8 gün sonra seyrantepe'de gandalf'ın miğfer dibi savaşı'nı bitirmesi gibi ligi bitirmesini umduğum golcü. bu takımın her şeyi neredeyse. tutanımız iyi ama atanımız kaç haftadır yok. sonuna geldik ve artık sezon finalinde kendisinden bir revival bekliyoruz. andy dufresne gibi "sezon boyu bir bok çukurunda yüzdük, ama sonunda öbür tarafa tertemiz çıktık" diyeceksek bizi çıkaracak adam budur.
hasan sabbah'ın zamanında sürüldüğü iran'a dönüp bütün ülkeyi alt üst etmesi gibi, dön ve bu ligi harabeye çevir kral. bekliyoruz.
sezon sonuna kadar azap boşaltımı yapacağımızın kesinleştiği maç.
takıma kızmakla kızmamak arasında gidip geldim açıkçası. bir yandan 7 maçtır gol atamayan takıma böyle bir baskı yemek, gabriel sara'nın maç boyu hayalet gibi ortada dolanması, 96. dakikada sacha boey'in havadan gelen topu tekte kaleciye oynayacağına ve maçı bitireceğine, önce durdurup sonra tıngır mıngır uğurcan'a oynaması vesaire. takımda stres yüklemesi ile gelen bir güvensizlik var ve maalesef düşüyorlar, o kadar klişe oldu ki. sane'nin fark 1 iken, takım atağa çıkarken geriye verip kaptırdığı bir topla adeta fitil ateşleniyor ve dönemiyoruz. en önemlisi de barış dışında omuz koyan, dik duran, sindirmeyi deneyen tek oyuncu yok, hele sara için ben bu maçta kararımı verdim, 20 milyon euroyu getirenle pazarlığı yapalım 25'i alıp bırakalım. şu fenerbahçe orta sahasına gelecek hafta performans vermezse son 3 hafta oynamasının da manası yok.
ama öte yandan durum 3-0 olacakken ve maç bitecekken iptal edilen bir gol var ki ben hala neye iptal edildi anlamadım. yunus rakibi öyle meşgul etmiyor, zaten rakip yunus'u itiyor ve çekilen çizgide yunus ofsayt değil. bu kararın var kaydının mutlaka ve mutlaka yayınlanması gerekiyor.
icardi, yunus, nhaga, armando, kutucu, artık beni kimin oynadığının kesinlikle ilgilendirmediği, maçın ilk 15 dakikasında gol bulup silindir gibi ezmemiz gereken maç.
burada kazanırsan 4 maçın kalacak. bunların en zorlu olanını kazanmak zorunda bile değilsin. ve kaybetmezsen kalan 3 maçta oynayacağın takımların içinde 1 tane can yakacak takım yok. en yukarıdaki samsun sezonun gazozuna maçlarını oynuyor. ve senin o 3 tane, eze eze yeneceğin maçtan 1 tanesini kaybetme hakkın olacak. o sırada rakiplerin yükselişteki konya ile, başakşehir ile falan oynayacak. yetmeyecek kupada da senden zorlu maçlar oynayacaklar.
şu şartların hepsinin oluşması için bugün minimum 3 farklı kazanarak mentalleri de bitirmen lazım. öyle yarım sıfır, çöpe atılan ilk yarı falan kabul edilemez. rakibin 7 haftadır gol atamıyor, şu maçta kaleyi topa tutmalı ve ligi fiilen % 90 oranında lehimize çevirmeliyiz.
başka bir skorun kabulü yok. ilk 15 dakikada gol bekliyorum, istiyorum.
takıma, hocaya başarılar.
