bu maçın şifrelerini veriyorum. kristensen sakatlığı sonrasında rakibin bir fiziksel zaafı olacak. kristensen takım sertliği konusunda frankfurt'un önemli isimlerinden biri ve eksikliğini değerlendirmek şart. özellikle deplasman futbolunda.
bir de okan buruk'un bize 3'lü oyun sürprizi yapabileceğini de gözden kaçırmamak lazım. twitter'da denk geldiğim bir istatistiğe göre geçen sezon frankfurt kaybettiği 7 maçın 6 tanesinde 3'lü oynayan rakiplerle karşılaşmış. yani önce 4'lü defans hattını konuşalım ama sonra da 3'lü defans hattını konuşmakta fayda var.
tabi bir de osimhen'li ve osimhen'siz kadro meselesi var.
osimhen'siz kadro ile başlayalım. genel kanı yunus, barış, sane olsa da bence sane en az icardi kadar hazırlanmaya ihtiyaç duyacak bir formda. dolayısıyla ben bu maçta ilk 11'de sane'nin de oynamaması gerektiği kanaatindeyim. hem fiziksel kaliteyi arttırmak hem de takımdaki formda oyuncu sayısını yüksek tutmak için sallai'nin ileri hatta oynaması gerekiyor. yine singo da sağ bekte formasını almalı bu maçta. onun fizik kalitesine ihtiyacı var takımın. orta sahada osimhen'li ve osimhen'siz senaryoda fark etmeksizin kadrom aynı. bir defan rakibin en önemli hücum silahı can uzun'ken lemina 11'de olacaktır. yine torreira orta sahada değişmez bir isim. ben açıkçası hem ilkay'ın kondisyon eksiğinden hem de bu tarz maçlarda anahtarın duran toplar olmasından dolayı net şekilde sara'yı tercih ederim.
osimhen'li senaryoda ise barış, osimhen, yunus yaparım. orta saha ise aynı. ama defansta atletizm avantajı nedeniyle apo'yu keser singo - davinson ile sahaya çıkarım. sallai sağ bekte devam eder.
aslında bu maçta 3'lü oynamak oyuncuların form durumlarına bakınca galatasaray için de daha uygun geliyor bana. stoperde jakobs, davinson, singo hattı son derece modern bir 3'lü olacaktır. sağ ve sol stoperler bek oynamayı bildiklerinden kanatlarından yapılan hücumlarda bek desteği verecekleri gibi geçişlerde de doğru kademelere girebileceklerdir. burada biraz hazırlık maçlarında önlü arkalı oynayan eren ve jakobs uyumu da güven veriyor açıkçası. haliyle orta sahanın solunda eren sağında ise sallai oynar. merkezdeki 3'lü benim için yine lemina, sara ve torreira'dan oluşur. forvette de barış osimhen veya osimhen forma giyemezse barış ve ofansif orta saha rolü ile yunus oynar.
okan buruk da bence böyle yapacak. milli takımlardan geç dönmüş lemina, singo ve hatta davinson gibi oyuncuları 13 eylül 2025 eyüpspor galatasaray maçı'nda sakındı. sanıyorum bu maça sakladı bu isimleri. iyi ve diri bir galatasaray izleyeceğimizi umuyorum.
son olarak kalede tercihim günay. günay'ın galatasaray'ın oyun yapısı göz önüne alındığında uğurcan'dan iyi kaleci olduğunu düşünüyorum.
tabi ki özel bir futbolcu ve beklentiler çok büyük.
fakat bana göre riskli transfer.
neden riskli transfer? galatasaray'ın ve okan buruk'un başarılı olduğu oyun yapısı sebebiyle.
galatasaray'ın geri koşmaması lazım. geriye koştuğumuz an bütün oyunumuz bozuluyor. bunu adekugbe döneminde de gördük, angelino'da da, köhn'de de...
city dönemindeki sane pep'in topu hızlı geri kazanma anlayışını uyguluyordu hem de epl seviyesinde. fakat bayern döneminde 4-5 maç izleyebildim koca 5 sene içerisinde pek bunu yaptığını göremedim. işte bu noktada galatasaray geri koşmaya başlarsa sane ile de huzursuzluklar yaşanacağını düşünüyorum. buradaki sorun şu, 11 milyon eu falan maaş verdiğin adamla sorun yaşayamazsın.
ha sistem içerisinde rolünü bulursa ve pres şemamızı bozmazsa forvetlerimiz 10'ar gol fazla atar. bu durumda galatasaray gol kralını çıkarır, krallık yarışında 2.yi de çıkarır. ayrıca geçen sezon avrupa'da en çok pozisyona giren takım olmamıza rağmen bitiriş yüzdemiz pek de iyi değildi. sane hem yapacağı asist kalitesi hem de bitiricilik kalitesiyle bu yüzdeyi yükseltir. özetle adamın hücumda sağlayacağı katkıyı konuşmaya gerek yok. önemli olan geri koşmayacağımız pres şemasını bozmaması.
bir de umarım hem barış hem yunus elde tutulur. bu iki futbolcunun meziyetleri ve katkısı inanılmaz. ben şahsen barış ile sane'yi değişmem.
75 milyon eu'ya alıp bir sezon sonra aynı paraya elden çıkarırsak muazzam iş olur.
oyuncunun bonservis bedelinin önemli bir kısmı sponsorlarla karşılanacak. bu ne demek? kulübe para girişi demek. sen 75'e aldığın oyuncuyu bu hesapla 60'a elden çıkarsan bile kar etmiş oluyorsun. buna mukabil osimhen şu an içinde oynadığı takımın baya iyi seviyede olduğunun da farkında. yani bir sezon galatasaray'da top oynadıktan sonra şampiyonlar ligi'nde tur üzerine tur geçebilirsek bu gün arap kulüplerinden aldığı parayı yarın avrupa kulüplerinden de alabilir. arap topraklarına ise bir sene geç gitmesi ona piyasasından hiç bir şey kaybettirmez.
kısacası işler iyi gittiği taktirde win win durumu olur.
galatasaray'da kalmayacaksa da arap futboluna gitmesi beni üzer. onun yerine chelsea, psg gibi takımlara gitmesini tercih ederim. en azından arada rekabetçi seviyede maçlarını takip edebilirim.
çok geçmiş olsun.
ben maç sonu açıklamalar akabinde biraz umutluydum sakatlığının bu derece ciddi olmadığına dair. fakat kader bizi pis yerden vurdu. ama aşk iyi günde kötü günde destek olmaktır. mertens'i izlediğimde ne görüyorsam icardi'de de aynısını görüyorum. 37'ye kadar yolu var. hatta açıkçası bu sezon önümüzdeki haftalarda çok fena açılacağını düşünüyordum.
bundan sonra osimhen'in sağlığına duacıyız. ona da bir şey olursa büyük güç kaybederiz.
7 kasım 2024 galatasaray tottenham maçı'nı izlediğinde bu ligden ali sami yen deplasmanı gelmeden tazminatımı alıp gitmeyi becermeliyim diyecek.