rakibin ilk hafta maçı ertelendiği için ne olduklarını henüz göremedik. kağıt üzerinde zayıf gibi görünseler de nice zayıf dediğimiz takımlar bize ne sürprizler yaptı. ciddiyeti elden bırakmadan 1-0 olsun bizim olsun maçı. umarım osimhen ve icardi süre alır.

erken gol maçı bize getirir. golün geç kalması durumunda sıkıntı yaşayacağımız aşikar.

ciddiyetimizle sahada olursak tek farkla da olsa galibiyeti alırız ama ciddiyetsiz çıkarsak o sahaya ne olacağını hepimiz tahmin ediyoruz.

75 milyona oyuncu aldıktan sonra kimsenin karagümrük'e karşı puan kaybı ihtimali vermediğini biliyorum ama futbol oynanmadan kazanılmıyor.

başarılar aslanlar, vurduğunuz gol olsun.

boşverin, fenerbahçe turu geçsin. bakalım benfica bunlara neler yapacak, oradaki tüm maçlarını da erteleyecek mi federasyon görelim :)

hadsizlik yapan futbolcu. tahmin ediyorum en büyük sorun osimhen ve icardi arkasında 3. forvet konumunda kalmış olması. dikkat edin sorun geçen sezon başladı. yüksek ihtimalle üçlü defansın önündeki iki forvetten biri olacağı söylenerek transfer edildi ama oyuncular (frankovski-cuesta) tutmayınca takım tek forvete dönüp şampiyonluğa bu şekilde gitmek zorunda kaldı. tabi beyimiz bunu kaldıramadı.

kariyerin ne olursa olsun şu anki durumunda osimhen'le kıyas kabul etmezsin. hoş prime döneminde de prime osimhen'le kıyas kabul edecek bir anomalin yoktu. icardi bile osimhen'in tek forvetliğini kabul edecekken senin bunu mevzu yapman komedi.

velhasıl oynayamayacağını anladığı andan itibaren trip atmaya başladı, sonuçta da gitmek istedi, gitmek için de muhtemelen parasının tamamını istedi ancak yönetim para kazanmadan ya da zarar ederek bırakmak istemedi kendisini. sonuçta da zerre sevmediğim dursun aydın özbek yönetimi öyle ya da böyle kulüp menfaatine iş yaptığı için bu adam hedef tahtasına galatasaray'ı koydu. terbiyesiz herif.

yaptığı açıklama birçok şeyin iyi gittiği şu sürece yakışmadı. bu dakikadan sonra da kariyerinin tepetaklak gideceğini bilmeyen yoktur.

ne hali varsa görsün.

şimdi kerem fenerbahçe'ye gider ya da gitmez ama şu bir gerçek ki kerem fener'e gitmeyi kabul etmiş. fenerbahçe şu an benficayla anlaşmaya çalışıyor bu bariz. ateş olmayan yerden duman çıkmaz bunu hepimiz biliyoruz.

çok uzun zamandır yazdığım, çizdiğim, okuduğum bu platformda, zamanında kerem yüzünden özelden küfür yedim. kerem'in oyununu ve sahadaki duruşunu eleştirdiğim neredeyse her mesajım dakikasında silindi. başka başlıklarda niteliksiz entryler dolup taşarken kerem başlığına yazdığım her girinin çeşitli bahanelerle yok edildigine defalarca şahit oldum. bu yüzden defalarca moderasyonla tartıştım. galatasaray'a olan sevgim bu platformu bırakmamı da engelledi.

100 küsur yıllık galatasaray tarihinde belki de ilk defa (benim bildiğim tek) sahada kendi takım arkadaşıyla kavga eden adam kerem'di. galatasaray teknik direktörü kendisini oyundan aldı diye galatasaray formasına küfür eden yine kerem'di. gittikten sonra, buradayken kendisini taraftara rağmen ilk 11 oynatan hocasına saygısızca verip veriştiren yine kerem'di. buradayken her maç ama her maç takım arkadaşlarına, taraftara el kol yapan, milleti çileden çıkaran yine kerem'di. barış alper gibi bir adamla bile kavga etmeyi başaran, kim bilir kaç takım arkadaşıyla arası bozuk olan, arkadaşlığın dostluğun inanılmaz önemli olduğu bu tarz takımlarda takımı birbirine katan yine kerem'di. her maç 30-40 arası top kaybı istatiğiyle oynayıp aldığı her topu icardiye pas ya da kaleye şut deneyip 50-60 denemeye bir gol bir asist sığdırıp kalanları kaybetmesine rağmen taraftarın önemli bir kısmının sesini çıkarmadan desteklediği adam yine keremdi. 3 yıldır şampiyon olan takımda sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek oyuncu taraftarla ve takımla problem yaşadı. en başta kerem geliyordu.