17 nisan 2026 fenerbahçe çaykur rizespor maçından sonra galatasaray futbol takımının 90'sa 90, 95'se 95, 100'se 100 dakika rakibini paramparça etmesi gereken maç. bu maç ciddi anlamsa şampiyonluk maçı oldu.
maçın skoru ne olur, kim kime ne bırakır onu bilemem, ama fenerbahçe kazanamazsa lig şampiyonluğu yarışının biteceği karşılaşma. bu ihtimal var tabii, ama muhtemelen çok uzun bir süre sonra kadıköy'de tribün de çok agresif olacaktır ve hakem taş da olsa bir yerde çatlayacaktır. zaten yayıncı kuruluş, federasyon, sponsorlar büyük bir sinerji içinde gelecek haftaki derbiden büyük para kaldırmayı düşünüyor. ve bizim şu sözlükte yapacağımız sessiz sinerji, bu sinerjinin yanında, inşallah canım yaaa, sinerjisi gibi kalıyor. o derbiye de fenerbahçe'nin 4-5 puan geride çıkmasıyla 2 puan geride çıkması arasında dağlar kadar fark var.
fenerbahçe kazanır, ama kazanmazsa 24 saat içinde gençlerbirliği maçının skoruna göre çökerler. hayırlısı diyeyim ama hakikaten bu sene fenerbahçe fena yapıştı, bir türlü atamadık üzerimizden ve bunda futbolcu ve teknik kadronun büyük payı var. çok ciddiyim trabzon'dan beraberlik, kocaeli'den galibiyet çıkarsak şu an 5 puan öndeydik ve fenerbahçe maçında okan buruk isterse 8 forvetle sahaya çıkabilirdi.
çok yanacağız şu 2 maça, lig gelmiş bu 2 maça dayanmıştı ve 2'sini de kazanmak zorunda bile değildik. bunun 1 adım ötesi farioli'nin ajax ile kaybettiği şampiyonluk zaten, umarım oralara gelmez.
bakacağız.
her ne kadar birçok arkadaş, geçen sezon sonundaki, elazığspor - vanspor maçındaki anonsçu gibi, mikrofonu eline alıp "gömecez bunları sahaya!!!!" diye bağırmak istese de, sakin olup, rahat oynayıp kazanarak rakiplerin umutlarını azaltmamız gereken maç.
takıma başarılar
inanılmaz degerli bir galibiyet aldık. bunun bir sebebi de göztepe'nin sadece futbol oynamakla ilgilenen bir takım olması. şu ikinci yarı futbolla, misal papazlarla dolu konya deplasmanında olsak bir rezalet daha yaşardık. yani maçın ikinci yarısında sane, jakobs, singo'nun yaptığı pas hataları cidden şampiyonluğa mal olabilirdi. kendi yarı sahanın ortasında arkanda sadece kaleci varken çalıma girip top kaptırmak nedir? okan buruk bence sane'ye kaleciden top almayı yasaklamalı, şurada 6 hafta kalmış, gerçekten maç dönüyordu.
lemina hem bütün atmosferi değiştiren bir gol attı, hem de o ugurcan'dan sırtında rakip oyuncu varken aldığı topların hepsini isabetli olarak kullanıp bizi rahatlattı. maçın bence yıldızıdır kendisi. ben kaçırdıklarına rağmen sallai'yi de beğendim, maçtaki aslında en iyi koşular, en iyi pozisyonlar ondaydı.
stressiz 6 hafta geçmeyecek belli. tek isteğim fenerbahçe maçına 1 maçtan fazla puan farkıyla gitmek. zira takımda acayip bir hava var. bazıları panik, bazıları konsantrasyonsuz, fenerbahçe maçına 1 puan farkla falan çıkamayız, en azından bu halimizle.
osimhen'e çok çok ihtiyacımız var maalesef. seneye şu adamın arkasına 1 santrafor bir de santrafora evrilebilecek (lukas podolski gibi, david villa gibi) bir kenar oyuncusu almak şart.
gerçekten de trabzonspor maçı sonrası büyük stres yüklenmiş mücadele.
