gerçekten yıldız oyuncuyu savunmuş olmak için savunmayı sevmem, ancak kendisinin durumunun zaha'yla ilgisi yok bence. zaha bizden önce sadece liginin küçük takımında geniş alanlar bulup bireysel yetenekleriyle oynayan bir oyuncuydu. bize geldiğinde hem takım oyunu bilinci hiç oturmamış, hem de atletizmini kaybettiği için çalım atamaz olmuştu. ayrıca takımla da uyumlu bir karakter değildi. sane'de bunların hiçbiri yok. baktığında hala çok hızlı, fazlasıyla büyük takım tecrübesi var, takım arkadaşlarıyla arası iyi vs.
sane'nin sorunu net olarak takıma adaptasyon bence. bizde sağ kanatta çizgiye basarak oynayan sol ayaklı rolü bir türlü olmuyor. ziyech, sane, hatta yunus'u da sayabilirim. yunus da sadece içe yakın oynadığında faydalı oluyor. bu rolde oynayan her oyuncu çizgide topu alıyor, içeri sürüp bireysel yeteneğiyle tamamen doğaçlama bir şekilde pozisyon yaratmaya çalışıyor. biz bu role uygun bir set çizemiyoruz bence. adam da kötü oynadıkça kendini göstermek için daha fazla uğraşıp daha fazla saçmalıyor. bu sorunu teknik heyetin çözmesi lazım bir şekilde.
ciddi ciddi okan buruk gönderilirse bu yönetimin yerine daha iyisini getirebileceğini düşünen renktaşlara ne denir, bir şeylerin farkına varmaları için bu yönetim yüzünden başımıza daha ne kadar musibet gelmesi gerekir bilemiyorum. adamlar zaten 3 senedir takım şampiyon olurken kutlamalar dışında ortalıkta yoklar. okan buruk tek başına şampiyon yapıyor resmen. transfer işlerini de anca gardi'yle yapabiliyorlar. tek bildikleri arsa satmak, sponsor ve reklam geliri bağlamak vs. bu adamların okan buruk'u gönderirse yapacakları şey en fazla mourinho tarzı çağın gerisinde kalmış bir teknik direktöre dünya kadar maaş bağlamak olur.
bu kadar çok para harcayıp bu kadar kaliteli bir kadro kurduktan sonra bu maçı kazanmalıyız artık. evet çok hızlı oynayan, ters ve güçlü oyunu olan bir takımlar, ancak biz de öyleyiz. takımın dna'sında önde pres ve hızlı oyun var. yani onlar bize ne kadar ters ise biz de onlara tersiz. ayrıca isim-isim baktığımızda kadro olarak en az 2 gömlek daha iyiyiz. örneğin en formda oyuncuları can uzun, ilkay'ın yanında çocuk kalır. en çok bel bağladıkları doan'a karşılık bizde sane var. burkardt ve bahoya'ya bakıyorsun, bizde karşılığında osimhen-barış, olmadı yunus var. üstelik bizde gününde olduğunda onların hücumcularına nefes aldırmayacak singo, jakobs, eren, davinson gibi defans oyuncuları var. örneğin onların herhangi bir defans oyuncusunun osimhen'e, barış'a falan aynı üstünlüğü kurması söz konusu bile olamaz. biz defansta tek bir tane atletik olmayan oyuncunun yangınını yaparken adamlarda birden fazla var. yine orta sahamızda lemina-torreira-sara gibi birbirinden farklı üst düzey meziyetleri olan oyuncularımız var.
eğer rakibe iyi çalışıp iyi hazırlanırsak maç içinde ciddi bir şanssızlık yaşamadığımız sürece zorlanmadan galibiyet alırız. ancak rakibi türkiye'deki anadolu takımları gibi görüp örneğin forvette icardi, sağ bekte sallai, kanatlarda aynı anda yunus-sane ikilisiyle çıkma gibi işlere kalkarsak işimizi gerçekten çok zorlaştırırız. topu biraz daha onlara bırakarak, doğru pres tuzakları kurup (okan hoca'nın en iyi yaptığı iş) onları hataya zorlayarak ve olabildiğince hızlı oynayarak çok rahat alt üst edilebilecek bir takım. okan hoca'ya güveniyorum, güvenmek istiyorum. büyük maçlarda rakibe iyi hazırlandığında gerçekten ezip geçebiliyor. ancak daha önceki deneyimlere bakarsak ikinci ihtimalin gerçekleşmesi de az değil.
kadro planlamasına göre transferi bitirilecek deniyor. muhtemelen kaleye lemmens gelirse (u23) veya singo getirilemezse (onun yerine sağ beke u23) transfer edilir. bir ihtimal okan buruk'un stoperleşebilen sağ bek projesinde lemina kullanılır. galatasaray transfer komitesi bu transfer döneminde transferlere çalışmaktan çok olasılık, permütasyon ve kombinasyon teorilerine çalışmışlar belli ki. benim kafam yandı artık, 3 eylül'e kadar transfer haberlerini takip etmeyi bırakıyorum.
barış'ın yaptıkları bunlara bu cesareti veriyor işte. inanılmazlar ya.
geçen senenin ilk yarısından beri osimhen'e yakın oynaması gerektiğini söylüyorum. kaleye yaklaştıkça bambaşka bir canavara dönüştü barış. elimizde iki tane fiziksel anomali adam var resmen. arsenal, manchester, liverpool gibi kulüpler bir tanesine bile dünya para harcıyor. gerçekten bu sene osimhen'le birlikte hayal ettirdikleri çok başka.
kendisi de biraz aklı varsa bir sene daha sabreder. eğer bu sene şampiyonlar ligi'nde kendisini gösterebilirse arabistan'dan değil 10 milyon, 20-30 milyon euro maaş alır. duran'ın aldığı maaşı alamayacak adam mı barış alper allah aşkına? eğer parayı tercih ediyorsa bir sene erken kazanacağım derken çok daha fazlasından vazgeçmiş olur. kariyeri tercih ediyorsa avrupa'nın elit takımlarına bile transfer yapabilir. o yüzden bir sene daha kalması hem bizim için hem de kendisi için en yüksek marjinal faydayı sağlar. ayrıca barış alper'den 40-50 milyon girse bile kasaya bu yönetim bu kadar kısa sürede hem eksik mevkileri hem de barış'ın mevkisini "mantıklı" transferlerle dolduramaz.
buradayken kendisini hep sever ve savunurdum. ancak fenerbahçe'ye gidiyorsa onlara dair en büyük nefretim kendisi olur. futbol anlamında yapacağı katkıdan dolayı değil, aksine fener'in kaosu ve baskısının altında kalır, sıradan bir futbolcuya dönüşür ve kariyerini çöpe atar. bu duygularım tamamen insan olarak yaratacağı hayal kırıklığından dolayı.
kerem eminim ki hakkında sosyal medyada yazılanları okuyup bir taraftan hırslanıp içten içe de üzülüyorsun. şu an o hırsınla işlerin üstesinden geleceğini düşünüyorsun ancak o hırsının altında kalıp çok büyük bocalayacaksın. öyle olduğu zaman da biz sana bakıp eğleneceğiz. şampiyonluk kutlamalarında eğlence sebeplerden biri olacaksın bizim için sadece. yolun açık olmasın bu saatten sonra.
muslera'nın ilk 5 dakikasında herhalde 5. kez falan ayağına gelen topu uzun vurduğu maç olmakta.
mouandilmadji'nin ikinci sarı kartının gelişi daha maçın 5. dakikasında gördüğü aşırı ucuz ilk sarıdan belliydi.