılar.glasgow maçı ise gerçekten bambaşka bir hikaye oldu. biz bu takımın elemelerde 8. bizim 24. olduğumuzu genel uefa puanında onların yirmi küsürlerde bizim kırk veya elli küsürlerde olduğumuzu unutarak gaza geldik. 3 atarız, beş atarız saçmalığı başladı. yine de doğru futbolla yenebilirdik bunları. klasik beklenti ve akıl ne diyordu,,,,savunmaya çekilir hızlı atakla gol bulabilirler.......eeeee ne oldu ? savunmaya çekilip hızlı ataklarla 3 değil 5 attılar .erken golle oyunculardan çok mou paniğe kapıldı (yaptığı iş değildir adam 6-7 hücumcuyla tamamladı maçı ) .son söz " sakin kardeşim sakin oynayın, maçın temposunu onlar belirlemesin,unutma maçı 1-0 yaptığın anda stresi karşı tarafa yüklüyorsun, bundan yararlan". sizi seviyoruz çocuklar allaha emanetsiniz 🥰
renkdaş sana katılmıyorum,çünkü ; futbol ve hocalık bilgisi sınırlı değil. ardanın futbol bilgisi ve seviyesi 6s, atletico m. ve barcelona.eyüpsporu şampiyon yapıp süperlige çıkardı,ilk yılında süperligte dördüncü sırada ve ligin en olumlu futbol oynayan klüplerinden birisi.bence kiralama açısından en doğru yere gönderiliyor.hem istanbulda klubümüzün gözü önünde ve kontrolünde kalacak hem de iyi bir takımda iyi bir hocanın elinde olacak.bu sebeplerle bence oyuncunun da motivasyonu çok düşmez düşmez. (ben transfer edildiğinde direk ilk 11 olarak düşünmüştüm ama şartlar bunu gerektiriyorsa gönderileceği adres doğru adres )
mümkünse kimse üstüne alınmasın ama diyeceğim şudur ; allah akıl fikir vermesin hep böyle ,bu akılla gezin. fenerbahçemizin şampiyonluğunun sonuçlarını sorgulamak tuhaf ötesi bir durumdur.