kerem iyi bir futbolcu değil. şanslı bir futbolcu. bazı çok iyi özellikleri olmasına rağmen bazı özellikleri o kadar kötü ki bu kendisini ancak anadolu takımı topçusu yapıyor. futbolda kerem gibi oyuncu neredeyse kalmadı. topu kaptırmamak için ederson-alisson gibi ayağı orta sahayla kıyaslanan kalecilerin ön plana çıktığı futbolda kerem gibi tahta ayaklı hücumcular rağbet görmüyor artık. hem kaptırdığı toplarla takımın ciğerini patlatıp hem de her dakika takımdan birilerine el kol yapacak kadar karakter sıkıntısı çeken futbolcu da neredeyse yok artık piyasada.

kerem benfica'ya gittikten sonra paylaşılan antrenman fotoğraflarında herkes gülüyor, herkes şakalaşıyor, neredeyse herkes mutlu.

kerem kötü bir oyuncu olabilir, beklentileri karşılamayabilir bunlarda sıkıntı yok. barış da her maç tonla pozisyon kaçırıyor, bazen maçın tıkanmasına neden oluyor kaçırdığı pozisyonlar ama barış'la alakalı asla kerem'e hissettiklerimi hissetmedim. çünkü başkasının aldığı penaltıyı zorla alıp onu da kaçırıp arkasından şans eseri tekrarlanan penaltıyı atıp taraftara el kol yapacak kadar sorunlu bir kişiliği hiç olmadı barış'ın. sorun kerem'in iğrenç karakterinde maalesef.

bunca şeye rağmen kerem bu başlıkta bir kısım insan tarafından ölümüne savunuldu. hala savunacaklar da fırtınanın dönmesini bekliyorlar. kerem'e hakaret etmedim, sövmedim ama sert eleştirilerde bulunduğum için dedalarca şikayet edildim, ceza aldım, nick altıma hala neden sözlükten atılmadığım yazıldı. hatta sözlükten atıldım ama sanırım vicdan yapılıp bu karardan vazgeçildi.

bunları niye anlatıyorum biliyor musunuz: o gün kerem'in iğrenç karakterini görüp keremi elestiren insanlar menfiydi. bugün herkes kerem'i elestiriyor. e biz o gün niye menfi olduk? şimdi kerem fenere gitmezse birileri çıkıp yine keremi savunacak bu sözlükte. kimse madem gitmeyecekti neden bu kadar yaygara koptu demeyecek. giderse de herkes kerem muhalifi oldu nasılsa, burdan devam.

kerem fenere katkı verir vermesine ama o kadar mentali zayıf bir insan ki fener kadar toksik bir camiada o katkı asla uzun süreli ya da yüksek seviyeli olmaz.

kerem fenere giderse eğer, vaktiyle burada kerem'in oyununu, kişiliğini eleştirdiğim için bana demedigini birakmayanları, sövenleri, kerem'i canı pahasına savunanları birer fener forması alıp suyun öte yakasını desteklemeye davet ediyorum. kerem buradayken de galatasaraylı değil keremsporlulardı zaten.

inanılmaz bir transfer. 12 haziran'da aktif en iyi 5-6 kanattan biri, bayern münih'in 10 numarası, henüz 29 yaşındaki leroy sane, tekrar ediyorum 12 haziran'da galatasaray'da. aklım almıyor.

haftalardır yazılıp çiziliyor, her gördüğümde afedersiniz ama götümle güldüm bu transfer ihtimaline. sane, bu yaşta hem de bu tarihte galatasaray'a gelecek ha? hem de bayern sözleşme uzatmak isterken, arsenal teklif vermişken, araplar istediği parayı anında hesabına geçebilecekken galatasaray'a gelecek ha?

halen inanamıyorum. başka bir transferle karıştırmamak gerek. mesela drogba bize çin'den gelmişti. chelsea ile kupa 1 aldıktan sonra avrupa futbolunu kafasında bitirdiği ve yaşı epey ilerlediği için çin'e gitmiş oradan da bize transfer olmuştu. mesela sneijder geldiğinde 6 ay futbol oynamamış, zaten çalışmayı çok seven bir yapısı olmadığı için ınter tarafından gözden çıkarılmıştı. liverpool sneijder'e o dönem teklif vermiş ancak galatasaray daha üstünü teklif ettiği için bize gelmişti. mesela zaha -karşılaştırılacak bir isim değil belki- ağır bir sakatlıktan sonra ve kariyerinde bir defa da olsa şampiyonluk yaşamak istediği için gelmişti. mesela ziyech bitik haldeyken gelmişti. mesela hagi meksika uçağına binmek üzereyken yarı yoldan dönmüştü. mesela icardi artık üst düzey takımlar tarafından istenmediği ve bir sıçrama yapması gerektiği dönemde bize gelmişti. osimhen geldi ancak transfer sezonu her yerde kapandıktan ve en makul seçenek biz kaldıktan sonra kiralık geldi.

kısaca bu kadar albenisi olan bir oyuncunun halen diriyken, halen kariyerinin zirvesindeyken, kendi takımı dahil birçok üst düzey takım kendisini kadrosuna katmaya uğraşırken hem de haziran başında galatasaray'a gelmesi inanılmaz bir durum.

