yani ilk kez bu kadar sinirlendim bu sezon. maç öncesi hırslandıracak açıklama yapıyoruz futbolculardaki uyuşukluğa bak. yürüyerek futbol oynuyoruz. sahanın her yerinde bizden daha kalabalık görünüyorlar. kimsenin de zoruna gitmiyor. gol yiyoruz hala rakip topa sahip olup tehlikeli oluyor. oyunu rakip sahaya bile yıkamadık. rezalet.
götü boklu kocaeli’yi kapatıp rahat bir galibiyet alamıyoruz. göztepe bizi hapsetti 15-20 dk olur öyle dedik. kocaeli bile hapsediyor bizi. üstelik kendi evimizdeyiz.
hayatımın en stresli maçı mıydı emin değilim ancak son 10 yılın en stresli maçıydı ona eminim. travmanın kıyısından döndük.
2012 süper finalinde de en az bu kadar stresliydik sanırım ama lise yıllarında onu yaşamak daha kolaydı sanırım.
psikolojik olarak şampiyonlar ligini kafamda bitirdim. sonraki turu sadece keyif almak için izleyeceğim. bu tansiyon fazla.
depar atmak ve rakip oyuncuyla omuz omuza çarpışmak yasaklandı mı bizim topçulara nedir?
sinirlerim bozuldu. gollere değil mücadele etmiyor gibi görünüşümüze.
suçsuz olduğuna inanıyorum.
kendisinin suçlu veya suçsuz olmasından bağımsız bir şeyler yazacağım. çok üzülerek söylüyorum ancak bu ülkede paranız, nüfuzunuz var ise suç işlemeniz sorun olmaz. ne saadettin saran, ne erden timur suçlu da olsalar bunu çözemeyecek insanlar değiller. o güç ve nüfuza sahipler.
erden timur'un başına bunların gelmesinin sebebi de suçlu olması değil, ondan daha güçlü birilerinin bunu istiyor olmasıdır. bunu tartışmam bile.
kimine göre gereğinden fazla romantize etmiş olacağım ancak bu adam galatasaray futbol takımının son 4 yılda girdiği yolun fikir babasıdır. erden timur'u dursun özbek delege etmiştir, sahada başarıyı okan buruk kazanmıştır kabul ama vizyon erden timur'a aittir. vizyonunu tüm camiaya, bizlere de kabul ettirmiştir ve alıştırmıştır. kendisi olmadan devam eden yönetim yine onun bıraktığı vizyon ile hareket etmektedir.
bunları yaparken diğer taraftan galatasaray için, adalet için türkiye'nin en güçlü adamlarından birini kurumlardan bağımsız, kişisel olarak karşısına almıştır. "savaş gelmişse hoş gelmiş.", "her zerrede varız." gibi söylemlerini hatırlarız. fakat ali koç'un intikam sözlerinin sebebi sadece bunlar değil, başarısıdır. ali koç kendisine ağıza alınmayacak laflar söyleyen hacıosmanoğlu'ndan intikam almıyor, kibar bir şekilde "yalı çocuğu" diyen dursun özbek'den intikam almıyor ama erden timur'dan alıyor.
çünkü başarının vizyondan, vizyonun kimden geldiğini biliyor. tam acemiliğini attığı anda, şampiyonluk için ortam hazır dediği anda kimin gelip ortalığı dağıttığını biliyor. başarısızlığından erden timur'u sorumlu tutuyor.
hal böyleyken, erden timur'un arkasında olmak galatasaray taraftarının boynunun borcudur.
her maçı kazanamazsınız. 1-0 geriye düşüp 10 kişi kaldığımız maçta beraberlik iyidir.
şahsen en büyük ikinci rakibimizin 10 kişi kalmamıza rağmen bize karşı oynadığı oyun takımımla gurur duymamı sağladı. bu maç iki takım arasındaki uçurumun, seviye farkının en net resmidir.
ayrıca, okan hocanın geçen sezon inönü’de kaybederken yaptığı hatayı yapmaması sevindirdi. sezon sonu ropörtajlarında bu hatasından ders aldığını söylemişti zaten.
üzülmemek lazım, sonuçta 8 maçta 7 galibiyet ve 1 beraberlikle devam ediyoruz.
(bkz: 30 eylül 2025 galatasaray liverpool maçı)
senin arkandaki gözlerini yiyeyim. kalite ince nüanslarda ortaya çıkıyor.
fenerlilere yapı var yapı dedirtecek iki pozisyon yaşanmasıyla mutlu eden maç.
dzeko’nun ofsayt pozisyoni mecazi değil gerçek anlamda milimetrelik bir farkla ofsayt gösterildi.
sonrasında dzeko’ya yapılan itmeye devam dedi hakem. penaltı verse niye verildi denmez.
3-3’lük kayseri maçından beri yönetim ve hoca eleştiriliyordu. iyi oldu bu.
edit: entryi tam girecekken nesyri saçma sapan bir pozisyon için utanmadan sağlık görevlilerini istedi. götten uydurma penaltı loading.
--- alıntı ---
"çok maç oynamaktan doğru dürüst taktik idmanı yapamıyorduk. artık taktik çalışma fırsatını bulacağız." (tv100)
--- alıntı ---
söylediği şey bugün için doğrudur ancak o zaman sezon başında neden doğru planlama yapmadınız diye sorulursa özeleştiri yapabilir. yoğun maç fikstürüne giren tek takım biz değiliz. bizim sorunumuz sezon başından beri yaşanan sakatlıklar ve çok sayıda oyuncunun formsuzluğu, ayrıca yapılan birkaç yanlış transfer. bu da ara transfer döneminde haddinden fazla sirkülasyona sebep oldu. hoca da söylediğinde haklı. yalnız bunun sorumlusu kim? yönetim ve okan buruk tabi ki. planlamayı düzgün yapsaydınız derler adama. derler de insanlar okan hocanın “her şey benim yüzümden, allah belamı versin özür dilerim.” falan demesini bekliyor herhalde.
hiç kimse durup dururken kendisini gömmez arkadaşlar. hele ki namağlup liderken hayatta beklediğiniz gibi konuşmaz. siz olsanız siz de yapmazsınız emin olun. şu an her ne olursa olsun sezon okan buruk ile bitirilmeli ve destek olunmalı. avrupa karnesi yüzünden şampiyon olsa bile gitmesini isteyene saygı duyarım ancak sezonun şu döneminde kovulsun demek hiç mantıklı değil. 2 sezon üst üste şampiyon olmuş adam üçüncü sezonunda 11 hafta kala 4,5 puan farkla namağlup liderken bir zahmet devam etsin.
son 25 dk maçı izlemeyi bıraktım ama maç başlığında f5 yaparak maçı bitirdim. her f5, 5’i yedik mi endişesi. bravo çocuklar 4-1 çok iyi skor helal olsun.
bence kendisi oturmuş, iyi bir takımda şu ana kadar gösterdiğinden daha iyi performans verecektir. trabzonspor’un 3 senedir durumu belli. kendisi de takıma uyumlu bir şekilde vasat oynuyor. kötü takımda bireysel olarak parlayabilecek bir oyuncu değil.
milli takımda iyi maçları var. kerem’in şov yaptığı bir maçta arkasında harika oynadığını hatırlıyorum. umarım faydalı olacak.