bu maç dışında kalan maçlarımız
kocaelispor
gençlerbirliği (d)
fenerbahçe
samsunspor (d)
antalyaspor
kasımpaşa (d)
eğer trabzon'da kazansaydık ve buraya 4 puan önde gelseydik, olası bir göztepe mağlubiyeti kimsenin umurunda olmayacaktı. yani yine olurdu da şu andaki gibi etki etmezdi. zira kalan maçlarda fenerbahçe dışında, galatasaray'ı zorlayacak bir takım göremiyorum. hakikaten çarşamba akşamı kazanırsak, trabzonspor mağlubiyetinin olumsuz havasını % 90 oranında ortadan kaldıracağız, zaten karagümrük'ün fenerbahçe'yi mağlup etmesiyle, trabzon'da kayıp hakkımız oluşmuştu. cumartesi günü, hem trabzon hem fenerbahçe'yi, 4 puan geride maçlarına çıkarmakla, liderliği ele almak için sahaya çıkarmak arasında çok büyük fark var.
fatih terim'in arsenal maçı öncesi dediği gibi, "kaç dakika oynarsak oynayalım, uğurcan hariç 10 kişi oynamamız çok önemli".
bu maçta takım arkadaşına küsecek, mücadele etmeyecek, ayağında top geveleyecek, riske girip top kaptırarak gol yedirtecek, pas şiddetini ayarlayamayacak, kazara bile olsa kırmızı görecek adamı taraftar affetmez.
ilk 11'e nhaga, asprilla falan yazan arkadaşları görünce garipsediğim karşılaşma.
nhaga, iç sahada, rakip 10 kişi ve biz 2-0 öndeyken falan ancak son 15 dakika oyuna giriyor, bu sezonun en kritik maçında bırakın ilk 11'i, son 10 dakikaya 0-3 önde falan girmedikçe bu maçta süre almaz. asprilla da aynı şekilde trabzon maçındaki gibi, can havliyle mağlupsak sahaya atılır, belki bir 5 dakika daha erken.
yunus'u ilk 11'de görürüz, ben icardi'nin de ilk 11'de olma ihtimalini oldukça yüksek görüyorum. maç günü daha 1 saat önceden stres olmanın anlamı yok, okan buruk bazı şeylerden vazgeçmiyor. muhtemelen şöyle düşünüyor, "maça icardi ile değil başka bir forvetle başlarsam, küser ve sonradan icardi'yi gerçekten oyuna almak istersem, girmeyebilir ve ben gerçekten forvetsiz kalırım. ama baştan oynatırsam gönlünü almış olurum. kaybetsem de 1 puan öndeyim, ne olabilir ki en kötü?"
belirteyim yukarıda yazılanlar bir temenni veya eleştiri değil, bir durum saptaması.
liverpool'ın bu seneki 2 tane 1-0 ve rams park'ta gördükleri muamelenin gazıyla, tam motivasyon ile çıktığı ve en büyük kozunun hala kimsenin tam olarak anlamadığı bir sebeple 0 performans verdiği ve 45 dakika sahada kaldığı bir maçın, muhasebesi yapılmaz. ilk 16'ya girdik, 8'e de kafayı uzattık. 12 ay önce az'e falan teslim olurken büyük gelişme.
can sıkan ise, uefa'nın iş büyüklere gelince nasıl, diğerlerini anında meze ettiği. bunu seneye de yapmayacaklarının garantisi yok ki % 100 yapacaklar. kura şansı bundan önemli. tottenham'ı çeksek, muhtemelen bu hakem katakullileri daha az olacaktı. maalesef bir süre sonra büyük balık küçük balığı yiyor bu ligde. o yüzden ilk 16 hele hele ilk 8 bizim seviyemizde takımlar için, bakmayın, finalle falan eş değer.
benim için hala en büyük muamma osimhen. fiziksel ve psikolojik durumu. zira bu gece nijerya'ya gideceği söyleniyordu 5 günlüğüne. umarım arkasında soru işaretleri bırakarak gitmez.
lang'a da ne denir ki? büyük geçmiş olsun, çok yazık.