şöyle söyleyeyim: dünya üzerinde gidip de düzenli ilk 11 oynayamacağı takım 4-5 tanedir. onlar da madrid, barça, psg falan.

uzatmış olabilirim ama halen inanmakta zorlanıyorum. geçen sezonki bayern eşleşmesinde topu ayağına her aldığında -karşısında boey olmasına ragmen- küfür kıyamet sövdüm ekran başında. öyle de bir oyuncu sane. şimdi herif 29 yaşında galatasaray'da.

ne diyelim darısı daha nice böyle oyunculara.

hoş gelmiş aslan parçası. nice avrupa zaferleri yaşatması dileğiyle.

morata'nın neden ilk 11 çıktığını anlayan var mı? çıkıp asist yapabilir, gol atabilir maçı kazanabiliriz bunu bilmek imkansız ancak riske atmaya değer miydi? haftalardır kazanan bir kadro var ortada, sara sakat değilse neden oynamıyor. yok sakatsa neden yerine mertens oynamıyor?

kendi evimizde sivas gibi dişli bir rakibe karşı bu değişikliğe gerek var mıydı gerçekten.

alanya sivas ve bodrum 34 puandalar. şikeci sivas'ı yenip kümeye defolmaları için bir darbe de kesinlikle biz vurmaliyiz. sakin, telaşsız bir oyun ve sivas'ın tahriklerine kapılmamak bizi galibiyete götürür.

normal şartlar altında bodrum'u rahat yenmeliyiz. ılık bir nisan akşamı, hava açık ve güzel, uzun zaman sonra kıpkırmızı sami yen'in yemyeşil çimlerinde elli bin taraftarın önündeyiz. son maçlarda güzel bir tempo tutturduk. özellikle fener ve samsun maclarinda muazzam basitlikte ve bir o kadar da işe yarayan telaşsız bir oyun oynadık. sağ bek bölgesi hariç eksiğimiz yok. ayrıca osimhen bizde.

son iki maçtaki oyunumuzu sürdürüp rakibi hataya zorlayıp telaş yapmadan goller bulmalıyız. biz kazanmaya devam ettikçe bizim değil fenerbahçe'nin eli ayağına dolaşacak. bodrum fenere nasıl yattiysa bizden de o bir o kadar puan almaya çalışacaktır. sakin kalıp elimize geçen fırsatları değerlendirerek maçı koparabiliriz. en önemli noktalardan biri uzaktan şutlar. bol bol uzaktan şut denememiz lazım, ligdeki kalecilerin çoğu şutları sektiriyor, seken toplar bodrum gibi kapanan takımlar karşısında mis gibi gol pozisyonu oluyor.

defansta sağlam durdugumuz sürece bir şekilde gol atacağımıza inanıyorum.

başarılar aslanlar.

tüpraş stadında bugüne kadar tek galibiyetimiz var. o da geçen sezon beşiktaş'ın kendi kalesine gol attığı maç. bir türlü şeytanın bacağını kıramadik bu konuda. maalesef güçlü oyunumuzdan çok uzağız. lehimize olabilecek tek şey yabancı teknik direktörler ligimizdeki derbi mantığını kavrayamadıkları için genellikle ilk sezonlarinda derbilerde çok sıkıntı yaşıyorlar. solskjaer de bu teknik adamlardan biri gibi geliyor bana. muhtemelen ona göre ligin en iyi takımı ve son iki sezonun şampiyonu yeni sampiyonlugun kilidini açacak maç icin statlarina geliyor ve galip gelmekten önce mağlup olmamaları lazım. buna göre oynarsa galibiyet için şansımız var. yok güzel bir kontra taktigiyle çıkıp iyi savunma yapar ve böyle galip gelmeye çalışırsa işimiz çok zor.

gedson'u durdurmamız şart, orta sahadan başlayan delici koşulara cevap veremiyoruz. gedson bu noktada oldukça maharetli bir oyuncu. savunmaları epey kötü, osimhen'in maçın başında bulabileceği bir kafa golü bizi inanılmaz rahatlatır. beşiktaş maçından alınacak bir galibiyet de fenerbahçe maçına daha moralli çıkmamızı sağlar.

umarım galip geliriz.

farklı galibiyet falan beklemiyorum açıkçası. her maçta dike iddiasinda falan bulunacak kadar kafayı yemedim ama antalya iki hafta önceki fener maçında net şekilde şike yaptı. maç boyunca toplam üç faul, çıkarken kaptirilan bir sürü top, ilk yaridan 3 farklı geriye düşme, teknik direktör ırkçı eski fener topçusu. kimse bunların ilgisiz olduğunu anlatamaz bana. bize karşı o maçtaki gibi oynayacaklarını düşünmek saflık olur.

zor bir oyun olacağını düşünüyorum. umarım galip geliriz.

« / 6 »
Kayıt Ol