barış alper yılmaz ve kerem aktürkoğlu'nun kalacaksa zaten transferi başından saçma olan oyunculardı. fakat burada daha büyük sorunlar var. bu oyuncuların kalıp kalmayacağı belli olmadığı halde neden bu transfer sürecine dursun özbek'in bizzat ilgilendiği başlatıldı? oyuncu ve kulüp anlaştıktan sonra neden okan hocaya sorulmadan alınması planlandı? neden transfer süreci basına sızdırılıyor? diğer takımlar -ki beşiktaş gibi sürekli küçümsediğimiz takımlar da dahil- transferde ismi geçen oyuncular genellikle transferin son aşamasındayken, bizde nasıl oluyor da teknik ekibe önerildiği an basına sızıyor? neden taraftar sürekli beklentileri yükseltip sonra hayal kırıklığına uğradığında böyle bir tutum sergileniyor? bu durumu yapanların niçin utanmadığı?
olay oğuz aydın değil, hiç olmadı. ancak galatasaray'da büyük bir iletişim ve yönetim sorunu var. mevcut kadrolarla bu sorunun çözülmesi pek mümkün görünmüyor. erden timur döneminde de süreçler aynı şekilde işliyordu ama taraftar ona güveniyordu, bu yüzden bir umut vardı. bugün ise taraftarın güvendiği tek bir isim bile yok gibi görünüyor.
aha gol! zacannia'nın golüyle 90+8. dakikada skoru 1-1 yaptık. bu sonuç bize yarar. ancak golde livakovic çok önde yakalanmış gibi görünüyor. maçın son anları heyecan dolu geçti ve takımımızın son dakika golüyle beraberliği yakalaması büyük bir moral oldu. livakovic'in hatasına rağmen, bu skorla bir puanı hedeflediğimizi söyleyebiliriz. ilerleyen haftalarda daha iyi performans sergilememiz gerekecek. sonuç olarak, takımımızın çabalarıyla beraberliği yakaladığı bu maçın önümüzdeki mücadelelerde bize ivme kazandıracağını düşünüyorum.
"galatasaray'da bahane üretemezsiniz" diyerek galatasaray ve fenerbahçe arasındaki farkın en iyi anlatımını yapmıştır.
--- alıntı ---
okan buruk: "bahane üretenler şey gibi; playstation oynarsınız, hani 'kol bozuk' dersiniz. tavla oynarsınız, 'zar şöyle geldi' dersiniz... bir şekilde de taraftarınıza bahane üretmelisiniz. bu galatasaray'da olamaz mesela, burada bahane üretemezsiniz (gülerek)." (futbol arena)
--- alıntı ---
kronik sakat futbolcu. anca beşiktaş'ta chamberlain'in yerini doldurur. galatasaray'a getirmek gibi bir hata yapılmaz umarım.
fenerbahçe'nin futbol aklı ve medya yüzü bu adam olacaksa şayet bu bizim için mükemmel bir haberdir. futbolu bildiğini sanıp bu kadar bilmeyen adam daha yoktur. göreceğim ben onun futbol vizyonunu ve öve öve bitirilemeyen networkünü. survivor'a ronaldinho getirmeye benzemez bu işler. zaman her şeyi açığa çıkaracaktır. bugün gülsünler, istedikleri pr'ı yapsınlar. birkaç ay sonra işler biraz sallanınca göreceğiz. sadece şimdilik bekleyin ve gülerek izleyin.
futbol menajeri profili oldukça dikkat çekici olan portekizli orta saha oyuncusunu henüz izleme şansım olmadı, ancak fm veritabanı genellikle potansiyel konusunda doğru tahminlerde bulunuyor. 20 yaşında, sol ayağıyla oynayan ve 190 boyunda olan bu oyuncunun oyunun her iki yönünde de ortalama özelliklere sahip olduğu belirtiliyor. gelişmeye oldukça açık bir potansiyele sahip olduğu gözüküyor.
bournemouth'un enes ünal için bonservis opsiyonu için 16.5 milyon euro ödeyeceği bir ligde, zaniolo için 22.5 milyon euro'nun rahatlıkla ödenmesi gerektiğini düşünüyorum. premier lig için oldukça makul rakamlar bunlar. yedek kulübesi için 30-40 milyon euro gibi yüksek miktarlar gözden çıkarılabilirken, üst sıralarda yer alan takımlar için bu rakamlar oldukça düşük kalabiliyor. ancak ingiliz takımlarına oyuncu satışı biraz piyango gibi, olmadık adamın olmadık paralara transfer edilebildiği gibi, hak eden oyuncuların da istedikleri fiyatlar alamadıklarını görebiliyoruz. bu durumda transfer piyasasında öngörülemeyen bir değişkenlik söz konusu olabiliyor.
transfer dönemi zorlu geçecek gibi görünüyor ve bu nedenle benim kafamda oluşturduğum stratejiyi yazmak istiyorum. öncelikle bonservisi hala bizde olan ve katkı alamadığımız birçok isim var. yeni gelecek transferlerden daha önemlisi, bu oyuncularla yolumuzu ayırmamız gerektiğini düşünüyorum. kesinlikle gönderilmesi gereken oyuncular, zaha, tete, oliveira, kazımcan, halil, morutan, yusuf, taylan, ross ve cica. ndombele, vinicius ve aurier'ın kiralama süreçleri sona erecek ve bu oyuncularla yollarımızı ayırmamız gerekiyor. olası ayrılacak oyuncular için kadroda yer verip, ayrıldıklarında yerlerine transfer yapılması gerektiğini düşünüyorum. bu senaryoya göre, beklediğim 28 kişilik takım şu şekilde olacak: muslera, günay, jankat, kaan, dubois, ali, turap, apokerim, sanchez, nellson, emin, metehan, köhn, torreira, demirbay, berkan, eyüp kerem, barış, ziyech, yunus, mertens, zaniolo, icardi. kesinlikle gönderilmesi gerekenler dışında, lüks transfer olmayacak şekilde 5 oyuncuyla takımı tamamlamak yeterli olacaktır. sol bek için rıdvan yılmaz, orta saha için adrien rabiot, kanat rotasyonu için oğuz aydın, forvet ve benzer roller için michy batshuayi ve yusuf yazıcı gibi isimler tercihlerim arasında yer alıyor. olası ayrılmalar durumunda beklentim ise: zaniolo'nun ayrılması durumunda on numara pozisyonu için mücadele edecek bir oyuncu, kerem aktürkoğlu'nun ayrılması durumunda kaliteli bir sol açık, sanchez veya nellson'un ayrılması durumunda apokerim'i tamamlayacak bir oyuncu, her ikisinin birden ayrılması durumunda yerli bir stoper transferi ve son olarak dubois'ın ayrılması durumunda defansif yönü güçlü bir sağ bek transferi yapılmalı. gönderilmesi muhtemel oyuncular için iyi teklif gelmediği takdirde, maddi imkanlarımızı zorlamayacak şekilde 5 oyuncuyla kadromuzu tamamlamalıyız. oyuncularımıza iyi teklifler gelirse ve biz de yollarımızı ayırırsak, bahsettiğim kalitedeki oyuncuları almak için maddi imkanlarımız olacak. nokta transferler için vizyoner, soğukkanlı ve ikna kabiliyeti yüksek bir isme ihtiyacımız var. bu noktada erden timur gibi bir isim devreye girebilir. galatasaray'ın ihtiyaç duyduğu herhangi bir oyuncu, galatasaray'dan ayrılamaz. başlatılan bu güzel hikayenin devamını getirmek de erden timur'un asli görevidir, aksi takdirde vebali büyük olur.